T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2010
KARAR NO : 2025/918
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/10/2022
NUMARASI : 2021/217 E. 2022/880 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 13.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13.06.2025
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.10.2022 tarih 2021/217 E. 2022/880 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 15.08.2020 tarihinde müvekkili ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı ...'ın maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpıştıklarını, müvekkillerinin kaza nedeniyle yaralandıklarını, seramik sanatçısı olan davacı ...'ın kaza nedeniyle 19.08.2020-28.08.2020 ve 31.08.2020-04.09.2020 tarihleri arasında çalışmadığını, geçici iş göremezlik zararına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, davacılar ... ve ... için 10.000,00'er TL, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 27.07.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat davası yönünden dava değerini 1.574,80 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının ve kazanç kaybı bedelinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi raporu ile inceleme yaptırılması gerektiğini, tazminat talebine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kaza tespit tutanağındaki kusur oranını kabul etmediklerini, meydana gelen zararın ZMMS poliçesi kapsamında olduğunu, davacılarda sürekli bir yaralanma bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve zenginleşme amacı taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen 07.10.2021 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacı ... ve ... için sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, geçici iş göremezlik sürelerinin ise 21 gün olarak tespit edildiği, davacı ... yönünden ise post travmatik stres bozukluğu bulunduğu, bu durumun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %20-39 oranına denk geldiği, mevcut tanısının takip ve tedavi sonrası devam edip etmeyeceği yönünden çocuk ve ergen ruh sağlığı biriminde en az 6 ay süre ile takip edilmesi gerektiğinin bildirildiği; ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.11.2021 tarihli rapora göre davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, 06.04.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre davacı ... için geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 1.627,29 TL olduğu, ancak bu davacının ıslah dilekçesinde maddi tazminat talebini 1.574,80 TL olarak bildirdiği gerekçesiyle, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile, davacı ...' için 10.000,00 TL, davacı ... ve ... için 5.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.574,80 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden 500,00 TL'nin kaza tarihinden, bakiye kısmının ıslah tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise 500,00 TL'nin 31.10.2020 tarihinden, bakiye kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, davalı sürücünün alkollü olarak araç kullanmak suretiyle ve %100 kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, mahkemece manevi tazminat davasının tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle karşı yan lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, böylelikle karşı tarafın tam kusur ile meydana gelen kaza nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini için dava açarak haklarını aramak zorunda kalan davacıların haklarını aramasında adeta hiçbir hukuki yarar kalmadığını, ilk derece mahkemesi kararının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, kazanın yaşandığı sırada davacı ...'ın 10 yaşında olduğunu, psikolojik olarak çok etkilendiğini, müvekkili ...'ın ise kazanın şiddeti neticesinde aracın airbaglerinin açılması nedeniyle eşinin ve kızının can güvenliğinden endişe ettiğini, davalı ...'ın hakaret ve kötü sözlerine maruz kaldığını, müvekkili ...'ın ise kazadan sonra yumuşak doku travması yaşadığını, 21 gün boyunca çalışamadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının çok düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K. sayılı ilamı) Somut olayda davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıların yaptığı giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/06/2025