T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/42
KARAR NO : 2025/1077
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29.09.2022
NUMARASI : 2021/540 E. - 2022/845 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 10.07.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.07.2025
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.09.2022 tarih 2021/540 E. - 2022/845 K.sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalıluınz ZMM ve İMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalı ZMM sigortacısı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 41.100-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında tazminat talebini İMM sigortacısı yönünden 12.737,66-TL olarak artırmıştır.
CEVAP : Davalı vekili, ... A.Ş. Vekili, daalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalının maddi tazminat taleplerinin öncelikle sigortalı aracın ZMMS poliçesinin teminat limitleri dahilinde karşılanması gerektiğini, kusur ve hasarın tespit edilmesi için rapor alınması gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... A.Ş. Vekili, kazaya karışan aracın davalı nezdinde kaza tarihinde geçerli şekilde Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın belirsiz alacak davası açamayacağını, davalı tarafından hasar onarım bedeline ilişkin 7.899,47-TL ödeme yapıldığını, zararın karşılandığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... AŞ.nin ZMMS ve davalı ... şirketinin İMMS sigortacısı oldukları ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'nın olayda % 100 oranında asli kusurlu olduğu, davacının kazada kusurunun bulunmadığı, davacı aracında 53.737,66-TL hasar meydana geldiği, aracın onarımının ekonomik olduğu, davacıya ait aracın kazadan önce karasörü kısmının komple onarım gördüğünden değer kaybı meydana gelmediği, kazanın her iki poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, hasar miktarının 41.000,00-TL lik kısmının ZMSS poliçe limiti dahilinde kaldığı ve davalı ... AŞ.nin poliçe limiti ile sorumluluğunun bulunduğu,davalı ... tarafından davacıya 06.01.2021 tarihinde 7.899,47-TL ödeme yapıldığından hasar bedelinin kalan kısmı olan 33.100,53-TL sinden sorumlu olduğu, davalı ... şirketi ise, ZMMS limitinin üzerinde kalan kısım olan 12.737,66-TL'den sorumlu olduğu ve söz konusu bu miktarın İMMS teminat limiti içerisinde kaldığından anılan miktar için sorumlu olduğu, davacının davalı ..... şirketine 02.07.2017 tarihinde başvuru yaptığı, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığından 15.07.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı ... A.Ş'nin ise kısmi ödeme tarihi olan 06.01.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının bedel arttırım dilekçesi ile hasar bedeli talebini 53.737,66-TL'ye yükselttiği, davalıya sigortalı aracın ticari araç olmadığından avans faizi talep edilemeyeceği, belirtilerek davacının davasının kısmen kabulüne, 33.100,53-TL hasar bedelinin davalı ... A.Ş'den temerrüt tarihi olan 06.01.2021 tarihinden, 12.737,66-TL hasar bedelinin ise davalı ..... A.Ş'den temerrüt tarihi olan 15/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, meydana gelen kazada davacıya ait araçta değer kaybı oluşmadığı ve ekspertiz ücretine ilişkin fatura ve belge sunulmadığından değer kaybı ve ekpertiz ücreti isteğin reddine karar verilmiş, karardan sonra kanun yolu incelemesi öncesi davacı tarafça ... yönünden davadan feragat edilmesi nedeniyle ek karar ile bu davalı hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kusur tespitinin yerinde olmadığını, rapora itirazların karşılanmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini, hasarlı olduğu iddia edilen parçaların kaza ile bağlantısı olup olmadığı, kazadan önce orijinal olup olmadığının belli olmadığını, hükme esas alınan raporda sayın bilirkişi raporunda tüm parçalar değişim olarak listelendiği görülmekteyse de rapor ekinde parçaların uyuşmazlık konusu kazasından önce orjinal ve hasarsız olduğu ve kaza sonucunda tedarik ve değişim yapıldığı gösterir rapora dayanak belgelerin eklenmediğini, zarar görenin davranışının zararın artmasına katkıda bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davalı şirketin sağlayabileceği indirimin bilirkişi tarafından göz önüne alınmadığını, davacının aracın onarımı için davalı şirket ile koordineli çalışılmış olsaydı başvuran tarafa ait araç yine onarılacak, başvuran taraf için hak kaybı olmayacak ve aracın onarımı anahtar teslim 15.798,94-TL’ ye mal olacağını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, onarım bedelinin KDV'sinden davalı şirketin sorumlu olmadığını, belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar ve değer kaybı zararının ZMMS poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecek olmasına, dava açılmadan önce davalıya başvuru yapılmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla değer kaybı tazminatına hak kazanmasınına, kusur, hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, sigortacının davadan önce ödediği bedelin tazminattan mahsup edilmesine, bakiye hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 2.261,09 TL'den peşin alınan 565,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.695,79 TL harcın bu alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... A.Ş. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.