T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/323
KARAR NO : 2025/1316
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2022
NUMARASI : 2019/133 Esas - 2022/805 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/09/2019
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2025
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2022 tarih 2019/133 Esas 2022/805 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkil ...'in 19.09.2017 tarihinde ... plakalı motosikleti ile seyir halindeyken, davalı sigorta şirketi nezdinde 22799215 numaralı poliçeyle sigortalı olan ... plakalı aracın müvekkilin aracına çarptığı, kaza neticesinde müvekkilin yaralandığı, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli ve tam %100 kusurlu bulunduğu, müvekkil ...’in ise meydana gelen kazada hiçbir kusuru bulunmadığı, kaza sebebiyle müvekkilin özellikle sol ayağından ağır derecede yaralandığı, kırıklar meydana geldiği, uzun ve ağrılı tedaviler gördüğü ve bir çok ameliyat geçirdiği, hala daha tam olarak iyileşemediği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, yapılacak bilirkişi incelemeleri neticesinde alacakları belirlenebilir hale geldiğinde HMK 107. Madde gereği arttırım yapmak üzere; 100,00-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00-TL bakım giderleri ve 50,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için olmak üzere şimdilik toplam 300,00-TL’nin temerrüt tarihi itibari ile birlikte işleyecek olan avans faizi ile birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi gereği davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan değer arttırım dilekçesi ve söz konusu dilekçeye yönelik kendisinden istenilen açıklama üzerine sunulan beyan dilekçesi kapsamında davacı yan yönünden hesaplanan 40.912,36 TL lik geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatından ödenen tutarın güncel bedeli olan 26.007,87 TL lik düşülmek suretiyle geçici ve kalıcı iş göremezlik yönünden başlangıçta 100,00'er TL olan talepler arttırılmakla ,14.904,49 TL lik tazminatın; 1,167,08 TL nin sürekli iş göremezlik, 13.737,41 TL nin ise geçici iş göremezlik tazminatı olduğu, bunun yanında bakıcı ve tedavi gideri yönünden ise başlangıçta 50,00'şer TL olarak belirtilen talepler arttırılmakla 1.481,25 TL bakıcı gideri tazminatı ile 253,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere değer arttırımında bulunulduğu anlaşılmıştır.
CEVAP : Davalı vekili, kişi başı sakatlık ve ölüm teminatının 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu, haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiği, davacı tarafından davacıya %4 maluliyet oranı üzerinden 09/02/2019 tarihinde 21.084,50 TL tutarında ödeme yapıldığı ve yapılan bu ödeme ile poliçeden kaynaklı sorumluluğun yerine getirildiği, başkaca sorumluluğun olmadığı, davacının gerek kusur durumunun gerekse maluliyete yönelik talepler bakımından maluliyet durumu özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu hakkında yönetmelik kapsamında tereddüte yer bırakmayacak biçimde tespitinin gerektiği, talep konusu tedavi, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden kaynaklı istemin teminat dışı olduğu, aktüer hesabının da uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiği hususları belirtilmekle birlikte davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın konu edildiği, İzmir 15 ASCM'nin ilgili dosyası dosya arasına alınmakla tevdii üzerine Adli Trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 17/02/2020 havale tarihli rapora göre davacı yanın kusursuz davalı yan ZMMS'li araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğu yönünde görüşe iştirak edildiği, davacının maluliyetinin tespiti bakımından DEU ATK'dan 22/10/2020 ve 19/01/2021 tarihli kök ve ek rapor alınmakla birlikte aktüer bilirkişisine dosya tevdii edilmekle sunulan 08/06/2021 havale tarihli kök, 13/09/2021 havale tarihli ek rapor alınmakla birlikte yapılan yargılama neticesinde sigorta tarafından yapılan ödeme yeterli görülmeyerek ve davacı yan tazminat talepleri yönünden müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davacı lehine 933.067 TL sürekli iş göremezlik, 10.989,93 TL geçici iş göremezlik, 1.185,00 TL bakıcı gideri ile 202,00 TL tedavi gider tazminatlarının 09/02/2019 kısmi ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, gerek mahkemece gerekse aktüer bilirkişisi tarafından hükme esas alınan maluliyete esas yönetmeliğin yerinde olmadığı, bu kapsamda yönetmeliğe göre