T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1991
KARAR NO : 2025/952
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04.10.2022
NUMARASI : 2022/43 E. - 2022/788 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 19.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19.06.2025
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.10.2022 tarih 2022/43 E. - 2022/788 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacı şirket nezdinde ... poliçesi ile sigortalı davalıya ait araç sürücünün ehliyetsiz ve ağır kusurlu şekilde karıştığı trafik kazsı neticesinde zarar gören üçücüncü kişiye ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin poliçe kapsamında rucuen tahsili istemi ile yapılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini, belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, kazanın nasıl meydana geldiği, tarafların kusur durumunun ne olduğu tam olarak belli olmadığı, davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın oluş şekli yol durumu ve kazaya etken diğer tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde karşı aracın kör noktada kaldığı, kazanın tamamen sürücü ...'in iradesi ve kontrolü dışında gerçekleştiğini, rücu koşullarının oluşmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısı aracın sürücüsü olan dava dışı şahsın kaza tespit tutanağındaki veriler doğrultusunda, sürücü belgesi olmaksızın 2918 sayılı yasanın 84/h ve 57/b-4 maddesini ihlal etmek suretiyle ağır kusurlu olarak kazanın oluşuna sebebiyet verdiği, kaza sonucu meydana gelen zarar ile dava dışı sürücü belgesi olmayan davacının sigortalısı aracın sürücüsünün 2918 sayılı yasayı ihlal eden fiili arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, sürücü belgesiz araba kullanmak suretiyle davacı sigorta şirketinin rücu hakkının bulunduğu, araçta 12.760,00-TL hasar meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görenlere ödemek zorunda kaldığı tazminatı ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte talep edebileceği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davanın esasen tüketici mahkemesinde açılması gerektiğini, davaylıya ait araç sürücüsü ... kazaya ağır kusuru ile sebebiyet vermediğini, sürücü ... ne kadar dikkatli ve özenli davransa da kör noktada kalan bir aracı görmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazların karşılanmadığını, kazaya ilişkin olarak yapılan hesaplamada esas alınan birim fiyatların dayanakları belirtilmediğini, alacağın likit alacak olmaması ve yargılama gerektirmesi sebebiyle davacının lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ...poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödemenin, araç maliki davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve rücuya konu tazminatın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, kazanın ehliyetsiz sürücünün kusurlu davranışı ile gerçekleştiğinin tespit edilmesine, kazaya karışan aracın davalı adına tescil kaydı bulunmasına, davalının işleten sıfatına haiz olmasına, davacının ödediği tazminatı gerçek zarar miktarı üzerinden halefiyet ilkesi ve sigorta genel şartları gereğice kusur oranına isabet eden bedel nispetinde ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere rücu edebilcek olmasına, asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülerek takibe konu asıl alacak ile işlemiş faizin takip talebindeki miktarı geçmeyecek şekilde hüküm altına alınmasına, davacının ödeme tarihinden KTK'nın 109/4. Maddesinde düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresi içerisnde icra takibi başlatmış olması nedeniyle TBK'nın 154. Maddesi gereğince kesilen ve 156. Maddesi gereğince kesilmeden itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlayacak zamanaşımı süresinin arabuluculuk başvuru ve dava tarihi itbariyle henüz dolmadığından davalının zamanaşımı definin yerinde olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3. İİK’nun 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid (muayyen) bir alacak olması gerekir. Somut olayda icra takibine konu alacak tazminata dayalı bir alacak olup, takibe konu alacak yargılamayı gerektirdiğinden davalı borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün olmayıp, likit (muayyen) bir alacağın varlığı söz konusu olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet görülmemiştir. (Yargıtay 17. HD'nın 24/09/2013 tarih ve 2013/10234 E. - 2013/12792 K. 12/02/2015 tarih ve 2013/15017 E.- 2015/2703 K.) Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.10.2022 tarih 2022/43 E. - 2022/788 K. Sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın KABULÜNE;
İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2020/7070 esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
Davacının yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
Alınması gerekli olan 935,02-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 233,76-TL harcın mahsubu ile kalan 701,26-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 233,76 peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 67,00-TL tebligat gideri olmak üzerek toplamda 1.881,46-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi madde 13/2 ye göre 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde yatırılan gider avansından artan kısmın talep halinde yatırana iadesine,
İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/7146 sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalının yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise REDDİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 220,70 TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.