T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/99
KARAR NO : 2025/1161
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19.10.2022
NUMARASI : 2020/293 Esas 2022/679 Karar
DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 11.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.09.2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.10.2022 tarih 2020/293Esas 2022/679 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların oluşan zararı karşılaması gerektiğini, sigorta şirketince yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçi iş görmezlik zararı, tedavi, ulaşım ve bakıcı gideri olmak üzere 1.000,00- TL maddi tazminat 400.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmeni talep ve dava etmiş, maddi tazminat talebini ıslah ile 393.219,92-TL olacak şekilde artırmıştır.
CEVAP : Davalı ... vekili, olayın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, davalının sorumlu tutulabilmesi için zarar ve trafik kazası arasındaki illiyet bağının ve maluliyet durumunun kesin şekilde belirlenmesi gerektiğini, istenen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....A.Ş.vekili, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri ile ve gerçek zararla sınırlı olduğunu, tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, davacının olay nedeniyle SGK'dan ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davalı hakkında ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... A.Ş.nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ve davalı ... adına kayıtlı ve sürücüsü olduğu araç ile davacının idaresindeki motosikletin karışılığı kaza neticesinde davacının yaralandığı, dava açılmadan önce davalı ... Şirketine 10/06/2019 tarihinde başvurduğu, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'in % 75 oranında asli, davacı sürücü ...nın ise % 25 oranında tali kusurlu olduğu, davalı ...'in sürücüsü ve maliki olduğu aracın davalı .... A.Ş.nezdinde olay tarihi itibari ile zorunlu mali mesuliyet trafik poliçesi ile sigortalı olduğu, kişi başı ölüm/sakatlık teminat limitinin 360.000,00-TL olduğu, davacının çalıştığına dair resmi bir kaydın tespit edilemediğinden bilinmeyen aktif ve pasif dönem hesaplarından agi hariç net asgari ücretin kullanılması gerektiği, davacının % 24 maluliyet oranına isabet eden sürekli iş göremezlik tazminatının 372.969,33-TL olduğu, kaza tarihinden itibaren geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu geçici iş göremezlik süresinde maluliyet durumunun % 100 olduğu, 9 aylık dönem için geçici iş göremezlik tazminatının kusur oranına göre 13.641,07-TL olduğu, yaralanmanın durumu ve özelliği dikkate alındığında davacının sarfettiği 2.000,00-TL ulaşım harcaması ile tedavi, hastane giderleri kapsamında 750,00-TL acil ilaç, pansuman vb.harcama yapmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğü, bu bağlamda kira bedeli talebi ile ilgili olarak sunulan kira kontratının kira başlangıç tarihinin kaza tarihinden yaklaşık 5 ay öncesine (05/07/2018) tarihine ait olduğu için bu talebin yersiz olduğu, ancak kira bedelinin ulaşım amaçlı istenmesi nedeniyle belirlenen 2.000,00-TL ulaşım harcamasının bu talep kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, ancak fizyoterapist harcamasının rapor ve belge ile ispatlanamadığı için buna ilişkin gider isteminin yersiz olduğu, 9 aylık iyileşme süresinin ilk 3 ayı boyunca bakım ihtiyacı içinde bulunan davacı için kusur oranına göre 4.547,02-TL bakım giderinin hak edildiği maddi tazminatlardan davalı-sürücü/işleten ...'in haksız fiili ika eden olarak TBK.'nun 49 vd.madde hükümlerine ve araç işleten sıfatıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 85.maddesi hükmüne göre davalı ... A.Ş. ZMMS poliçesi özel ve genel şartları uyarınca sorumlu olduğuu, davalı sürücünün kusur oranı gözetilerek davacı lehine 20.000,00-TL manevi tazminata hak kazanabileceği, davacı tarafından davalı .... A.Ş. hakkında açılan manevi tazminat istemi yerinde görülmediği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ile davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğununu, davacının ameliyatın yalnızca 200 dakikadan uzun sürdüğünü, uyku düzeninin halen daha düzene girmediğini, yaşanan kazadan bu yana sürekli olarak uyku problemi yaşadığını, genç yaşta sakat kalması aynı zamanda yaşının gereği olan aktif hayatından da uzaklaştırdığını, daha fazla oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırlması talep etmiştir.
Davalı ... vekili, gerek maluliyet raporuna gerekse de kusura ilişkin alınan bilirkişi raporuna karşı itirazların dikkate alınmadığını, davacının maluliyetini gösterir rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmeliklere uygun olmadığını, davacının iddia ettiğinin aksine kaza sonrasında oluşan psikolojik bozuklukları da denetime elverişli bir biçimde göstermediğini, davacının kalıcı maluliyet oranını hükme esas alınabilir bir rapor ile kanıtlaması gerektiğini, kusur oranlarına ilişkin alınan bilirkişi raporu da tarafların kazanın meydana gelmesindeki kusur yüzdelerini kesin bir dille açıklayamadığını, bu husustaki itirazların görmezden gelindiğini, kusur oranlarının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nce belirlenmesi gerektiğini, davacının manevi zararı konusunda kötü niyetli davranışlarının açıkça görülmesi sebebiyle manevi tazminat talebinin tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından iki kez ıslah dilekçesi sunulmuş olup her ne kadar ikinci dilekçe ilkinin açıklaması şeklinde bir beyan verilmişse de usulen bunun kabul edilebilir olmadığını, belirterek; kararın kaldırlması talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun maddi olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli, geçici iş gücü kaybı, tedavi, yol ve bakıcı gideri zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, kusur ve zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, trafik kazasından kaynaklı sürekli, geçici iş görmezlik zararı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri ve bakıcı gideri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına, maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun talebe uygun şekilde müşterek ve mütesilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde belirlenmesine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte, manevi tazminat yönünden ise yanlızca davalı işletenlerin sorumluluğunun söz konusu olmasına, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, poliçe limiti aşan miktar yönünden ise davalı işletenlerin sorumlu tutulmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminata davalıların sıfatına uygun şekilde belirlenen talep ile bağlı olacak şekilde temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülmesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, sorumluluk limiti ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT ve Harçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının ve davalı ...'in istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 26.854,02-TL'den peşin alınan 7.055,06-TL'nin mahsubu ile bakiye 19.798,96-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.