T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/489
KARAR NO : 2025/941
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/01/2024
NUMARASI : 2022/1404 E. 2024/61 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 18.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18.06.2025
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.01.2024 tarih 2022/1404 E. 2024/61 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacılar vekili, 27.09.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın U dönüşü yapmak için sola manevra esnasında müvekkili ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklete çarptığını, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkili ...'ın kusursuz olduğunu, müvekkili küçük ...'ın sağ bacağı, sol kolu ve çenesinde kırık oluştuğu, şah damarında kopma oluştuğunu ve dişinin kırıldığını, evde 8 ay bakıma muhtaç hale geldiğini, müvekkilinin kaza tarihinde 16 yaşında olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL bakıcı gideri olmak üzere, toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihten işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15.01.2024 tarihli ıslah dilekçesinde, dava değerini toplam 430.000,00 TL olacak şekilde, 420.523,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve hesaplanmayan geçici iş göremezlik tazminatı, 8.477,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili, davacının kaza sebebiyle maluliyetinin bulunmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup teminatı dışı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, ceza dosyasında trafik bilirkişisinden alınan rapora göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davacın ...'ın kusurunun bulunmadığı, ilk derece mahkemesince yeniden kusur raporu alınmasına gerek bulunmadığı, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı bilirkişi kurulu raporuna göre davacının %22 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu; iyileşme süresinin 270 güne kadar uzayabileceği, bu sürenin 90 gününde kişinin başkasının bakımına muhtaç olduğu, davacının SGK kapsamı dışında kalan, kaçınılmaz masraflarının 18.000,00 TL olduğu; aktüerya bilirkişisince düzenlenen raporda öğrenci olması nedeniyle davacı yararına geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığı, sürekli iş göremezlik tazminatının 18 yaşından küçük olduğu dönem için 45.963,48 TL, 18 yaşından büyük olduğu dönem için 2.484.662,07 TL, bakıcı giderinin 8.477,70 TL olduğu; davacı ...'ın kaza tarihinde 17 yaşında olmasına ve sürücü belgesine sahip olmamasına rağmen motosiklet kullandığı, bu hususun müterafik kusur kapsamında kaldığı, bu nedenle %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine; 420.273,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatına yapılan %20 müterafik kusur indiriminden sonra kalan 336.218,40 TL kalıcı maluliyet tazminatının temerrüt tarihi olan 20/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8.227,00 TL bakıcı gideri tazminatına yapılan %20 müterafik kusur indiriminden sonra kalan 6.581,60 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 20/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacının maluliyeti için alınan raporun hatalı olduğunu, maluliyet oranının rasyonel olmadığını, bahse konu kompresyona bağlı yükseklik kaybının %22 olduğuna delil sayılabilecek tetkik verisi bulunmadığını, hastane raporu ve bilirkişi heyetinin maluliyetin belirlenmesinde yetersiz olduğunu, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, raporda oranın hatalı belirtildiğini, 19.06.2021 tarihinde 31516 sayılı Resmi Gazetede aynı gün yürürlüğe girecek şekilde yayınlanan kanun değişikliği itibariyle devam eden tüm yargılamalarda uygulanmak üzere teknik faiz iskontosu yapılması gerektiğinin kararlaştırıldığını ancak karara esas alınan bilirkişi raporunda teknik faiz nazara alınmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalı vekilinin sürekli iş göremezlik oranının hatalı belirlendiğine dair istinaf sebebinin incelenmesinde; davacının kaza nedeniyle iş göremezliğinin oluşup oluşmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu Başkanlığı veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre usulünce düzenlenmiş maluliyet raporu ile belirlenmesi gerekmekte olup, maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6445 E. 2021/8550 K. sayılı kararı)
Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranının ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 05.07.2023 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin tazminat hesaplamasına ilişkin istinaf itirazlarının irdelenmesinde; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K).
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, hükme esas alınan aktüerya raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metoduna göre yapılması yerinde olup, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 23.416,67-TL'den peşin alınan 5.854,16-TL'nin mahsubu ile bakiye 17.562,51-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.