T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/466
KARAR NO : 2025/1098
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12.12.2023
NUMARASI : 2021/796 Esas 2023/1017 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 11.07.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.07.2025
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2023 tarih 2021/796 Esas 2023/1017 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 06.08.2021 tarihinde, davalı şirketin ZMMS sigortacısı, dava dışı ...'ın işleteni, dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeritten gelen müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı araca çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini; İzmir C.Başsavcılığının 2021/134480 sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun olumsuz sonuçlandığını, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası niteliğinde olmakr üzere şimdilik 100,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL tedavi amaçlı ulaşım gideri, 100,00 TL tedavi amaçlı sarf malzemesi gideri olmak üzere toplam 600,00 TL tazminatın başvuru tarihi olan 15.09.2021'den itibaren işleyecek bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 28.04.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, maddi tazminat istemini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili 17.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, daha önce sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 430.000,00 TL'ye yükselttiklerini, bu kez geçici iş göremezlik tazminatı istemini 45.270,65 TL, bakım gideri istemini 834,75 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve tedavi amaçlı sarf malzemesi gideri istemini 2.150,00 TL, ulaşım gideri alacağını 620,00 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, geçici iş görmezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının faturalandırılmayan tedavi giderinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davacının kaza tespit tutanağına göre koruyucu tertibat- emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının belirsiz olduğunu, davacının emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığını, müterafik kusurunun bulunduğunu, dava konusu kaza iş kazası olduğundan davacıya maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılarak, başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/134480 Soruşturma nolu dosyanda müştekinin davacı ..., şüphelinin dava dışı sürücü ... olduğu, şüphelinin müştekiye 5.000,00 TL ödemesi üzerine uzlaşma sağlandığından bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiği; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.06.2022 tarihli maluliyet raporunda, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 38 olduğu, iyileşme süresinin 241 gün olduğu, 1 hafta boyunca başka birinin yardımına muhtaç olduğunun tespit edildiği; kusur uzmanı ve aktüerya bilirkişisinden alınan 24.04.2023 tarihli raporda, sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın kazanın oluşumunda %100 oranında asli tam kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 45.270,65 TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.134.734,35 TL; bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 834,75 TL; SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 1.800,00 TL; SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 350,00 TL; Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 620,00 TL olmak üzere toplam maddi tazminat alacağının 2.183.609,75 TL olduğunun tespit edildiği, kaza tarihi itibari ile poliçe kapsamında sakatlanma teminatı limitinin ve sağlık gideri teminatı limitinin ayrı ayrı 430.000,00 TL olduğu, SGK tarafından davaya konu kaza nedeniyle davacıya 07.08.2021 ve 23.09.2021 tarihleri arasında toplam 3.966,00 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı; zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olduğunun belirtildiği, gerekçesiyle davanın kabulü ile 45.270,65 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.150,00 TL tedavi gideri, 620,00 TL ulaşım gideri ve 834,75 TL bakım gideri olmak üzere toplam 478.875,40 TL maddi tazminatın 28.09.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından dava dışı .... A.Ş.'den medikal firma raporu alındığını, HMK anlamında delil niteliğinde olan bu raporda davacının henüz iyileşme sürecini tamamlamadığının tespit edildiğini, maluliyet oranına ilişkin uyuşmazlık giderilmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat bedelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda davacının aktif dönem gelirinin 2022-2023 beyan ücreti ile net asgari ücret oranlanarak 1,88 katsayısının elde edildiğini, ancak davacının beyan edilen net gelirinin dönemsellik ilkesi esasınca asgari ücret artış oranları ile rapor tarihine güncellenerek belirlenmesi gerektiğini, maluliyet tazminatı zararının, 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sağlık giderleri teminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacının kaza tespit tutanağına göre koruyucu tertibat emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının belirsiz olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kazanın iş kazası olması nedeniyle davacıya maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığı araştırılarak, başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesi, başvuru yapılmamış ise hak sahiplerinin gelir bağlanması için kuruma müracaatlarının sağlanması için süre verilmesi gerektiğini, kaza iş kazası olduğundan davacıya maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri, bakıcı gideri, ulaşım gideri ve tedavi amaçlı sarf malzemesi gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince(Kapatılan 17. H.D) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D. 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K).
Davalı vekili, davacının aktif dönem gelirinin, beyan edilen net gelirinin asgari ücret artış oranları ile rapor tarihine güncellenerek belirlenmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davacının gelirine esas olan asgari ücret ve asgari ücretteki değişiklikler kamu düzenine ilişkin olup, kamu düzeniyle ilgili durumların usulü kazanılmış hakkın istisnası oluşturmasına göre, davalı vekilinin aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesi'nin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. (Yargıtay 4. H.D 10.03.2022 tarih 2021/12001 E, 2022/4532 K ve 24.03.2022 tarih 2021/22793 E, 2022/5790 K sayılı kararları). Davalı sigorta vekilinin geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, kaza tespit tutanağından kaza sırasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı tespit edilemediğinden, bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunun 02.06.2022 tarihli raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenmiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin maluliyet oranına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 32.711,97-TL'den peşin alınan 8.178,60-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 24.533,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.