T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/137
KARAR NO : 2025/1215
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2022
NUMARASI : 2018/198 E. 2022/683 K.
DAVANIN KONUSU : Destekten Yoksun Kalma Tazminat
KARAR TARİHİ : 18.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18.09.2025
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.10.2022 tarih 2018/198 E. 2022/683 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, davacıların müşterek oğlu ve kardeşinin kullandığı ZMMS bulunmayan motosiklet ile dava dışı aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, olay nedeni ile davacıların mütevefanın desteğinden yoksun kaldıklarını, zarara uğradıklarını,.....'na yapılan yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, davalının davacıların oluşan zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, belirterek, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik anne .... için 150,00-TL, baba..... için 150,00-TL ve kardeş ..... için 200,00-TL olmak üzere toplam 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini 150.000,00-TL olacak şekilde artırmıştır.
CEVAP : Davalı ... vekili, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesi bulunmadığından davalının sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi nedeniyle davanın dinlenemeyeceğini, kusur var ise tazminat miktarının uzman bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taksirle ölüme sebebiyet verilmesi halinde ceza davası zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, temyiz ve istinaf kanun yolu incelenmesinden geçerek kesinleşen karşı araç sürücüsü, maliki ve sigorta şirketine karşı açılan davalarda kazanın oluşumunda müteveffa ...'in %75 oranında asli, karşı ararç sürücüsü .....'ın % 25 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazaya plakasız motosikletin 50 CC hacminde olup kaza tarihi itibari ile tescile tabi olduğu, plaka, ruhsat ve ZMSS sigortası yaptırma zorunluluğu olduğu, davacı baba .... için 111.548,80-TL, davacı anne .....için 171.362,24-TL, davacı kardeş .....için 4.115,74-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davalı....nın bu zarardan teminat limiti olan 150.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, teminat limiti davacılar arasında garameten dağıtıldığında davacı......'in 58.295,32-TL, davacı .....'in 89.553,79-TL, davacı ....'in 2.150,89-TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebileceği, davalının davacıların başvurusunu reddettiği 18.12.2017 tarihinden itibaren tescilsiz motosikletin hususi araç vasfında olması nedeniyle yasal faiz talep edilebileceği, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müteveffanın tam ksurulu olması nedeniyle davalıdan tazminat talep edilemeyeceğini, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi nedeniyle davanın dinlenemeyeceğini, kazaya karışan motosikletin 50 CC'nin altında olduğunu, tescil ve sigorta zorunluluğu bulunmadığını, ATK ksur raporu alınmadığını, kardeş için destekden yoksun kalma tazminatı hesabı yapılamayacağını, PMF yaşam tablosu ile % 10 artırım eksiltim metodonuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın ehliyetisz olması ve koruyucu tertibat takmamaış olması nedeniyle müterafik ksurunun bulunduğunu, müterafik ksur nedeniyle tazminatta indirim yapılması gerektiğini, dava tarihinden fazi yürütülmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle ...'nın hukuki sorumluluğu kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, müteveffanın ölümü nedeniyle davacının destekden yoksun kalama tazminatına hak kazanmasına, müteveffanın gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, pay dağılımına ilişkin ilkelere uygun düşecek şekilde davacıların hak kazandığı tazminatın tarafların kusur oranı dikkate alınarak tespit edilmesine, kusur ve destekten yoksun kalma zararın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek kesinleşmiş mahkeme kararları, olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi bulunmayan ve niteliği itibariyle trafik sigortası yaptırılması zorunlu olan aracın neden olduğu trafik kazasından kaynaklı destek yoksun kalma zararı bakımından bakımından davalı ....nın sorumluluğunun bulunmasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. Maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliğince koruyucu ekipman / tertibat takılmasının zorunlu olduğu hallerde meydana gelen yaralanma ve ölüm ile illiyet bağı kurulması durumunda hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinin varlığı olsa da en fazla % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekiyor ise de (Yargıtay 4. HD'nin 17.03.2022 tarih ve 2021/11498 E. - 2022/5233 K. 29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K., 04.04.2022 tarih ve 2021/13491 E. - 2022/6733 K. ,23.03.2022 tarih ve 2021/11590 E. - 2022/5710 K.) hesap edilen destekten yoksun kalma tazminatının davalının sorumluluk limitini aşıyor olması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. Maddesi kapsamında tüm hak sahipleri arasında garameten paylaştırma yapılması suretiyle davalının sorumluluğu cihetine gidilmiş olması nedeniyle, müterafik kusur oranında indirim yapılmış olsa dahi hesap edilen destekten yoksun kalma tazminatının davalının sorumluluk limitinin üzerinde olması nedeniyle müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmış olmamamasının sonuca etkisinin bulunmamasına, tazminatın davalının sorumluluk limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, tazminata davalının sıfatına göre belirlenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 10.246,50-TL'den peşin alınan 2.561,65-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.684,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.