T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1909
KARAR NO : 2025/958
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11.09.2023
NUMARASI : 2022/247 E. - 2023/476 K.
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 19.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19.06.2025
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.09.2023 tarih 2022/247 E. - 2023/476 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacının davalı bankadaki TR .... iban nolu ... hesabından 07.10.2013 tarihinde talebi ve imzası olmadığı halde "talimata istinaden" kaydı ile 3. kişiye toplam 30.838 TL ödeme yapılması nedeniyle söz konusu bedelin bedelin 07.10.2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı Şirketten tahsilini istemiştir.
CEVAP :Dava konusu tutarın, davacı müşterinin 07.10.2013 tarihli talimatı ile ... isimli şahısa ödendiğini, söz konusu paranın ödenmesi hususunda bankaya gönderilen 04.01.2022 tarihli ihtarnameye verilen cevapta, işlem üzerinden 10 yıla yakın bir süre geçtiğini, söz konusu meblağın eksikliği fark edilmeyecek bir tutar olmayıp, o tarihlerde fark edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının imzasını inkar ettiğini, para çekme dekontunun, davacının talimatına ve bankacılık mevzuatına uygun olarak düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinde; davalı bankaya hitaben hazırlanmış olan 07/10/2013 tarihli belgede "Şubeniz nezdinde bulunan ..... Nolu hesabımdan ..... tutarın ....T.C. Nolu ... ödenmesi hususunu bilgilerinize arz ederim. Saygılarımla" yazılı olduğu ve belge üzerinde davacının ad-soyad ve imzasının bulunduğu, davalı banka tarafından aynı tarihte dava dışı ...'e 30.838,00-TL ödeme yapıldığı, dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 06/12/2022 tarihli raporu ile 07/10/2013 tarihli belgedeki imzanın davacı ... eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, dosyaya banka müfettişi bilirkişi tarafından sunulan 27/04/2023 tarihli rapor ile, dava konusu hesaptan çekim işlemi öncesinde işlemle bağlaşık olarak; 04/10/2013 tarihinde kullanılan kredi tutarı 31.000,00-TL'nin davacının hesabına yattığı krediye ait masraf ve vergi toplamı tahsil edildikten sonra 30.838,17-TL hesap bakiyesi oluştuğu, akabinde 07/10/2013 tarihinde bu hesap bakiyesinden 30.838,000-TL'nin talimat gereği dava dışı ...'e ödendiği, U2013100400431 nolu kredinin 08/10/2014 tarihinde ... tarafından hesaba yatırılan 38.152,00-TL ile kapatıldığı, hesaptan talimatla farklı tarihlerde de para çekme işlemlerinin bulunduğu, dava konusu yapılan işlemin bankacılık mevzuat ve uygulamalarına uygun olduğu, davalı bankaya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığının bildirildiği, davaya konu işlemin davacının yazılı talimatı ile gerçekleşmiş olduğu, işlemin bankacılık mevzuat ve uygulamalarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, bilirkişi raporuna atıf yapmanın gerekçe niteliğinde olmadığını, delillerin değerlendirilmediğini, bu nedenle Mahkemece Anayasanın 138 ve 141 ve HMK'nun 297. maddesine aykırı şekilde gerekçesiz karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, bedel ve hesap numarası yazmayan bir ödeme talimatına dayanılarak işlem yapılmasında davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davalı bankaca 07.10.2013 tarihinde 3.kişiye yapılan ödeme işleminde davacının onayı ve rızası alınmadığını, 07.10.2013 tarihli belgede bedel ve hesap numarası hanesinin boş olduğunu bunun talimatın şüpheli bir işlem olduğunu gösterdiğini, davalı bankanın teyit işlemini kanıtlayacak hiçbir delil sunmadığını, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının miktar ve hesap numarası yazılı olmayan ödeme talimatına istinaden dava dışı kişiye ödeme yapmaması gerektiğini, Yargıtay içtihatların uyarınca bankanın bu tür uyuşmazlıklarında daha önce ödeme talimatı alıp almadığı, banka ile müşterisinin talimat şeklinde işlemlerin süreklilik arz ettiğinde benimsenmiş olup olmadığının araştırılmadığını belirtmiştir.
GEREKÇE :Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabından rızası ve talimatı dışında 3. Kişiye gönderildiği iddia olunan bedelin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacı vekilince, 07.10.2013 tarihinde davacının talebi ve imzası olmadığı halde "talimata istinaden" kaydı ile 3. kişiye toplam 30.838 TL usulsüz ödeme yapıldığını belirterek söz konusu bedelin faiziyle tahsilini istemi, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 06/12/2022 tarihli raporu ile 07/10/2013 tarihli belgedeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, banka müfettişi bilirkişi tarafından sunulan 27/04/2023 tarihli raporda ise, dava konusu hesaptan çekim işlemi öncesinde 04/10/2013 tarihinde kullanılan kredi tutarı olan 31.000,00 TL'nin davacının hesabına yattığı, krediye ait masraf ve vergi toplamı tahsil edildikten sonra 30.838,17-TL hesap bakiyesi oluştuğu, akabinde 07/10/2013 tarihinde bu bedelin talimat gereği dava dışı ...'e ödendiği, bu hesaptan talimatla farklı tarihlerde de para çekme işlemlerinin bulunduğu, yapılan işlemin bankacılık mevzuat ve uygulamalarına uygun olduğu, davalı bankaya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığının bildirildiği, mahkemece alınan söz konusu raporlar doğrultusunda kanıtlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere göre; netice itibariyle ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.