T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/118
KARAR NO : 2025/1093
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2022
NUMARASI : 2022/91 E. 2022/681 K.
DAVANIN KONUSU : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
KARAR TARİHİ : 11.07.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11.07.2025
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.07.2022 tarih 2022/91 E. 2022/681 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı .... Tic. A.Ş.'nin imtiyazlı A grubu pay sahibi hissedarı olduklarını, 15/12/2021 tarihinde 2021 yılı olağan üstü genel kurul toplantısının ve 17/12/2021 tarihinde imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, bu genel kurul ve özel kurul tutanaklarının tescil edilmemesi gerektiği konusunda davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne ... 3. Noterliği'nden 21/12/2021 tarihli ve 38859 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiklerini; 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının “Şirketin Sermayesi” başlıklı 7 numaralı maddesinin “Gerek sermaye arttırılması ve gerekse azaltılması ile ilgili kararlar, kanunun bu hususlarda aradığı nisaplara ilaveten A grubu hissedarlarının en az 2/3'sinin yazılı muvafakati ile mümkündür.” şeklinde olduğunu, buna rağmen 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının “Şirket Esas Sözleşmesinin 6102 sayılı TTK’ya uyumlu hale getirilmesi için 16, 17, 19, 21 ve 30 (Ek Madde-l) maddelerinin kaldırılması, 7, 10, 18 ve 20. maddelerinin Yönetim Kurulunca hazırlanmış ve ilan edilmiş şekli ile değiştirilmesi hususunun Genel Kurulun Onayına sunulması, müzakeresi ve karara bağlanması” başlıklı gündemin 6. maddesi oylanırken ağırlaştırılmış nisap dikkate alınmadan karar alındığını, bu karara ilişkin muhalefet şerhlerinin genel kurul tutanağında yer aldığını; TTK’nın 455. maddesi gereğince esas sözleşme değişiklikleri tescil ile hüküm ifade etmekte olmasına rağmen ve henüz şirket esas sözleşmesinin sermaye artışına ilişkin 7 numaralı maddesinin tadili tescil edilmemişken bu sefer aynı 15/12/2021 tarihli genel kurul toplantısının 7 numaralı gündem maddesi ile sermaye artışına karar verildiğini, ağırlaştırılmış nisabın da dikkate alınmadığını, bu hususta da taraflarınca muhalefet şerhi düşüldüğünü, görevli Bakanlık temsilcisi ....ın da ilgili maddenin müzakeresi esnasında söz alarak “şirket sermayesinin artırılması ve azaltılmasında A tipi imtiyazlı paya sahip olanların 2/3’ünün muvafakatının aranması gerektiğini” belirttiğini, bu hususun tutanağa geçildiğini; 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ve 17/12/2021 tarihli imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantı tutanakları tescil edilmemiş ise de 13/01/2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde adeta esas sözleşme değişikliğini içeren genel kurul toplantı tutanağı tescil ve ilan edilmiş gibi anılan genel kurul toplantısında alınan sermaye artışı kararına ilişkin rüçhan hakkının kullanılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının hukuka aykırı şekilde tescil ve ilan edildiğini; her iki toplantının da şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesi gündem ve kararlarını içerdiğini; anonim şirketlerde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin “Tescil” başlıklı TTK’nın 455. maddesinde esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararının ticaret siciline tescil edilmesi gerektiği ve değiştirme kararının tescil edilmeden önce hüküm ifade etmeyeceğinin açıkça düzenlendiğini; şirket yönetim kurulunun 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısını ve 17/12/2021 tarihli imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantılarını tescil ettirme sorumlulukları bulunmasına rağmen bu sorumluluğu yerine getirmediklerini, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 13/01/2022 tarihli tescil ve ilan işleminin şirket esas sözleşmesindeki değişiklik henüz tescil edilmediğinden şirket esas sözleşmesine ve TTK'nın 455. maddesinde yer alan emredici hükme aykırı olduğunu, bunun yanı sıra üçüncü kişiler nezdinde adeta genel kurul ve özel kurul toplantı tutanaklarının tescil edildiği şeklinde gerçek dışı ve yanıltıcı bir izlenim doğurduğunu, haksız şekilde tesis edilen şirket esas sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine aykırılık içeren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 13/01/2022 tarihli 10494 sayılı 1253 ve 1254 sayfa numaralarında tescil edilen ilana itiraz ettiklerini iddia ederek, tescil işleminin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı, ... 26. Noterliği’nin 12/01/2022 tarihli 614 yevmiye numaralı işlemi ile tasdikli 12/01/2022 tarihli ve 2022/01 sayılı rüçhan hakkının kullanılması esaslarının belirlenmesine ilişkin yönetim kurulu kararının 13/01/2022 tarihinde tescil ve ilanının yapıldığını, 6102 sayılı TTK'nun 461/ fıkrası gereği her pay sahibinin yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre alma hakkına haiz olduğunu, yine 461/ll fıkrasının “Yönetim kurulu yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esaslarını bir karar ile belirler ve bu kararda pay sahiplerine en az onbeş gün süre verir. Karar tescil ve 35. maddedeki gazetede ilan olunur.” hükmü gereği rüçhan hakkının kullanımına ilişin tescil ve ilan işleminin gerçekleştirildiğini, 6102 sayılı TTK'nun 456 vd. maddelerinde anonim şirketlerde sermaye artırımına ilişkin usul ve esasların düzenlendiğini, müdürlükleri tarafından rüçhan hakkının kullanımına ilişkin yapılan 13/01/2022 tarihli tescil ve ilanın bir sermaye artırımı tescili olmadığını, TTK'nun 461. maddesi gereği müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen tescil işleminde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, davacıların esasen 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin karara itirazda bulunduklarını ancak müdürlükleri tarafından yapılan 13/01/2022 tarihli tescilin bir sermaye artırımı tescili olmayıp, sadece 6102 sayılı TTK'nun 461. maddesi gereği rüçhan hakkı kullanımına ilişkin yönetim kurulu kararının tescil ve ilanından ibaret olduğunu, sermaye artırımının genel kurulda görüşülmesi gerektiğini ancak söz konusu genel kurulun tescil ve ilanı ile hüküm ve sonuçlarını doğurduğunu, 15/12/2021 tarihli olağanüstü genel kurula ve dolayısıyla sermaye artırımına ilişkin bir tescilin bulunmadığını, hukuki sonuçları doğmamış bir işleme ilişkin olarak açılmış olan bu davanın dava şartı ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Türk Ticaret Kanunu'nun 34. maddesinde; “(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü / kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.” düzenlemesine yer verildiği; aynı kanunun 455. maddesinde “Esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararı, yönetim kurulu tarafından, şirket merkezinin ve şubelerinin bulunduğu yerin ticaret siciline tescil edilir; ayrıca ilana bağlı hususlar ilan ettirilir; tescil ve ilan edilen karar şirketin internet sitesine konulur. Değiştirme kararı üçüncü kişilere karşı tescilden önce hüküm ifade etmez.” düzenlemesine yer verildiği, somut davada davacı tarafın dava konusu tescil işleminin ardından TTK’nın 34. maddesi gereğince bu işlemin silinmesi istemiyle davalı Ticaret Sicil Memurluğuna başvurması ve verilecek karara karşı aynı maddede yazılı 8 günlük süre içerisinde mahkemeye başvurması gerekirken, ön şart niteliğindeki bu yolu tüketmediği gerekçesiyle erken açılmış davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, yerel mahkemece, TTK'nın 37. maddesi gerekçe gösterilerek dava konusu taleplerin yanlış değerlendirildiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilan tarihinin davayı açmak için yeterli olduğunu, dava konusu talebin, yönetim kurulu tarafından haksız bir şekilde tescil edilmeyen genel kurul ve özel kurul toplantı tutanaklarında yer alan kararlar yönetim kurulu kararına konu edilerek İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde 13.01.2022 tarihli 10494 sayılı 1253 ve 1254 sayfa numaralarında yapılmış olan geçersiz ve kanuna aykırı tescil işleminin kaldırılması talebine ilişkin olduğunu, davalı vekili, müvekkilince yapılan tescil işleminin usulüne uygun olduğunu savunduğuna göre, mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğini, 15.12.2021 tarihli 2021 yılı olağanüstü genel kurul toplantısı ve 17.12.2021 tarihli imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantı tutanakları tescil edilmemiş ise de 13.01.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde adeta esas sözleşme değişikliği içeren genel kurul toplantı tutanağı tescil ve ilan edilmiş gibi anılan genel kurul toplantısında alınan sermaye artışı kararına ilişkin rüçhan hakkının kullanılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının hukuka aykırı şekilde tescil edildiğini, müvekkillerinin hissedarı oldukları .... Tic. A.Ş.'nin 15.12.2021 tarihli 2021 yılı olağanüstü genel kurul toplantısı ve 17.12.2021 tarihli imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantısında şirket esas sözleşmesinin değiştirildiğini ve bu değişiklik üzerinden sermaye artışının gerçekleştirildiğini; 13.01.2022 tarihli 10494 sayılı 1253 ve 1254 sayfa numaralarında tescil işleminde ise şirket yönetim kurulunun .... 26. Noterliği'nin 12.01.2022 tarih ve 614 yevmiye numarası ile onaylanan 12.01.2022 tarihli ve 2022/1 sayılı yönetim kurulu kararının tescil edildiğini; işbu yönetim kurulu kararının tescil edilmeyen ve bu nedenle geçerli olmayıp hüküm de ifade etmeyen 15.12.2021 tarihli 2021 yılı olağanüstü genel kurul toplantısı ve 17.12.2021 tarihli imtiyazlı pay sahipleri özel kurul toplantısını tescil ettirme yükümlülüğü bulunmasına rağmen bunu yerine getirmediğini, bunun yanı sıra esas sözleşme değişikliği tescil edilmediği için geçerli olmayıp hüküm de ifade etmediğini, ancak yönetim kurulu tarafından haksız bir şekilde tescil edilmeyen genel kurul ve özel kurul toplantı tutanaklarında yer alan kararların yönetim kurulu kararına konu edilerek İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tescil ve ilan edildiğini, böylelikle TTK'nun 455. maddesinde yer alan amir hükmün ihlal edildiğini, 13.01.2022 tarihli tescil işlemi yönünden Yönetmelikte düzenlenen inceleme yükümlülüğünün davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ihlal edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, TTK'nın 34. maddesi uyarınca, davalı kurum tarafından Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 13.01.2022 tarihli 10494 sayılı 1253 ve 1254 sayfa numaralarında ilan edilen tescil işleminin kaldırılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın “itiraz” başlıklı 34/1 maddesinde; "İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler” denilmiştir.
İlgililerin ticaret siciline kaydedilecek hususlar ile ilgili başvuruda bulunabilecekleri, başvurunun reddi halinde ise kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebileceği hususu düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı 6100 sayılı TTK. 34. maddesi 1. bentte öngörülen bu süreci işletmeden, doğrudan dava açtığından mahkemece davacının hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. HD 20.09.2022 tarihli 2021/2123 E. 2022/6066 K.)
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2025