T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/269
KARAR NO : 2025/1278
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28.12.2022
NUMARASI : 2021/490 Esas 2022/983 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 25.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 25.09.2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.12.2022 tarih 2021/490 Esas 2022/983 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'in ortağı, müdürü ve yöneticisi olduğu .... Ltd. Şirketine toplu gözlük satımı yaptığını, bu alışveriş nedeniyle dava konusu senetlerin alındığını, davalı şirket temsilcisinin ağır kusurlu davranışları nedeniyle ödemenin gerçekleşmediğini, bu nedenle davalı yöneticinin bizzat sorumlu olduğunu, dava konusu edilen İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün 2021/6639 E sayılı dosyasına konu 150.000,00 TL bedelli senetlerin bedelinin davalı yöneticiden tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkili ...'in, ...Şirketi'nin pay sahibi ve müdürü olduğunu, ...Şirketinin davacıdan belirli miktarda mal alımında bulunduğunu, ....Şirketinin satın aldığı malları dava dilekçesinin ekinde sunulduğu üzere bono keşide etmek suretiyle taksitlendirdiğini, .... Şirketinin işbu bonoların ilk taksitlerini vadesinde ödemeye başladığını, fakat 11/03/2020 tarihinde Covid-19 Salgın Hastalığı sebebiyle pandemi ilan edilmesi sonucunda AVM'ler in bir süre tamamen kapatıldığını, yaklaşık iki yıl boyunca neredeyse giderlerini dahi karşılayamaz hale geldiğini, açıklanan nedenlerle, şirket borçlarını vadesinde kusuru olmaksızın ödeyemediğini, öte yandan, yönetici hakkında iflas kararı verilmeksizin TTK'nun 556 ve 557.maddeleri gereğince sorumluluk davası açılamayacağını, aktif dava ehliyeti noksanlığından davanın usulden reddi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yöneticisi olduğu ...Şirketi'nin 2017, 2018 ve 2019 yılları net satışlarının kendi sektörü ve genel sektörler çapında iyi düzeyde olduğu, 2020 yılında önceki yıla göre %57,1 oranında düşüş gerçekleştiği, şirketin karlı olmadığı, şirketin sadece 2020 yılında 337.190,18 TL kar ettiği, 2017 yılında 19.027,34 TL, 2018 yılında 117.118,14 TL, 2019 yılında 103.578,92 TL ve 30.06.2021 tarihinde de 162.155,68 TL zarar ettiği, şirketin faiz geliri ile vadeli mevduat hesaplarının bulunmadığı, şirketin bankalar hesap muavinlerine göre 300.000,00 TL ve daha fazlası yüksek miktarda ve birkaç ay uzun sayılabilecek süre ile duran bir tutarın olmadığı, dava ve ilgili takip konusu senet vadelerinin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin olduğu, 2021 yılındaki satışların 2020 yılına göre daha da düşük miktarda gerçekleştiği, özellikle 2020 yılı ve sonrasında şirketin borçlarını ödeyebilmesi için İzmir merkez olmak üzere Antalya, Ankara ve İstanbul'da şubeler açtığı, firmalardan bu şubelere mal alımları yapıldığı, oluşan ekonomik dar boğaz ve pandemi nedeniyle satışların
düşük kaldığı, satışların genel giderlere oranla beklenen düzeyde olmadığı ve şirketin borçlarını ödeme kabiliyetinin kalmadığı, şirketin bu borçlarını ödeyememesinde yönetici olarak davalı ...'e kusur atfedilemeyeceği, böylece yöneticinin sorumluluğuna ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalının ticari defterlerinde kârını düşük gösterdiğini, gösterilen bedelin gözlük alım bedelini dahi karşılamadığını, davalı ticari defter ve mali kayıtlarında belgesiz harcamaların mevcut olup salt bilançolara dayanarak kusur atfının hatalı olduğunu, davalının, ortağı ve müdürü olduğu....Şti.'nin, ciddi şekilde kayıt dışı uygulamalar yaptığını, davalıya yapılan kusur atfında salt bilançolarda ve diğer mali verilerde yazılı olan rakamlar üzerinden değerlendirilme yapıldığını, davalının şirketi kasıtlı olarak zarara sokmak gayesiyle sorumlusu olduğu şirketin borçlarını ödemekten kaçındığını, karar gerekçesinde pandemi nedeniyle satışların düşük kaldığı ve şirketin borçlarını ödeyemeyecek hale geldiği gerekçesiyle davalıya kusur atfedilemeyeceği ifadesinin hatalı olduğunu, davalının müvekkil şirketi kasıtlı olarak zarara sokmak gayesiyle ticari defter ve mali kayıtlarda oynama yaptığını, davalının
müdür olduğu şirkete ait tüm malları sattığını, ancak borçlarını ödemekten kötüniyetli olarak, müvekkili şirketi zarara sokmak kastı ile imtina ettiğini, davalının müvekkilinden mal çekilmesini müteakip, senetlerin ödenmemesinde ilk dereceden sorumlu olduğunu, zira, bu senetler verilirken davalının satacağı ürün potansiyelini basiretli bir tacir olarak öngörmesi gerektiği gibi, senetlerin karşılıksız kalması üzerine başlatılan icra takibi sonucunda davalının varlığını eksik gösterdiğini, bunun davalının şirket yöneticisi olarak kusurlu ve kötü niyetli hareket ettiğini gösterdiğini, TTK ile düzenlenen yönetici sorumluluğu davasının şartlarının oluştuğunu, ilk derece mahkemesince ekonomik dar boğaz ve pandemi nedeniyle satışların düşük kalması gerekçe gösterilerek davalıya kusur atfının yapılamayacağı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, TTK'nun 553. Maddesi kapsamında davalının işbu borçtan şahsen sorumlu olduğunu belirtmiştir.
GEREKÇE : Dava, TTK'nun 553. maddesi kapsamında şirketten tahsil edilemeyen alacağın davalı şirket yöneticisinden tahsiline ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
TTK'nun 553.maddesine göre kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticiler ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri halinde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumlu olacaklarının belirtildiği, davalının yöneticisi olduğu şirketin, dava konusu senetlerin düzenlendiği dönemde oluşan ekonomik dar boğaz ve pandemi nedeniyle satışların düşük kaldığı, satışların genel giderlere oranla beklenen düzeyde olmadığı ve şirketin borçlarını ödeme kabiliyetinin kalmadığı, şirketin bu borçlarını ödeyememesinde yönetici olarak davalıya kusur atfedilemeyeceği, bu itibarla TTK'nun 553. Maddesinde aranan yöneticinin sorumluluğuna ilişkin yasal şartların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, özellikle davalının şirket mal varlığını eksik göstermek suretiyle şirket yöneticisi olarak kusurlu ve kötü niyetli olarak hareket ettiğinin kanıtlanamamasına, ekonomik dar boğaz ve pandemi nedeniyle satışların düşük kalması nedeniyle davalıya kusur atfedilememesi nedeniyle TTK 553. Maddesinde düzenlenen yönetici sorumluluğu şartlarının somut olayda oluştuğunun kanıtlanamamasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.