T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/254
KARAR NO : 2026/1136
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2023
NUMARASI : 2021/819 Esas - 2023/743 Karar
DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/11/2021
KARAR TARİHİ : 29/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/06/2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/10/2023 tarih 2021/819 Esas 2023/743 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ..... plakalı aracın 23.11.2020 tarihinde kazaya karıştığını, sigortaya hasar bildirimi yapılsa da, daha sonra bu beyanın gerçek dışı olduğu gerekçesiyle davalı ... veri tabanında suistimal kaydı oluşturulduğunu, davacı tarafından sigortaya gerçek dışı bir bildirimde bulunulmadığını, davacının araç plakasına suistimal kaydı konulduğunu aracının sigortasını yeniletmek istediği esnada öğrendiğini, davacının talebine rağmen haksız suistimal kaydının kaldırılmadığını iddia ederek, davacıya ait .... plaka sayılı araç hakkında hatalı şekilde koyulan suistimal kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili, dava konusu suistimal kaydının oluşumunda müvekkili kurumun bir dahlinin olmadığını, bu kaydın yönetmelik uyarınca kaydı girmeye yetkili sigorta şirketi olan ..... A.Ş tarafından oluşturulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... A.Ş. (.... A.Ş.) vekili, davalı şirketin ZMMS sigortacısı olduğu .... plakalı araç ile karşı taraf olan dava dışı .... plakalı araç üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, rapor sonucunda .... plakalı aracın üzerinde yapılan incelemede bagaj kapağı üzerindeki izlerin eski olduğu ve aracın üzerinde eski hasarların olduğunun görüldüğünü, ayrıca sigortalı aracın kamyon olması sebebiyle kasasında bulunan halat demirlerinin ve kapak menteşelerinin .... plakalı aracın bagajında iz bırakması gerektiği, cam üzerinde oluşan göçüklerin kamyonun çarpmasıyla oluşmayacağı kanaatine varıldığını, ayrıca ZMMS poliçesinin başlangıç tarihinin 19.11.2010 olduğu ve kazanın poliçe başlangıcından çok kısa süre sonra olması göz önüne alındığında tarafların haksız tazminat elde etme amacında olduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacı tarafından bildirilen tanıkların duruşmada dinlendiği ve davacıya ait araç şoförünün beyanında dava konusu kazaya ilişkin görgüye dayalı beyanda bulunduğu ve aracı kullanan şahıs olması nedeniyle kaza tutanağındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, diğer tanığın ise şoförün yanında bulunan kişi olduğu ve kazaya ilişkin görgüsünü belirttiği, makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait kamyon sürücüsünün dikkatsizliğinden kaynaklandığı, kamyonun çarpması sonucu karşı araç olan kamyonetin hasarlanan bagaj kapağı ve camının kamyonun arka kapağında bulunan ip bağlama çelik kancalarının bu çarpma esnasında bagaj kapağını çarparak hasarladığı, kaza raporu, fotoğraflar, tanık ifadeleri ile araçtaki hasarın uyumluluk arz ettiği, karşı araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik KDV hariç 1.167,57 TL hasar meydana geldiği, kaza raporunda kayıt altına alınan ve hasarlanan .... plakalı araçtaki hasarın fiziki görüntüsünün kaza raporu ile uyumlu olduğu, kaza ve kaza tespit tutanağının hazırlanmasında suistimal bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı adına kayıtlı .... plakalı araç hakkında ... nezdinde oluşturulan suistimal kaydının silinmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, müvekkil kurumun uyuşmazlıkta husumet ehliyeti bulunmadığını, Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin "Bildirim yükümlülüğü" başlıklı 11. maddesine göre; "(1) Sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar." şeklinde belirtildiği üzere veri tabanına kayıt yapma yükümlülüğünün ilgili sigorta şirketine yüklendiğini, 12. Maddesinde "(1) Merkez, yanlış sigorta uygulamalarına ilişkin bilgilerin kaydedildiği ve Müsteşarlıkça belirlenen yetkili kullanıcılar ile şirketlerin erişimine açık özel bir veri tabanı kurar." şeklinde düzenleme bulunduğunu, müvekkil kuruma, yanlış sigorta uygulamalarının değerlendirilmesi ve raporlanması amacıyla merkez nezdinde veri tabanı oluşturma görevi verildiğini, merkezin görevinin veri tabanını kurmak olduğunu, bu veri tabanına bildirimlerin, yetkili kullanıcılar yani sigorta şirketleri tarafından yapıldığını, Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan 2017/12 Sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelgede de kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurunun merkez tarafından 1 iş günü içerisinde kayda ilişkin değerlendirmeyi yapan kuruma güvenli elektronik ortamda iletileceğinin ve ilgili kurumca 7 iş günü içinde kayıt hakkında merkeze gerekçeli açıklamanın yapılacağının belirtildiğini, kaydı oluşturan kurumun bu açıklamanın yanında gerekçesini belirterek Sisbisteki kaydı silebileceğini, dava konusu kaydın yetkili sigorta şirketi olan.... A.Ş. tarafından oluşturulduğunu, müvekkili kurum tarafından suistimal kaydını giren şirkete itiraz talebinin iletildiğini, sigorta şirketi tarafından kaydın devam ettirildiğinin müvekkili kuruma bildirildiğini, bilirkişi tarafından müvekkili kurumun suistimal kaydını girmediği ve sadece veri tabanı kurduğuna ilişkin cevaplarının yazılmasına rağmen bu kısma yönelik herhangi bir inceleme yapılmadığını, müvekkili kurum aleyhine kurulan yargılama gideri ve avukatlık ücretinin kaldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik gereğince oluşturulan suistimal kaydının (SİSBİS) kaydının silinmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
