T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/95
KARAR NO : 2025/1204
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06.10.2022
NUMARASI : 2021/510 Esas 2022/631 Karar
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ : 18.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18.09.2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.10.2022 tarih 2021/510 Esas 2022/631 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin 3.500.000,00 TL olan nominal sermayesinin 1.138,879,04 TL tutarında ve %32,5394 oranında pay sahibi olduğunu, davalı şirket tarafından 2020 yılı olağan genel kurul toplantısının 22.06.2021 tarihinde yapıldığını; genel kurulun 6 nolu kararı ile müvekkilinin muhalefet şerhiyle 2020 yılına ait net kârın görüşüldüğünü ve şirket ortaklarına kar payı dağıtılmamasına karar verildiğini; 7 nolu kararı ile 2020 yılına ait faaliyet raporunun görüşüldüğünü ve müvekkilinin muhalefet şerhine karşılık oy çokluğu ile ibra edildiğini; 8 nolu karar ile 2020 yılı bilanço ve gelir tablosunun görüşüldüğünü ve müvekkilinin muhalefet şerhine karşılık oy çokluğu ile ibra edildiğini; alınan kararların hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından 4. madde çerçevesinde gerçekleştirilen müzakerede bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığını; şirketin muhasebe kayıtlarının karışık, düzensiz olduğunu, şirket ortağının borcunu ve alacağını bile tam ve net şekilde bilmeyen ve muhasebe kayıtlarına yansıtmayan bir şirketin, ticari borçlarını ve alacaklarını tam ve doğru şekilde takip edip etmediği yönünde ciddi endişelerinin bulunduğunu, müvekkilinin %32,50 oranında ortak olduğu şirketin borç ve alacaklarının takip edilmemesinin, şirketin gereksiz yere bankalardan kredi çekilmesine ve faiz ödenmesine, bilinçsizce zarara uğratılmasına neden olduğunu; şirketin 2019 ve önceki yıllarda 1.208.710,30 TL, 2020 yılında ise 1.362.543,73 TL olmak suretiyle toplam aktifleştirilen tutarın 2.571.254,03 TL olduğunu, bu tutarın da 2020 yılına ait 263- Araştırma ve Geliştirme Giderleri Hesabında yer aldığını, ancak bu tutarların dayanağı olan personel bordroları ve ar-ge raporlarının sunulmadığını, şirketin ne kadar tutarı aktifleştirmesi (263 hesaba kaydetmesi) gerektiğinin, ne kadar tutarı doğrudan gider hesaplarına (630-Hesaba) kaydetmesi gerektiğinin, kaydedilen tutarların ise doğru olup olmadığının tespitinin yapılamadığını; müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığı görevini bıraktığı 2015 yılından sonra, 2020 yılı hariç diğer yıllarda ciddi bir karlılık olmadığını; kar payı dağıtmama gerekçelerinin açıklanmadığını, müvekkiline ve diğer yönetim kurulu görevi olmayan ortaklara 6 yıldır kar dağıtımı yapılmamasının şirket ortaklarını maddi anlamda mağdur ettiğini iddia ederek, 27.07.2021 tarihli genel kurulun 6, 7 ve 8. maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacının gündeme alınmasını talep ettiği tüm hususların şeffaflık ilkesi gereği gündeme alındığını, bu konuda gerekli açıklamaların yapılıp bilgilerin verildiğini; genel kurulun tüm usulî işlemlerinin eksiksiz yerine getirildiğini; davacının müvekkili şirket çalışanlarına çeşitli menfaatler vaat ederek kandırdığını ve suç işlemelerine sebebiyet verdiğini, Karşıyaka C.Başsavcılığının 2021/15896 soruşturma nolu dosyasının bulunduğunu, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibrasında oy kullanmadıklarını; davacının tüm taleplerinin karşılandığını, sorduğu her soruya şirket kayıtlarına uygun cevaplar verildiğini ve tüm belgelerin kendisine teslim edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette %32,54 hisseye sahip olduğu, davalı şirketin 2020 yılı ilişkin genel kurul toplantısının 27.07.2021 tarihinde gerçekleştiği; dava konusu 6, 7 ve 8. maddelerdeki kararların oy çokluğu ile alındığı, davacının olumsuz oy kullandığı; davacı ortağın 27.