T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1978
KARAR NO : 2025/898
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/09/2022
NUMARASI : 2021/568 E. 2022/749 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 12.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12.06.2025
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.09.2022 tarih 2021/568 E. 2022/749 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL hasar ve 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında hasar tazminat talebini 23.313,00-TL olarak artırmıştır.
CEVAP : Davalı vekili, kazaya karıştığı iddia edilen aracın davalı şirket tarafından kaza tarihinde geçerli olmak üzere trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, dava ile istenen tazminatın talep hakkının zamanaşımına uğradığını, davalının sigortalı sürücünün kusuru oranında poliçe limiti kadar sorumlu olacağını, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu trafik kazasının davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan kazaya karışan araç sürücüsünün geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır kural ihlali nedeniyle kazanın meydana geldiği, davacıya ait aracın kaza sonrası oluşan hasar miktarının, araç rayicinin % 50’sini aştığından tamirinin ekonomik olmadığı, aracın ağır hasarlı olduğu, mevcut hali ile pert – total edilmesinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olacağı, bakiye hasar bedelinin 23.313,00-TL olduğunun tespit edildiği, trafik kazasının gerçekleşmesinde kusuru bulunan araç sürücüsü ve maliki ile aracın sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketinin davacının gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu, davacı vekilinin 16/07/2022 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 23.313,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve arttırılan dava değeri üzerinden eksik harcı yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça sigorta şirketine başvuru yapıldığı, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin 20/10/2020 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, değer kaybı yönünden ise şartların oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacıların talep hakkı zamanaşımına uğradığını, kazanın gerçekte var olmadığına, kurmaca bir kaza olduğuna ilişkin itirazların karışılanmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, davacı tarafın değer kaybı zararının oluşmadığını, raporunda tespit edilen hasar bedeli hukuka aykırı ve fahiş olduğunu, hurda tescil belgesi yahut trafikten çekilmiştir kaşeli ruhsat sunulmadan aracın pert edilmesi mümkün olmadığını, davalının KDV'den sorumlu tutlamayacağını, yedek parçalara, sigortacı yedek parça tedarik iskonto uygulaması ve genel sektör uygulaması olarak en az % 25 iskonto uygulanması gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar ve değer kaybı zararının ZMMS poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecek olmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el ve svotaj bedelinin aracın daha önce karıştığı kazalar da göz önüne alınarak piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesine, kusur ve zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.), gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle pert kabul edilerek sovtaj bedeli ile ZMM sigortacısı tarafından poliçe limiti nispetinde yapılan ödemenin aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç bedelinden indirilmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanmasına, zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, trafik kazasından kaynaklı hasar tazminatı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, bakiye hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, araç sovtaj değeri tazminattan düşülerek mevcut hali ile davacıya bırakıldığından çekme belgesi aranmasına gerek olmamasına, davaya konu tazminat talebi için zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulması üzerine 6325 sayılı HUAB'nun 18/A-15.maddesi gereğince duran ve son tutanağın düzenlendiği tarih itibariyle tekrar işlemeye başlayacak olan zamanlaşımına duran sürenin eklenmesi neticesinde davanın zamanlaşımı süresinde açıldığın anlaşılmasına, belirsiz alacak davası olarak açılan davada dava açılmakla alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı kesildiği için artırılan kısma yönelik alacağın da zamanaşıma uğramamasına, dolaysıyla davalının zamanaşımı definin yerinde olmamasına, kabul edilen dava değeri, poliçe limiti, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.593,21-TL'den peşin alınan 399,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.194,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.