T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2009
KARAR NO : 2025/956
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13.10.2022
NUMARASI : 2021/833 E. - 2022/815 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 19.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19.06.2025
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2022 tarih 2021/833 E. - 2022/815 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacı tarafından ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı araç sürücüsünün karıştığı kazada zarar gören araç maliki davalının başvurusu üzerine 14.434,01-TL hasar tazminatı ödendiğini, ancak Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/146 Değişik İş Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, ödenen tazminatın haklı bir nedene dayanmadığından davalıya ait aracın hasar bedeli olarak ödenen bu bedelin iadesi gerektiğini, ödenen bedelin iadesi için davalı hakkında yapılan icra takibine davalının takibe haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davaya konu trafik kazası sonucunda alınan ilk bilirkişi raporunda sürücülerin ikisinin de % 50 kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlendiğini, bu rapora göre tespit edilen hasar bedelinin yetkili servis firmasına 14.434,01-TL olarak ödendiğini, davacı şirket tarafından Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/146 Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen tespit bilirkişi raporunda ise sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, her iki bilirkişi raporu arasında çelişki olduğunu, davalının hasarı ödenen aracın sahibi olduğunu, ancak servis plakasını dava dışı şirkete 23.08.2018 tarihinde bir yıllık kiraya verdiğini, daha sonrada aracın satışının yapıldığını, kaza tarihinde işletme hakkının davalıda olmaması nedeniyle davanın kiracı şirkete ihbar edilmesi geerektiğini, belirterek; davanın reddine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; genel yetkili mahkemenin, davanın açıldığı tarihte davalı gerçek veya tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesi olduğu, somut olayda davalının yerleşim yeri adresinin Karşıyaka mahkemelerinin yetki alanında olduğu, davaya konu trafik kazasının Karşıyaka mahkemelerinin yetki alanı içinde meydana geldiği, mahkemenin davaya bakma yetkisinin bulunmadığı, davaya bakma yetkisinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Somut olayda, davalının yerleşim yeri ve kaza mahali ..., davacı sigorta şirketinin genel merkezi .... olup, davacı şirketin ... ilinde ... Bölge Müdürlüğü de bulunduğu, Davaya konu trafik sigorta sözleşmesini yapan acenteni de .... adresinde olduğu, davacı vekilinin davayı trafik sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu ve sigortacının bir acentesinden daha yetkili organı olan Bölge Müdürlüğünün bulunduğu İzmir 'de açtığı gözetilerek yetki ilk itirazlarının reddi ile davanın esasına girip ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmeyerek kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; olayın oluşumunda davacı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün kusursuz, davalı ait araç sürücüsü ...'ın ise 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Madde 84-a” “Kırmızı Işıklı Trafik İşaretinde Geçmek”, aynı kanunun Madde 47/1-b “Trafik Işıklarına Uymamak” ve yine aynı kanunun Madde 52/1-A “Sürücüler kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar” kurallarıını ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin davalı açısından haksız kazanç oluşturduğu ve davalının sebepsiz olarak zenginleştiği, davacının davalıdan 14.434,01-TL asıl alacak ve 523,18-TL işlemiş faiz olmak üzere alacaklı olduğu davalıya yersiz ve fazladan yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili gerektiği, belirtierek; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, mahkemenin yetkili olmadığını, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, maddi hasarlı trafik kazası sonucunda alınan 13.12.2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda tarafların ikisinin de % 50 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/146 D. İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen raporda ise sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edildiğini, bilirkişi raporunun kural olarak hâkimi bağlamayacağını, ihbar talebi doğrultusunda ihbar olunana tebligat çıkarılmış ise de ancak davaya katılma veya cevap verme süresi tamamlanmadan hüküm kurulduğunu, dava konusu trafik kazasına dahil olan araç her ne kadar servis plakasının kirası süresince davalı adına kayıtlı gözükse de aracın işletme hakkının servis plakasını kiralayan firmaya ait olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi davacının istinaf başvurusun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ZMMS poliçesi kapsamında yersiz ödeme yapıldığı iddiasına dayalı ödenen bedelin amacıyla istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacı ZMM sigortacısı olup 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan maddi zararından ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabilecek olmasına, bu kapsamda davacının tazmin zorunluluğu olmamasına rağmen ödediği ve karşı tarafta sebepsiz zenginleşme yaratan tazminatın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini talep edebilecek olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve oluş şekline uygun düşecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusurun maddi olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davacı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının belirlenmesine, davacı tarafından kusur sorumluluğu söz konu olmamasına rağemen davalıya ödeme yapıldığının anlaşılmasına, yersiz olarak yapılan bu ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan talep edilebilecek olmasına, 6100 sayılı HMK'da ihbara cevap için yasal bir süre ön görülmediği gibi ihbarın tebliği ile karar duruşması arasında makul bir sürede bulunmasına, davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne de bırakılamayacak olmasına, davanın ihbarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 985,98 TL'den peşin alınan 246,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 739,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.