hesaplanan aktüer hesabının da yerinde olmadığı, maluliyet raporunda belirlenen maluliyet oran ve süresi ile bakım ihtiyacına yönelik sürenin gerçeği yansıtmadığı, somut olayda uygulanması gereken yönetmeliğin çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü tespit işlemleri yönetmeliği olduğu, aktüer bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamaların gerçeği yansıtmadığı gibi bakıcı gideri hesaplama yönteminin de 25 gün üzerinden değil 270 gün üzerinden hesaplanması gerektiğinden bu yönden de bir aktüer hesap hatasının olduğu, mahkemece müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı, somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiren bir sebebin bulunmadığı, bununla birlikte müterafik kusur yönünden indirim yapılmakla birlikte olmaması gerekmesine karşılık hükümde aleyhe vekalet ücreti verildiği gibi yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin de müterafik kusur indirimi yapılmamış gibi sanki davanın reddine karar verilen şekilde oranlaması yapılarak müvekkili aleyhine hükmedildiği, ayrıca mahkemece belirlenen faiz türünün hatalı olduğu, davalı yan yönünden hükmedilmesi gereken faizin avans faiz olması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile süresinin doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706- 2022/9633). Bu kapsamda aksi iddia edilmekle birlikte konu kazanın 19/09/2017 tarihinde meydana geldiği sabit olduğundan somut olayda davacı maluliyetine ilişkin tespitlerin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği kapsamında tespiti gerektiğinden bu yönden davacı istinaf istemi yerinde görülmemiş, dava konusu trafik kazasından kaynaklı davacının % 2 oranda sürekli iş göremezlik durumu oluştuğu gibi olaydan itibaren 270 gün süre boyunca geçici iş göremezliğe uğradığı bununla birlikte Adli Tıp Raporunun d bendinde belirlenen süre gözönüne alındığında 25 gün boyunca günlük aktivitelerine başlaması mümkün olmadığına yönelik tıbbi görüş karşısında bu süre boyunca bakıcı ihtiyacının oluşacağından söz konusu 25 günlük sürenin de bakıcı süresi olarak kabul edilmesi gerekmiştir.
Davacı yanca aktüer raporuna yönelik itiraz içeriğinde esasen hatalı maluliyet tespitine yönelik yönetmelik baz alınmak suretiyle yapılan hesaplanın yerinde olmadığının belirtilmesinin yanısıra bakıcı gideri yönünden tazminat hesabının 270 gün üzerinden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmakla öncelikle bakıcı giderine yönelik tazminat bakımından az yukarıda yapılan açıklamalar karşısında aktüer bilirkişisi tarafından bu tazminat kalemine yönelik hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmakla bu yönden davacı istinaf talebinin yerinde olmadığı, bununla birlikte yine az yukarıda belirtildiği üzere somut olayda uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği kapsamında aktüer raporunun hazırlandığı görülmekle bu yönden de davacı istinaf talebi yerinde değil ise de davalı yanın davacıya yaptığı ödemenin dosya kapsamına göre sürekli maluliyete yönelik yapılan bir ödeme olduğu sabit olmakla birlikte gerek kök gerek aktüer raporunda ödeme tarihi itibariyle davacı yanın hak ettiği tazminat miktarının 32.479,85 TL olduğu, ödemenin ise 21.084,50 TL olduğu belirtilerek eksik ve yetersiz olduğundan gerçek zarar hesabına girişilmiş ise de söz konusu 32.479,85 TL nin içerisinde hem geçici hem de kalıcı iş göremezlik tazminatı bulunduğundan yapılan değerlendirmenin bu anlamda yerinde olmadığı, ödeme tarihi itibariyle davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatı 18.742,44 TL iken davacıya az yukarıda belirtildiği gibi 21.084,50 TL tutarında ödeme yapıldığından sürekli iş göremezliğin ödeme tarihi itibariyle zararının karşılandığı ancak davalı yanca hükmün istinaf edilmediği anlaşılmakla bu yönden yapılacak değerlendirmenin sonuca etkisi olmayacaktır. Bununla birlikte davalı sigorta tarafından fazla ödeme yapıldığı anlaşılmakla birlikte söz konusu ödeme sürekli iş göremezlik yönünden yapıldığından davacının geçici iş göremezlik tazminat, bakıcı gideri ile tedavi giderinden kaynaklı tazminat taleplerinde fazla ödenen tutarın mahsubu da doğru olmayacaktır.