T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/148
KARAR NO : 2025/1200
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2022
NUMARASI : 2021/785 E. 2022/753 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 17.09.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17.09.2025
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.09.2022 tarih 2021/785 E. 2022/753 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 03.09.2021 tarihinde, davalı şirketin ZMS sigortacısı olduğu .... plakalı aracın müvekkiline ait park halindeki .... plakalı araca çarptığını, müvekkiline ait araçta KDV dahil 35.826,19 TL hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin başvurusu üzerine davalı şirketin hasar dosyası açtığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin ekspertiz raporu almak için 649,00 TL eksper ücreti ödediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500,00 TL hasar bedelinin davalı şirketin hasarı red tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08.04.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, dava değerini 23.823,36 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış, 17.03.2022 tarihli dilekçesinde, davadan önce 20.10.2021 tarihinde davacıya 11.000,00 TL hasar bedeli ödemesi yaptıklarını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın 48. Md "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır." ve aynı kanunun 47/b "Trafik ışıklarına uymak zorundadırlar" maddelerini ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta sigorta şirketinin eksik ödenen hasar bedeli için KDV dahil 23.823,36 TL ilave hasar bedeli ödemesi gerektiği; park halinde bulunan .... plakalı davacı aracının kusursuz olduğu, sigorta şirketi tarafından atanan eksperin iskontosuz fiyatları ile davacı tarafından atanan eksperin raporundaki fiyatların aynı olduğu ve işçilik bedelleri için davacı tarafından atanan eksperin raporundaki fiyatların uygun olmadığı, sigorta şirketi tarafından atanan eksper raporundaki işçilik bedellerinin uygun olması sebebiyle iştirak edilerek davacının maliki olduğu .... plaka sayılı araçtaki hasar bedelinin tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 23.823,36 TL bakiye hasar bedeli maddi tazminatının 20.10.2021 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsiline, ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinde nazara alınmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın oldukça fahiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından alınan eksper raporu ile hükme esas alınan rapor arasında oldukça yüksek bir fark bulunduğunu, mevzuat gereğince 3 yaş üstü araçlar için tedarik eş değer ve ömrünü tamamlamış araçlarda hasar gören parçanın, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirileceğini, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirileceğini, aracın onarımı esnasında değişimi uygun gözüken parçalar üzerinde tedarikçi iskontosu düşülmesi gerektiğini, piyasa şartlarına göre makul işçilikler üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacı vekili tarafından benzer şekilde birçok dosyada başvurular yapılmakta olduğunu, oluşmayan bir zarara ilişkin bilirkişi raporundaki farazi fazla hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulmasının hakkaniyete, hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının KDV isteminin haksız olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine 20.10.2021 tarihinde davacıya 11.000,00 TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, araç onarımının tamamlandığını, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kalmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Toplanan deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracında oluşan zarar dolayısıyla davacının ZMM sigorta poliçesi kapsamında hasar tazminatına hak kazanmasınına, zarar kalemlerinin olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarında belirtildiği üzere davalı sigorta şirketi ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanmasının davacıyı bağlamamasına, davalı tarafın iskonto indirimi yapılmadan davacının gerçek zararından sorumlu olmasına, hasar bedelininden ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluğun bulunmasına, hasar bedelinin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının, davacının ihbar yükümlülüğüne kasten aykırı davrandığının ve tenzili muafiyet koşullarının oluştuğunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.627,37-TL'den peşin alınan 406,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.220,52-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17.09.2025