T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1891
KARAR NO : 2025/830
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19.09.2022
NUMARASI : 2021/443 E. - 2022/629 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 22.05.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22.05.2025
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.09.2022 tarih 2021/443 E. - 2022/629 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 22.09.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...'nun maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, müvekkiline ait ve dava dışı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı araca, asli kusurlu olarak çarpması neticesinde müvekkiline ait araçta hasar ve değer kaybı oluştuğunu, davalı şirkete başvurduklarını, açılan hasar dosyasında sigorta eksperi tarafından 24.384,80 TL yedek parça tutarına 15.049,32 TL iskonto uygulandığını, 9.165,48 TL yedek parça ve 4.384,52 TL işçilik bedeli olmak üzere toplam KDV dahil 16.520,00 TL hasar bedeli tespit edildiğini ve bu tutarın ödendiğini, ayrıca 3.100,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, hesaplamada yan sanayi ve çıkma parça kulanıldığını, gerçek zararın karşılanmadığını, müvekkili tarafından alınan uzman görüşü raporunda hasar tutarının KDV dâhil 33.788,34 TL, değer kaybının 11.500,00 TL olarak hesaplandığını, bu hizmet için 400,00 TL fatura düzenlendiğini, hasar bedeli için bakiye 17.268,34 TL, değer kaybı için bakiye 8.400,00 TL alacaklarının bulunduğunu, müvekkilinin aracını onarım süresince kullanamadığını, uzman görüşü raporunda ve eskpertiz raporunda aracın onarım süresinin 10 gün olarak belirtildiğini, günlük 300,00 TL'den 3.000,00 TL hesaplama yapıldığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 10,00 TL bakiye hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden 20.02.2021 temerrüt tarihinden, davalı işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle; 10,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden 03.10.2020 temerrüt tarihinden, davalı işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; 10,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalı işletenden tahsiline karar verilmesini, uzman görüşü ücret bedeli 400,00 TL'nin yargılama giderleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 24.12.2021 tarihli değer artırım dilekçesi ile, bakiye hasar tazminatı istemini 17.758,20 TL'ye, bakiye değer kaybı tazminatı istemini 4.744,00 TL'ye ikame araç bedeli istemini ise (davalı işletenden tahsili istemiyle) 3.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili 23.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, ödenen değer kaybı tazminatının bilirkişi raporunda hatalı belirtildiğini, hesaplanan değer kaybı tazminatından, daha önce ödenen 3.100,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.900,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, kazada sigortalısının kusuru oranında ve maddi zararda araç başına 41.000,00 TL limit ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacı yana 21.10.2020 tarihinde 14.000,00 TL hasar tazminatı ve 2.520,00 TL KDV ödendiğini, ayrıca 26.04.2021 tarihinde 3.100,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, yapılan ödeme nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının zararını dayandırdığı raporu kabul etmediklerini, müvekkili şirketin iskonto tedarik indirim hakkının mevcut olduğunu, aracın önceki hasarlarının var olup olmadığının araştırılması gerektiğini, uzman görüş ücretinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafa ait ... plakalı traktör sürücüsünün kusurlu, davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, ekspertiz raporuna göre hasar bedelinin KDV dâhil 34.278,20 TL olduğu, bu bedelin otomotiv piyasa koşullarına uygun olduğu, 15 iş günü içerisinde onarımın tamamlanabileceği ve 3.000.00 TL ikame araç bedeli hesaplandığı, davalı şirket tarafından davacıya 21.10.2020 tarihinde 14.000,00 TL hasar tazminatı ve 2.520,00 TL KDV ödemesi yapıldığı, değer kaybı için 17.12.2020 tarihinde 1.256,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan onarım ve değişen yedek parçaların hasar ile uyumlu olduğu, Yargıtay tarafından benimsenen ve içtihatlarda belirtilen “kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değer ile kaza meydana geldikten ve onarım yapıldıktan sonra ikinci el değeri arasındaki fark” yöntemine göre belirlenen değer kaybının 6.000,00 TL olduğu, bu nedenle hasar bölgelerinin tamamının hesaplamaya alınmadığı, ikame araç bedelinin 3.000,00 TL olduğu, bakiye hasar bedelinin 17.758,20, değer kaybının ise 4.744,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 17.758,20 TL hasar, 4.744,00 TL değer kaybının sigorta şirketinin limiti aşılmamak kaydıyla (41.000,00 TL) sigorta şirketi bakımından 03.10.2020, diğer davalı bakımından ise kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline, ikame araç bedeli olan 3.