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliğince koruyucu ekipman/tertibat takılmasının zorunlu olduğu hallerde meydana gelen yaralanma ve ölüm ile illiyet bağı kurulması durumunda hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi cihetine gidilmelidir. (Yargıtay 4. HD 17.03.2022 tarih ve 2021/11498 E. - 2022/5233 K. 29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K., 04.04.2022 tarih ve 2021/13491 E. - 2022/6733 K. ,23.03.2022 tarih ve 2021/11590 E. - 2022/5710 K.) Somut olayda, davacıya ait adli muaye evrakları ile maluliyet raporu içeriğinden davacının yaralanmasının tibia kırığı şeklinde olduğu, Trafik Yönetmeliği'nin 150/1-a bendi gereğince motosiklet yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken; dizlik, mont ceket, eldiven, bot, çizme, pantolon gibi ekipmanların takılması veya giyilmesi gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir zorunluluk öngörülmediği, kaza tespit tutanağından koruyucu tertibat yönünden "tespit edilemedi" kaydının olduğu, bir an için aksi düşünülse bile kask takılmaması ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmakla belirtilen nedenler ile davacının mevcut yaralanmasına göre somut olayda tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmaması (Yargıtay 4. HD 20.09.2022 tarih ve 2022/5575 E - 2022/10706 K.) gerekmekle birlikte aksi yönde mahkemece yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı kabul edilmekle açıklanan sebepler kapsamında müterafik kusur indirimine bağlı mahkemece davalı lehine vekalet ücreti verilmesi doğru olmadığı gibi davacı aleyhine yargılama giderlerine de hükmedilmesinin doğru olmadığı değerlendirilerek bu yönlerden ileri sürülen davacı yan istinaf isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece davalıların sorumluluğa dair verilen hükme yasal faiz işletilmiş ise de, davalı yönünden tam kusurlu olduğu kabul edilen ... plakalı aracın ticari vasıfta olduğu göz önüne alındığında belirlenecek sorumluluk avans faiz olması gerekmesine karşılık yasal faiz üzerinden sorumluluğun belirlenmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin bu yönden istinaf isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar gözönüne alındığında yargılama konusu trafik kazası sebebiyle davacı yanın olaydan itibaren 270 gün süre boyuncu geçici iş göremezlik durumunun oluştuğu ve bu olaşın süreye karşılık tazminat alacağının 13.737,41 TL olduğu, bunun yanında 25 gün süre ile bir başkasının bakımına muhtaç olduğundan bu süreye karşılık bakıcı giderinden kaynaklı tazminat alacağının 1.481,25 TL ve SGK tarafından karşılanmayan tedavisinden kaynaklı tazminat alacağının 253,00 TL olduğu anlaşılmakla bu tutarlar üzerinden müterafik kusur indirimi yapılmaksızın belirlenen tutarlar yönünden davacının davalıdan tazminat isteme hakkı olduğunun kabulü ile davalı yana KTK 97 başvurusunun içeriği gözönüne alındığında hak edilen tazminatlar (sürekli iş göremezlik yönünden istinaf talebi ile ileri sürülen bir itiraz olmadığından tutar yönünden davacının kazanılmış hakkı olduğu değerlendirilmekle) yönünden davalıya yapılan başvuru 01/07/2019 tarihinde tebliğ edilmekle birlikte bu tarihe 8 iş günü eklenmekle birlikte davalının 13/07/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve davalı yan yönünden ZMMS li aracın ticari vasıfta olduğu anlaşılmakla davacının avans faiz talebi yerinde görülmekle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin müterafik kusur indirimi ve bu kapsamdaki vekalet ve yargılama gideri, faiz türü ve faiz başlangıç tarihi yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2022 tarih 2019/133 Esas 2022/805 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-İstinaf nedenleri ile sınırlı şekilde kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın KABULÜ ile 19/09/2017 tarihinde meydana gelen konu trafik kazasından kaynaklı;
- 933,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
- 13.737,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.481,25 TL bakıcı gideri ve 253,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden oluşan toplam 15.471,66 TL'nin 13/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 1.120,64 TL karar ve ilam harcından evvelce peşin alınan 100,40 TL harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 1.020,24 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
Davacı tarafından yatırılan 144,80 TL peşin başvuru ve tamamlama harcı ile ile gider avansından kullanılan 2.662,30 TL yargılama giderleriden oluşan toplam 2.807,10 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 16.405,33 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 492,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 27,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 519,00-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.