T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/387
KARAR NO : 2026/1157
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2023
NUMARASI : 2022/972 E. 2023/763 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 02.07.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 02.07.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2023 tarih 2022/972 E. 2023/763 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 23.07.2022 tarihinde davalı ...'a ait ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketi tarafından kazada kusurlu olan ... plakalı aracın ZMMS poliçesiyle sigortalandığını, müvekkiline ait araçta yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda KDV dahil 5.675,56 Euro hasar ve 365,00 Euro değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin ekspertiz incelemesi için ayrıca 1.112,65 Euro ödemede bulunduğundan bahisle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50,00 Euro hasar ve 50,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 100,00 Euro'nun davalı şahıstan kaza tarihi, davalı sigorta şirketinden ise teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılı "TL" olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin 1.112,65 Euro ödediği ekspertiz raporu ücretinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı "TL" olarak yargılama giderine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca arabuluculuk faaliyetini anlaşmazlık ile sonuçlandığından AAÜT'nin 16/2-c maddesine göre avukatlık maktu ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili sunmuş olduğu 07.05.2023 tarihli dilekçeyle; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 3.193,19 Euro hasar ve 365,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 3.548,19 Euro tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 04.10.2022 tarihinden itibaren teminat limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı şahıs yönünden ise kaza tarihi olan 23.07.2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılı "TL" olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.112,65 Euro ekspertiz rapor ücretinin fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 100.000,00 TL teminat limitiyle sigortalandığını, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça yaptırılan ekspertiz incelemesini kabul etmediklerini, Sigortacılık Kanunu gereği müvekkili şirkete başvuru şartının yerine getirilmediğini, başvuru aşamasında sunulması gereken evrakların sunulmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin gerçek zarardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, ayrıca dava konusu kaza nedeniyle kusur oranlarının tespitinin gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen, davalı tarafından esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, yine dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta KDV dahil toplam 3.183,19 Euro hasar ve 365,00 Euro değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde temerrüt tarihi itibariyle 100.000,00 TL olan poliçe limitinin T.C. Merkez Bankası'nca belirlenen kura göre Euro'ya çevrilmesi neticesinde oluşan hasarın 5.492,27 Euro'sundan sorumlu olduğu, diğer davalının ise haksız fiil hükümleri gereğince araç sürücüsü ve maliki olarak oluşan hasar ve değer kaybının tamamından davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.183,19 Euro hasar bedeli ve 365,00 Euro araçtaki değer kaybı olmak üzere toplam 3.548,19 Euro maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.07.2022 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden 04.10.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmek ve 5.492,27 Euro (100.000,00 TL) poliçe limitiyle sınır olarak sorumlu olmak kaydıyla) 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işletilecek döviz faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden "TL" karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yine davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davacı tarafa ait araçta oluşan hasar nedeniyle Almanya'da yaptırılan ekspertiz incelemesi nedeniyle ödenen 1.112,65 Euro'nun da yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline, her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinin talep kısmında AAÜT 16/2-c hükmü uyarınca maktu arabuluculuk vekalet ücretinin yargılama gideri içerisinde değerlendirilerek davalıdan ayrıca tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de; Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair 2022/3979 Esas, 2022/4838 Karar ve 19.04.2022 tarihli kararında da belirtildiği üzere, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2 (c) bendindeki yasal düzenlemenin avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olduğu, arabulucuk sürecinde açılan davalardaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceği, bu itibarla davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16.maddesine göre ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı ... A.Ş vekili, mahkemece aldırılan bilirkişi raporları eksik inceleme sonucu tanzim edilmiş ekspertiz raporu üzerinden tanzim edilmiş olup hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, ekspertiz rapor ücreti ve tercüme masrafları dolaylı zarar olup trafik sigortası teminatları dahilinde olmadığını, araçta meydana gelen hasara ilişkin yeteri kadar belge sunmadığını ve aracın görülmesine olanak vermeden yurtdışına götürdüğünü, aracın türkiye sınırları içerisidne onarılıp onarılmadığının araştırılması gerektiğini, onarımın yapılmış olması halinde davacının euro üzerinden talepte bulunamayacağını, gerekçeli kararda müvekkili şirketin sorumlu olduğu teminat miktarları gösterilmeksizin sorumluluğa hükmedildiğini, dosyanın sigorta alanında bilirkişiye gönderilmemesi nedeniyle eksik inceleme sonucu hatalı hüküm kurulduğunu, talebin poliçe teminatı dahilinde olup olmadığı ve talep edilecek miktarın belirlenebilmesi hususunda sigorta alanında uzman akademisyen bilirkişilerden rapor alınması gerekirken rapor alınmadığını, müvekkili şirketin faiz ödeme borcu olmadığını, dava tarihinden değil, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, eksper raporunda orjinal parçalar üzerinden değerlendirme yapılarak bedel tespiti yapıldığını, Trafik Sigortası Genel Şartları'na göre eksper raporuna konu bedelin tespiti açısından orjinal parçalar değil eş değer parçalar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Dava, davacıya ait yabancı plakalı araçta oluştuğu iddia edilen hasar ve değer kaybının ZMMS poliçesi kapsamında davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )
Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E - 2015/1745 K.)
6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı içeriği ile sigorta şirketi tarafından sunulan deliller kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, sigorta şirketlerinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu bulunup davacı sürücünün ise bir kusurunun bulunmadığı, bu kaza nedeni ile Almanya'da aldırılan ekspertiz raporuyla belirlenen hususların kazanın oluşu ile uyumlu olduğu, davacıya ait araçta KDV dahil toplam 3.183,19 Euro hasar ve 365,00 Euro değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmakla düzenlenen raporun dosya kapsamına ve kazanın oluşumuna uygun bulunduğu, mahkemece yalnızca yabancı eksper raporuna dayalı olarak karar verilmediği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 - 017/5498 K. )
Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve 2017/1822 E.-2019/9723 K) Buna göre yabancı para cinsinden talep edilmesi halinde ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki kura göre tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. (aynı yönde Dairemizin 10.02.2017 tarih ve 2017/72 E-2017/111 K sayılı kararı)
İstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. )
Somut olayda, kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin araç başına 100.000,00 TL olduğu, meydana zarardan davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren; davalı işletenin ise kaza tarihinden itibaren tüm zarardan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı, ekspertiz ücretinin davanın kabul ve red oranına göre yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesinin yerinde olduğu, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 4.742,34-TL'den peşin alınan 1.185,58-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.556,76-TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... A.Ş.'nin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.