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren davalı ...'ndan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, müvekkili şirketin davadan önce yaptığı ödemelerin, bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlardan eksik ve hatalı tenzil edildiğini, bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, 34.278,20 TL maddi maddi hasar, 6.000,00 TL değer kaybı tazminatı hesaplaması yapıldığını, kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açıldığını, davacıya 21.10.2020 tarihinde KDV dahil 16.520,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, ayrıca 26.04.2021 tarihinde 3.100,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, ilk derece mahkemesi kararında ise 17.758,20 TL hasar, 4.744,00 TL değer kaybının tahsiline karar verildiğini, gerekçeli kararda müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemelere ilişkin belirtilen tutarların hatalı olduğunu, gerekçede müvekkili şirketin değer kaybı için 17.12.2020 tarihinde 1.256,00 TL ödeme yaptığının belirtildiğini, ancak müvekkili şirketin 26.04.2021 tarihinde davacıya 3.100,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yaptığını, kararın bu yönden hatalı olduğunu, müvekkili şirketin iskonto tedarik indirim hakkının bulunduğunu, 29961 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6770 sayılı torba yasa ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11’inci maddesine 6’ncı fıkra olarak “Hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak ilgili mevzuat çerçevesinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili sigorta genel şartlarında belirlenir.” hükmünün eklendiğini, davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceklerini, ikinci ıslah dilekçesi verilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve davalı işletenden araç mahrumiyet zararı istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına göre, davalı sigorta şirketi vekilinin müvekkili şirketin iskonto tedarik indirim hakkının bulunduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. (Yargıtay 17 HD 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.)
Ne var ki, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketi tarafından 17.12.2020 tarihinde 1.256,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığı belirtilmiş ve bakiye değer kaybı alacağı bu tutara göre hesaplanmış ise de, davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya değer kaybı tazminatı olarak 26.04.2021 tarihinde 3.100,00 TL ödendiği tarafların kabulünde olup, davacı vekili de 23.02.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ödenen değer kaybı tazminatının bilirkişi raporunda hatalı belirtildiğini, hesaplanan 6.000,00 TL değer kaybı tazminatından, daha önce ödenen 3.100,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.900,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Buna rağmen ilk derece mahkemesince talebi aşacak biçimde davalı sigorta şirketi aleyhine 4.744,00 TL değer kaybı tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur. Davalı sigorta şirketi vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.09.2022 tarih 2021/443 Esas 2022/629 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın KABULÜ ile 17.758,20 TL bakiye hasar tazminatı, 2.900,00 TL bakiye değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 20.658,20 TL'nin (davalı sigorta şirketi bakiye poliçe limiti olan 21.380,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı sigorta şirketi bakımından 03.10.2020, diğer davalı bakımından ise kaza tarihi olan 22.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
İkame araç bedeli olan 3.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 22.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Yasası gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.616,09 TL nisbi karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL nisbi harç ve değer arttırım nedeniyle alınan 440,00 TL tamamlama harcı ile 80,70 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.036,09 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketi bu tutarın 880,46 TL'lik kısmından olmak kaydıyla)
Davacı tarafından işbu dava nedeniyle sarf edilen harç gideri olan 647,80 TL yargılama aşamasında yapılan posta, tebligat bilirkişi giderlerinden oluşan 781,20 TL ile 400,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 1.829,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi bu tutarın 1.596,89 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla)
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/2 md. gereğince hesaplanan 23.658,20 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi bu tutarın 20.658,20 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla)
Zorunlu arabuluculuk kapsamında davacı vekilinin arabuluculuk görüşmelerine katıldığı ancak görüşmelerin olumsuz sonuçlandığı anlaşılmakla, talep doğrultusunda AAÜT m.16/2-c gereği tayin olunan 2.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan ancak sarf edilmeyen gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde taraflara re'sen iadesine,
Davalı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ödenen istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Şirketi'ne verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.