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında vekaleten temsil edildiği ve iptali istenen 6, 7 ve 8. gündem maddeleri ile alınan kararlarda olumsuz oy kullandığı, muhalefet şerhinin zapta geçirtilmediği; gündemin 7. maddesinin "2020 yılı faaliyet raporunun -davacı ortağın red oyuna karşılık- oy çokluğu ile ibrasına"; gündemin 8. maddesinin "2020 yılına ait bilanço ve gelir tablosunun -davacı ortağın red oyuna karşılık- oy çokluğu ile ibrasına" ilişkin olduğu; faaliyet raporu ile bilanço ve gelir tablosunun ibra edilmesinin yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu da doğuracağından, iptal talebine konu kararların metninde yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile ilgili aksi bir hükmün yer almaması ve yönetim kurulu üyelerinin ibrası konusunda müstakilen alınmış bir kararın bulunmaması hususları da gözetildiğinde, 7. ve 8. gündem maddeleri ile alınan kararlarda yönetim kurulu üyelerinin oy haklarını kullanamayacağı; yetkisiz kişilerin genel kurul toplantısında oy kullanması ve bu oyların alınan karara etkili olması halinde emredici hükme aykırılık nedeniyle genel kurul toplantısına katılma ve muhalefet şerhini zapta geçirme şartı aranmaksızın ortakların iptal davası açmalarının mümkün olduğu; genel kurul toplantısına 9 ortaktan 7 ortağın katıldığı, yönetim kurulu üyesi ...'un 45.850.140 paya, yönetim kurulu üyesi ...'ün 43.765.379 paya, ortak ......'ın 45.795.253 paya, ortak .....'ın 24.506.466 paya, ortak . .....'ın 24.506.466 paya, ortak ....'nin 9.675.459 paya, davacı ortağın 113.887.904 paya sahip oldukları, yönetim kurulu üyesi ve davacı dışındaki toplantıya katılan 4 ortağın toplam pay adedinin 104.483.644 olduğu, bu durumda yönetim kurulu üyelerinin ibraları sonucunu doğuran faaliyet raporu ile bilanço ve gelir tablosunun ibrasına ilişkin kararların 104.483.644 adet olumlu oya karşılık 113.887.904 adet olumsuz oyla alındığı, dolayısıyla karar yeter sayısının gerçekleşmediği, bu kararların geçersiz olduğu, iptallerinin gerektiği; gündemin 6. maddesinin, 2020 yılı net karının hissedarlara dağıtılmaması kararına ilişkin olduğu, bu karar için nisabın 153.993.534 pay olduğu, olumlu oyların karşılığı pay toplamının 194.099.163 olduğu, buna göre karar nisabının sağlandığı, davacı ortağın bu karara olumsuz oy kullanmış ise de muhalefet şerhini tutanağa geçirtmediği, şirketin kar zarar durumunun kırılgan olduğu, 2017, 2019 ve 2020 yıllarında kar ederken 2018 ve 2021 yıllarında zarar beyan ettiği, şirket öz sermayesinin 2020 yılında arttığı 2021 yılında düşüş gösterdiği, bu hali ile güçlü bir mali yapıya sahip olunabilmesi açısından kar dağıtımı kararının alınmadığı, dolayısıyla bu kararın hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin 27.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. ve 8. maddeleri ile tesis edilen kararların iptaline, 6. gündem maddesi ile tesis edilen "2020 yılı net karının hissedarlara dağıtılmamasına" ilişkin kararın iptali yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı şirketin hiçbir zaman kar payı dağıtmamasına rağmen geçen yıllar içerisinde mali yapısındaki kırılganlığın devam ettiğini, öz sermayesinde 2021 yılında düşüş meydana geldiğini, yönetim kurulunun şirketi kanuni yükümlülüklerine uygun olarak yönetmediğini ve mali yapısını koruyamadığını, yönetim kurulunun bu sorumluluğuna aykırı davranmasından kaynaklı şirketin mali yapısını korumak amacıyla kar payı dağıtmaması ve sonuçlarına davacının katlanmasının beklenemeyeceğini, her ticaret şirketi gibi anonim şirketin de nihai amacının kâr elde edip ortaklarına dağıtmak olduğunu, şirketin bütün organlarının bu nihai amaca uygun kararlar almak zorunda olduğunu, şirketin kâr dağıtabilecek güçte olup olmadığının anlaşılabilmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, sonuç olarak kâr payıyla ilgili olan 6. maddenin iptali ve ardından mahkemenin dağıtılacak kâr payına ilişkin karar vermesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacının bilinçli