T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/334
KARAR NO : 2026/1119
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/01/2024
NUMARASI : 2022/911 Esas - 2024/16 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2026
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/01/2024 tarih 2022/911 Esas 2024/16 Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.07.2021 tarihinde ... İli, ....İlçesi, ... Mahallesi ... Karayolu üzerindeki kavşakta, davalı ....'ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın en sağ şeritten kontrolsüz biçimde sola dönüş yapması suretiyle, kurallara uygun seyreden müvekkili ....'ın sevk ve idaresindeki .... yabancı plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ile sigortalı davalı ....'ın tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, davalı .... Şirketinin de sigorta riskini üstlenmesi nedeniyle zarardan birlikte sorumlu olduklarını, müvekkiline ait aracın tamir masrafının Almanya'da bulunan .... Araç Bilirkişi Bürosu'nun 18.09.2021 tarihli raporu ile KDV dahil 4.499,40 EUR olarak tespit edildiğini, aracın yabancı plakalı olması ve müvekkilinin daimi ikametgahının da Almanya olması nedeniyle zararın Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkili adına davalı sigorta şirketine yapılan hasar ihbarının 04.10.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından ödenen 833,71 EUR yurt dışı bilirkişi ücretinin de yargılama gideri olarak davalılara yükletilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.499,40 EUR maddi tazminatın davalı ....'dan kaza tarihinden, davalı ... Şirketinden ise poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 833,71 EUR bilirkişi ücretinin de yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline çıkarılan tebligatların usulsüz olduğunu, davaya konu kazanın Gaziantep İlinde meydana gelmesi ve müvekkilinin de Gaziantep'te ikamet etmesi nedeniyle İzmir mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, kazanın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğunu, davacının aracının tamir ettirildiğine dair dosyaya fatura sunulmadığını, davacının kaza sonrası aracıyla 3.000 km yol gittiğini, Almanya'da düzenlenen ekspertiz raporuna itibar edilmemesi gerektiğini, davacının yabancı ülkede sigorta şirketinden veya Yeşil Kart sigortasından ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... Şirketi'ne dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmakla birlikte süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunması nedeniyle yetki itirazının reddine karar verildiği, dosyanın sırasıyla bir trafik ve bir otomotiv uzmanından oluşan heyete, ardından otomotiv uzmanı bilirkişiye ek rapor için, son olarak da üç otomotiv uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edildiği, 06.12.2023 tarihli son bilirkişi heyet raporunda kazanın oluşumunda davalı ....'ın dönel ada içerisinde dönüş kurallarına uymaması nedeniyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin -bazı parçaların değişim yerine tamirle giderilebileceği, araç nakli ve bir kısım işçilik kalemlerinin hasar bedeli kapsamında değerlendirilmeyeceği gerekçeleriyle- KDV dahil 2.551,50 EUR olarak, ekspertiz ücretinin de BVSK temel ücret tablosu esas alınarak KDV dahil 726,61 EUR olarak tespit edildiğinin belirlendiği, davalı ..... yönünden temerrüt tarihinin haksız fiil tarihi olan 24.07.2021, davalı .... Şirketi yönünden ise rizikonun ihbarından itibaren 8 iş gününün sona erdiği 17.10.2022 olduğunun kabul edildiği, davacının iddialarını usulüne uygun delillerle kısmen ispatladığı gerekçesiyle, 2.551,50 EUR maddi tazminatın yukarıda belirtilen temerrüt tarihlerinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı .... Şirketi poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 726,61 EUR ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında sayılarak davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin ekspertiz ücreti talebinin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 06.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda araçtaki ön tampon, ön travers ve ön alt travers hasarlarının değişim yerine tamirle giderilebileceğinin kabul edilmesinin Almanya'da bizzat araç üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 18.09.2021 tarihli yurt dışı ekspertiz raporuna aykırı olduğunu, araç nakli bedeli ile deneme sürüşü, kalibrasyon sürüşü, servo direksiyon dişlisi kontrolü, lastik takmaya ek işçilik, ölçme-ayar ve kontrollü fonksiyon kalemlerinin hasar bedeli hesabından haksız yere çıkarıldığını, Almanya'da işçilik ücretlerinin yüksek olması ve onarım prosedürlerinin Türkiye'den farklı olması nedeniyle müvekkilinin değişim yerine onarıma zorlanmasının gerçek zararın giderilmesi ilkesine aykırı olduğunu, ön tamponun tamiri kabul edilse bile bu onarıma ilişkin sökme-takma, macun, astar ve boya işçiliği kalemlerinin eksik hesaplandığını, hasar bedelinin düşük belirlenmesinin ekspertiz ücretinin de düşük hesaplanmasına sebebiyet verdiğini, bilirkişi tarafından esas alınan BVSK (Almanya Bilirkişiler Birliği) temel ücret tablosunun 2020 yılına ait olup kazanın gerçekleştiği 2021 yılı için geçerli olmadığını, müvekkili tarafından fiilen ödenen 833,71 EUR ekspertiz ücretinin tamamının yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, yabancı plakalı aracın Türkiye'de meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta oluşan hasara ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacının Almanya'da ikamet edip yabancı plakalı aracını geçici olarak Türkiye'ye getirdiği ve aracının dava konusu trafik kazası sonucunda hasara uğradığı sabit olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapmaya zorlanamaz; aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Davacının bu seçimlik hakkını ikamet ettiği Almanya'da tamir ettirme yönünde kullanması karşısında, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2015 tarih 2014/17-28 E. 2015/1745 K. sayılı ilamı).
Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk, zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427 ve devamı maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlüdür. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar; aracın tamir edilmiş olup olmamasının veya tamire ilişkin fatura bulunup bulunmamasının bu kapsamda belirleyici bir önemi yoktur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 05.06.2014 tarih 2014/9038 E. 2014/9078 K. sayılı ilamı). Hasar bedeli tespit edilirken yedek parça ve işçilik bedellerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilmesi gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K. sayılı ilamı).
Davacı vekilinin istinaf itirazları çerçevesinde somut olayın incelenmesinde uyuşmazlığın hükme esas alınan 06.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda araçtaki ön tampon, ön travers ve ön alt travers hasarlarının değişim yerine tamirle giderilebileceğinin kabul edilmesinin, araç nakli bedeli ile bir kısım işçilik kalemlerinin hasar bedeli hesabından çıkarılmasının ve ön tampon tamirine ilişkin işçilik kalemlerinin eksik hesaplanmasının hatalı olduğu noktasında toplandığı görülmüştür. Dosya kapsamında ilk olarak bir trafik ve bir otomotiv uzmanından oluşan bilirkişi heyetince 19.04.2023 tarihli rapor, davacı itirazları üzerine aynı otomotiv bilirkişisince 17.07.2023 tarihli ek rapor, son olarak da mahkemece resen oluşturulan ve üç otomotiv uzmanı bilirkişiden müteşekkil heyetçe 06.12.2023 tarihli rapor düzenlendiği, anılan son heyet raporunda Almanya'da bizzat araç üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen yurt dışı ekspertiz raporunda değişimi öngörülen parçalardan hangilerinin somut hasarın niteliği itibariyle değişim, hangilerinin tamir ile giderilebileceğinin, kazanın oluş şekli, hasar fotoğrafları ve kaza tespit tutanağı ile birlikte değerlendirilerek gerekçeli ve teknik olarak denetime elverişli şekilde açıklandığı, araç nakli ve bir kısım işçilik kalemlerinin de aynı teknik gerekçelerle hasar bedeli kapsamı dışında bırakıldığı, bu hususların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi kapsamında özel ve teknik bilgi gerektiren, bilirkişilik mesleğinin uzmanlık alanına giren konulardan olduğu, ilk derece mahkemesinin ekspertiz raporuyla mahkemeye sunulan 19.04.2023 tarihli rapor arasında oluşan çelişkileri giderir mahiyetteki heyet raporuna itibar ederek hüküm kurmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin ekspertiz ücretine yönelik istinaf itirazının incelenmesinde, ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve ret oranına göre hüküm kurulması gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2019 tarih 2017/1822 E. 2019/9723 K. sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça talep edilen 833,71 EUR ekspertiz ücretinin, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda BVSK(Almanya Bilirkişiler Birliği) temel ücret tablosu esas alınarak hasar bedeliyle orantılı şekilde 726,61 EUR olarak hesaplandığı ve bu tutarın hüküm altına alındığı, davacı vekilinin BVSK tablosunun 2020 yılına ait olduğu yönündeki itirazının da, hasar bedelinin bilirkişi heyetince yukarıda açıklanan ge8oğru tespit edildiğinin kabulü karşısında, ekspertiz ücretinin de hasar bedeliyle orantılı olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf itirazının da reddi gerekmiştir.
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 06.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan hasar dolayısıyla tazminata hak kazanmasına, hasar bedelinin olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davacının gerçek zararının Almanya'daki tamir koşulları gözetilerek tespit edilmesine, dava değerini oluşturan hasar bedeli ve ekspertiz ücreti yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.