T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/129
KARAR NO : 2026/1165
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2023
NUMARASI : 2022/1277 E. 2023/751 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 03.07.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 03.07.2026
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.10.2023 tarih 2022/1277 E. 2023/751 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, eski muhasebe müdürü ....'nun sahte imzalar, sahte talimatlar ve firmanın kaşesini usulsüz kullanarak, davalı bankadan şirket adına yüklü miktarda krediler çektiğini ve bu paraları zimmetine geçirdiğini, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak teyit almadan, ıslak imzaları kontrol etmeden ve usulsüz e-postalarla işlem yaptığını öne sürerek, müvekkilinin zararının tespiti halinde dava değeri arttırılması hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı bankanın eylemleri nedeniyle HMK.107 uyarınca 20.000 TL müvekkilinin uğramış olduğu zararın, zarar tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte; davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, dosya kapsamında ikame edilen davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı banka tarafından ticaret sicil kayıtları doğrultusunda firmadan, .... ve ...'ın şirketi temsile yetkili olduklarını gösterir 26.10,2018 tarihli Noter tasdikli imza sirkülerinin temin edildiğinin görüldüğünü, belgelerde yer alan imzaların, banka sisteminde kayıtlı ve imza sirkülerinde yer alan imza örnekleriyle uyumlu olduğu, dolayısıyla kredi kullandırım koşullarının sağlanması amacıyla gerekli işlemlerin bizzat firma yetkilileri tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, kredilere ait kredi kullandırım talep formlarının üzerinde firma kaşesi ile firmayı temsile yetkili kılınmış kişilerin imzasının yer aldığı, uzun zamandır müvekkil davalı bankanın kredili müşterisi olan firmanın çoğu kredi kullandırımına ait kredi kullandırım talep formlarını muhasebe (.... uzantılı kurumsal e-posta adresi üzerinden müvekkil Bankaya ilettiği, e-posta üzerinden gönderilen kredi kullandırım formları üzerinde firma kaşesi ile firmayı temsile yetkili kılınmış kişilerin imzalarının yer aldığı, günümüzde bankacılık ürün ve hizmetlerinden yararlanan firmaların bankacılık işlemlerini genellikle e-posta, telefon ve benzeri iletişim araçları üzerinden bankaya gönderdikleri talimatlar ile benzer şekilde gerçekleştirdikleri ve firmaya kullandırılan kredilerin vadesinde ödenerek tahsilatların sağlandığının görüldüğünü, Davacı Firma ile müvekkil Banka arasında imzalanmış olan ve firmanın davaya konu kredilerin kullandırımına esas teşkil eden Genel Kredi Sözleşmeleri üzerinde firma kaşesi ile birlikte firma ortaklarının tamamının imzalarının yer aldığı, firmanın matbu kredi kullandırım talep formlarının kullanılabileceği standart işletme kredilerinin yanında KGF kefaleti gibi firmadan temin edilmesi gereken belgelerin farklılaştığı özellikli kredilere ilişkin belgeler üzerinde de firma kaşesi ve firmayı yetkili kişilerin imzalarının bulunduğunun tespit edildiğini, davacı tarafça Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2021/8102 E sayılı dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, dosya derdest olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 09/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda kredi işlemlerinin firma kaşesi üzerine imzalı talimatı ile yapıldığı, para çekme işlemlerinin firma talimatı ve internet bankacılığı üzerinden yapıldığı, yapılan işlemlere dayanak olan talimat belgesinin bulunduğu, davalı banka tarafından davacı şirketten bu işlemler sırasında teyit alındığı, çekilen kredi ve paraların şirket hesabına geçtiği, krediler ya da çekilen paraların şirket hesabına geçtikten sonra bunların dava dışı .... hesabına gönderildiğine dair herhangi bir işlem kaydına rastlanmadığı, şirket kredi işlemlerinin şirket kaşesi üzerine yetkilileri .... - .... imzalı olduğu, kredilerin kullandırım talimatı işlemleri dışındaki işlemlerin internet bankacılığı üzerinden işlem yapılmak suretiyle