30.04.2011 tarihinde 27920 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11. maddesinde “sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” düzenlemesi yapılmıştır. Verilerin kim tarafından silineceği hususunda bir düzenleme yapılmadığı görülmüştür. Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)’nın 01/11/2017 tarihli 2017/12 sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelgesinde ise, yanlış sigorta uygulamalarına ve sigorta suistimaline ilişkin veriler hakkındaki esaslar belirlenmiştir. Genelge’nin 3.4 m. uyarınca bu verilere ilişkin kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurular Merkez tarafından 1 iş günü içerisinde kayda ilişkin değerlendirmeyi yapan kuruma güvenli elektronik ortamda iletilecek ve ilgili kurumca 7 iş günü içerisinde kayıt hakkında Merkez’e gerekçeli açıklama yapılacaktır. ...Anılan kaydı oluşturan kurum bu açıklamanın yanında gerekçesini belirterek SİSBİS’teki kaydı silebilecektir. 3.5 m. uyarınca tesis edilen işlem ise Merkez tarafından başvuru sahibine gerekçeli olarak iletilecektir. Aynı genelgenin 3.1. m. ''Merkez,yönetmeliğin 14. Maddesindeki haller saklı kalmak üzere, hakkında sisbis kaydı oluşturulan ilgililere asgari olarak yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan şirket, olay tarihi ve ilgili sigorta branşını içeren bilgileri'' iletir düzenlemesi yapılmıştır.
Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Sıfat, davanın tarafı ile dava konusu hak arasında hak ilişkisine dayalı bağdır. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde, sıfat, dava konusu hakka ilişkindir. Mahkeme önünde, maddi hukuka dayalı hakkına dair uyuşmazlığın çözümünü ve himayesini isteyen kişi davacı, kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişi de davalıdır. Davacı, dava konusu hakkın sahibi, davalı ise hakka uymakla yükümlü olan ve bu hakkı ihlal ettiği düşüncesi ile kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişidir. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dava dilekçesinde, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de; hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir. Husumetten red kararı usule ilişkin bir karar olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır. Husumetten red kararı, davada taraf olarak gösterilenler arasında kesin hüküm teşkil eder. Uygulamada sıfat yerine genel olarak husumet, davacı bakımından aktif husumet ehliyeti, davalı bakımından pasif husumet ehliyeti tabirleri kullanılmaktadır. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.
Eldeki dava dosyası kapsamında, davacı adına kayıtlı davalı .... A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle karşı araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için davalı şirkete yapılan başvuru üzerine davaya konu kaydın oluşturulduğu, yukarıda anılan genelge gereğince yanlış oluşan bu kaydın silinmesine ilişkin talebin yalnızca davalı sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiği, davalı ...'ne husumet düşmeyeceği anlaşılmaktadır.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince davacının davasının davalı ... yönünden pasif dava ehliyeti (husumet) yokluğu nedeniyle esastan reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu itibarla, davalı ... vekilinin istinaf talebi yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/819 E. - 2023/743 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davalı .... A.Ş. aleyhine açılan davanın KABULÜ ile, davacı adına kayıtlı .... plakalı araç hakkında 74708 nolu hasar dosyasında ... nezdinde oluşturulan suistimal kaydının SİLİNMESİNE,
Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
Alınması gereken 269,85 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL karar ve ilam harcının davalı.... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı .... A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 127,10 TL başvuru harcı, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti, 342,45 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.669,55 TL yargılama giderinin davalı .... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
3-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 1.169,40 TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29/06/2026