olarak gerçeğe uygun açıklama yapmadığını, TMK'nın 2. maddesine aykırı davrandığını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının bu davadaki asılsız ithamlarının benzeri tüm iddiaları ilk derece mahkemesinin 2020/251, 2020/305, 2020/389, 2020/416 ve 2021/511 Esas sayılı dosyalarına konu ettiğini, toplantıya katılmayan diğer hissedarların kararların iptali için herhangi bir dava açmadıklarını, alınan kararları zımnen onadıklarını, davacının yöneticiliği bıraktıktan sonraki neredeyse tüm genel kurulların iptali ve bilgi isteme davası açtığını, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dosyaları ile güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, şirket aleyhine borçlanma iddiası ile başvurduğunu, ancak şirket yöneticileri aleyhine herhangi bir sorumluluk davası da açmadığını, dava konusu genel kurulun tüm usuli işlemler eksiksiz yerine getirilerek yapılmış olduğunu, yasal zorunluluk olmamasına rağmen davacının talebi ile Bakanlık Temsilcisinin toplantıya katılımının sağlandığını, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibrasında oy kullanmalarının söz konusu olmadığını, genel kurul gündeminde yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair bir madde olmadığını ve böyle bir oylamanın yapılmadığını, davacının tüm taleplerinin karşılandığını, sorduğu her soruya şirket kayıtlarına uygun cevaplar verildiğini ve tüm belgelerin bizzat kendisine teslim edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davalı anonim şirketin 22.06.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
TTK'nun 445. maddesinde "446. maddede belirtilen kişiler kanun veya esas sözleşmeye veya özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde üç ay içerisinde iptal davası açabilirler." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Davacı vekili, davalı şirketin 22.06.2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlardan ortaklara kar payı dağıtılmamasına ilişkin 6., faaliyet raporunun ibrasına ilişkin 7. ve bilanço ve gelir tablosunun ibrasına ilişkin 8. numaralı kararların iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk derece mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, davacının iptali istenen kararlarda olumsuz oy kullandığı, ancak muhalefet şerhini zapta geçirmediği; ne var ki, genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibrası konusunda müstakilen alınmış bir kararın bulunmaması nedeniyle gündemin 7 ve 8 nolu maddelerindeki faaliyet raporu ile bilanço ve gelir tablosunun ibra edilmesinin yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu da doğuracağı, bu kararlarda yönetim kurulu üyelerinin oy haklarını kullanamayacağı, yetkisiz kişilerin genel kurul toplantısında oy kullanması ve bu oyların alınan karara etkili olması halinde emredici hükme aykırılık nedeniyle genel kurul toplantısına katılma ve muhalefet şerhini zapta geçirme şartı aranmaksızın ortakların iptal davası açmalarının mümkün olduğu; yönetim kurulu üyesi ve davacı dışındaki toplantıya katılan 4 ortağın toplam pay adedi dikkate alındığında karar yeter sayısının gerçekleşmediği ve iptal edilmelerinin gerektiği; gündemin 6. maddesi yönünden davacı olumsuz oy kullanmış ise de muhalefet şerhini tutanağa geçirtmediği, ayrıca şirketin kar zarar durumunun kırılgan olduğu, 2017, 2019 ve 2020 yıllarında kar ederken 2018 ve 2021 yıllarında zarar beyan ettiği, şirket öz sermayesinin 2020 yılında arttığı 2021 yılında düşüş gösterdiği, bu hali ile güçlü bir mali yapıya sahip olunabilmesi açısından kar dağıtımı kararının alınmadığı, bu kararın hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketin 27.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. ve 8. maddeleri ile tesis edilen kararların iptaline, 6. gündem maddesi ile tesis edilen kar payı dağıtılmamasına ilişkin kararın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Tarafların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.