işlemlerin yürütüldüğü, davacı şirketin bu işlemler nedeniyle zarara uğradığına ilişkin somut bir veriye rastlanılmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, işlemlerin usulüne uygun olduğu, çekilen para ve kredilerin şirket hesabına aktarıldığı ve dava dışı şahsın hesabına para akışına dair herhangi bir kayıt olmadığı belirtildiğinden davacı tarafça, oluşan zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yerel mahkemenin sahte olduğu açık olan talimatların ıslak imzalı asılları üzerinde hiçbir kriminal/grafolojik inceleme yaptırmadığı, sadece pdf/fotokopi üzerinden giden bilirkişi raporuna dayandığı, şirket çalışanı ...'nun, şirket yetkililerinin imzalarını ve kaşesini başka belgelerden dijital ortamda kopyalayıp talimatların üzerine yapıştırdığı, bankanın kısa aralıklarla çekilen milyonlarca liralık krediler için şirketi arayıp teyit almadığı, e-posta metinlerinin boş gönderilmesine rağmen, sadece ekteki PDF'ye bakarak işlem yaptığı, bu şekilde E-postaların içeriksiz (boş) gönderilmesi, çok sayıda kredinin çok kısa sürelerde peş peşe çekilmesi, şirket yetkililerine hiçbir şekilde telefon veya harici yolla teyit mekanizmasının işletilmemesi gibi durumladrın bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını gösterdiği, belgede sahtelik iddiası bulunmasına karşın, mahkemenin belgenin aslını getirtip grafolojik inceleme yaptırmadığı, talimat asılları olmadan gerçekleştirilen bilirkişi incelemesini hükümsüz olduğu, davalı bankanın sahte talimatlara istinaden kredi kullandırma işlemleri gerçekleştirildiği, yapması gereken incelemelerin hiçbirini yapmadığı, güven kurumu olma özelliğini kaybettiği ve dava dışı İpek Madanoğlu tarafından müvekkili şirkete verilen zararı doğuran eylemlere katılarak şirketi zarara uğrattığını, belgelerin asılları celbedilerek uzman grafologlardan yeni bir rapor alınması ve bankanın kusur oranının yeniden belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
GEREKÇE : Dava, davacı şirketin eski muhasebecisinin gerçekleştirdiği hileli ve hukuka aykırı eylemlerle davacı şirketi zarara uğrattığı ve davalı bankanın da objektif özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla zararın doğmasına sebebiyet verdiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı şirket, eski muhasebe müdürü/çalışanı ... .'nun sahte imzalar, sahte talimatlar ve firmanın kaşesini usulsüz kullanarak, davalı bankadan şirket adına yüklü miktarda krediler çektiğini ve bu paraları zimmetine geçirdiğini, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak teyit almadan, ıslak imzaları kontrol etmeden ve usulsüz e-postalarla işlem yaptığını öne sürerek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. Davalı banka ise işlemlerin şirketin yetkilileri tarafından imzalanan resmi internet bankacılığı sözleşmelerine, şirket yetkililerinin talimatlarına ve sistemde kayıtlı kurumsal e-posta adreslerine dayandığını, şirketin kendi iç denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve olayda bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, para çekme işlemlerinin davacı şirket talimatıyla ve internet bankacılığı üzerinden yapıldığı, yapılan işlemlere dayanak olan talimat belgesinin bulunduğu, davalı banka tarafından davacı şirketten bu işlemler sırasında teyit alındığı, çekilen kredi ve paraların şirket hesabına geçtiği, krediler ya da çekilen paraların şirket hesabına geçtikten sonra bu bedelin dava dışı .... hesabına gönderildiğine dair herhangi bir işlem kaydına rastlanmadığı, şirket kredi işlemlerinin şirket kaşesi üzerine yetkilileri .... - .... imzalı olduğu, kredilerin kullandırım talimatı işlemleri dışındaki işlemlerin internet bankacılığı üzerinden işlem yapılarak işlemlerin yürütüldüğü, davacı şirketin bu işlemler nedeniyle zarara uğradığına ilişkin somut bir veriye rastlanılmadığı, yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğu, çekilen para ve kredilerin şirket hesabına aktarıldığı ve dava dışı şahsın hesabına para yatırıldığına dair herhangi bir kayıt olmadığı ve davacı tarafça, zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/07/2026