T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/91
KARAR NO : 2025/1046
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06.07.2022
NUMARASI : 2021/592 E. - 2022/610 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 07.07.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07.07.2025
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2022 tarih 2021/592 E. - 2022/610 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davalı ... nezdinde zmms, diğer davalı ... nezdinde ise imms poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca 06/11/2019 tarihinde çarpması neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığı halde ödeme yapılmadığını belirterek 39.000,00 TL hasar bedeli ve değer kaybının davalı ... A.Ş'den, bakiye 100,00 TL'nin ise davalı ... A.Ş'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Şirketi vekili, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitlerinin 39.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı hakkında İzmir 8 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/298 esas sayılı dosyasında örgüt kurma ve sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık iddiası ile dava açıldığını, kendilerinin bu davada müşteki olarak yer aldığını, sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sürücünün kusuru ile sınırlı olduğu, mahkemece kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, sürücünün kusuru ve meydana gelen hasar miktarına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş.vekili, ... plakalı aracın imms poliçesi ile güvence altına alındığı, sorumluluklarının poliçe kapsamında 100.000,00 TL ile sınırlı olduğu, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumluluklarının söz konusu olabilmesi için zmms poliçe teminat limitinin aşılmış olması gerektiği, ayrıca sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sürücünün kusuru ile sınırlı olduğu, mahkemece kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, sürücünün kusuru ve meydana gelen hasar miktarına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 1409/2 maddesine göre rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi hâlinde ise bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hâllerden olması gerektiği, TTK’nun 1446. Maddesi uyarınca sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfetinin yer değiştireceğini, bu durumda rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçeceği, davacı hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme, sigorta bedelini almak maksadı ile dolandırıcılık iddiasıyla İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/298 E sayılı dosyasında açılan kamu davasının derdest olduğu, davacı tarafından sunulan kaza fotoğraflarında da kazaya sebebiyet verdiği ve davacı aracına arkadan çarptığı ileri sürülen ... plakalı aracın ön kısmında da herhangi bir hasar bulunmadığı, araçların birbiri ile temas edecek konumda olmadığı, bu halde söz konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığı, hasarın teminat kapsamında olduğu konusunda ispat külfetinin yer değiştirdiği ve davacıya geçtiği, rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını davacının ispatlamak zorunda olduğu, davacının bu yönde herhangi bir delil sunmadığı, davacının davalılardan tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/298 E. Sayılı dosyasında taraflarca sunulmayan ancak ceza dosyasında mevcut deliller üzerinden bir kanaate varıldığını, ceza dosyasında ceza mahkemesince davalaya konu kazaya ilişkin bir bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmamışken, masumiyet karinesi hiçe sayılarak davanın reddine karar verildiğini, ceza yargılamasının, hukuk mahkemesi için bağlayıcı olmadığını, teknik bir bilirkişi raporu aldırılmadan hükmün tesis edilemeyeceğini, davalı tarafça ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması talep edildiğini, taraflarca getirilme ilkesine aykırı davrandığını, davalılarca bekletici mesele yapılması istenen bir ceza dosyası delillerini tartışıp değerlendirilerek davanın reddini hatalı olduğunu belirtmiştir.
GEREKÇE :Dava, davacıya ati araçta oluştuğu iddia olunan hasar bedeli ve değer kaybının ZMMS ve İMMS kapsamında davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın redddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı .... şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. (Yargıtay 17.HD'sinin 2019/1797 E-2020/8207 K sayılı kararı)
Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi Türk Borçlar Kanununun 74. maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır, ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (Yargıtay HGK'nın 24/12/2014 tarih ve ve 2014/4-846 E. - 2014/1091 K.) Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen bu maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunludur. ( Yargıtay 17. HD'nın 14/06/2016 tarih ve 2015/3502 E. - 2016/7282 K. )
Somut olayda, davacı hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme, sigorta bedelini almak maksadı ile dolandırıcılık iddiasıyla İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/298 E sayılı dosyasında açılan kamu davasının derdest olduğu, söz konusu dosyada verilecek kararın kesinleşmesi halinde o dosyada verilecek kararın ve tespit edilecek maddi olguların eldeki dava dosyasını etkileyeceği dikkate alınarak, ceza dosyasının sonucunun HMK'nun 165. Maddesi gereğince eldeki dava dosyası yönünden sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği halde bu husus değerlendirilmeden karar verilmesinde isabet bulunmamıştır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2022 tarih 2021/592 E. - 2022/610 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.