T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1988
KARAR NO : 2025/880
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2022
NUMARASI : 2021/451 E. 2022/807 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
DAVA TARİHİ : 29.06.2021
KARAR TARİHİ : 02.06.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02.06.2025
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.10.2022 tarih 2021/451 E. 2022/807 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, 04.04.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını, müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, hasar ve değer kaybı tazminatı ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, hasar dosyası açıldığını ancak hasar ve değer kaybı taleplerinin karşılanmadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 50,00 TL hasar bedeli ve 50,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 09.052022 tarihli ıslah dilekçesi ile hasar bedeline ilişkin dava değerini 9.150,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirketin poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olarak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, kusur durumunun uzman bilirkişilerce tespiti gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, trafik uzmanı ve makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ün kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, davacının kazaya etken bir davranışının bulunmadığı, davacıya ait araçta 9.150,00 TL tutarında hasar meydana geldiği, onarım işleminden sonra araçta herhangi bir değer kaybının meydana gelmeyeceğinin tespit edildiği, davacının dava açmadan önce ZMMS genel şartlarındaki gerekli evraklar eksik olduğu halde sigorta şirketine başvurduğu, davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısı sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren temmerrüde düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 9.100,00 TL hasar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, değer kaybı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece davalının bu yönde bir iddiası olmamasına karşın, eksik evrakla başvuru yapıldığı gerekçesiyle temerrüt oluşmadığı kabul edilerek dava tarihinden ve gerekçesi açıklanmaksızın avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmekle kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kurgu hasarlardan müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, kazanın kurgu olması sebebiyle hasar talebinin reddedildiğini, aracın ekspertizi için servise gidildiğini, sağ arka çamurluk, ön tampon, ön panel, sol ön çamurluk, sol şasi ucun, ön alt traversden hasarlı olduğunun tespit edildiğini, karşı araç fotoğrafları incelendiğinde bu kadar küçük bir darbenin talep sahibi araca bıraktığı ufak sürtme iziyle aracın savrulamayacağı kanaati oluşarak yapılan araştırmalar neticesinde kazanın kurgu olduğu sonucuna ulaşıldığını, mahkemece aldırılan kusur raporunu kabul etmediklerini, kabul anlamında gelmemek kaydıyla, sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca başvuru konusu kazadan kaynaklı istem bakımından ZMMS Genel Şartları dikkate alınarak yargılamaya devam edilmesi ve hüküm kurulması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedeli ile değer kaybının kazaya sebebiyet veren karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle hasar bedeli tazminatı isteminin kabulüne, değer kaybı tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, trafik kazası tespit tutanağında yer alan sürücü beyanları ve düzenlenen basit krokideki işaretlemelere göre davacıya ait aracın kaza nedeniyle sağ arka yan bölümünden ve sol ön -yan bölümünden hasarlı durumda olması gerektiği, değişecek parçaları ve uygulanacak işçilikleri gösteren liste incelendiğinde aracın değişmesi gerekecek parçalarının motor alt travers, sol salıncak, sol ön amortisör, sol akson, sol podya sacı, viraj demiri, ön tampon, ön tampon demiri, far tesisatı, soğutma fan tesisatı olduğu, aracın sol ön ve yan bölümünü yolun solundaki beton bariyerlere çarpması neticesinde meydana gelen hasarın sayılan parçaların değişmesiyle giderileceği, sağ arka yan bölümüne aldığı darbeye bağlı oluşan hasarın ise parça değişimine gerek olmadan onarım yoluyla giderileceği, araçta meydana gelen hasarın giderim bedelinin yedek parça, ve işçilik olmak üzere KDV dahil 9.150,00 TL olduğu, araçta kaza nedeniyle değer kaybı meydana gelmediği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına, bilirkişi raporundaki tespitlere göre kaza ile hasarın uyumlu olduğunun anlaşılmasına, davalı tarafça sigortalanan aracın hususi otomobil olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesinin isabetli olmasına göre, davalı vekilinin maddi tazminat tutarına ve faiz türüne ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir.
Ne var ki, 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Eldeki davada, davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı gözetilerek temerrüt tarihi belirlenip temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. Dosyadaki belgelere göre davacının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi tespit edilememiş olup, davalı sigorta şirketi tarafından ekspertiz incelemesinin 13.04.2020 tarihinde yapıldığı, bu tarihten itibaren davalı sigorta şirketi tarafından 8 gün içinde ödeme yapmadığı anlaşılmakla, 8 günlük ödeme süresinin dolduğu 22.04.2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi isabetli değildir. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.10.2022 tarih 2021/451 E. - 2022/807 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın KISMEN KABULÜ ile 9.100,00 TL hasar tazminatının temerrüt tarihi olan 22.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, değer kaybı isteminin reddine,
Alınması gerekli 621,62 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 59,30 TL karar ve ilam harcı ve 155,41 TL ıslah harcının mahsubu ile 406,91 TL bakiye miktarın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin alınan karar ve ilam harcı, 155,41 TL ıslah harcı, 1.750,00 TL bilirkişi ücreti ve 45,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.069,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 md. uyarınca 9.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
1320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 621,62-TL'den peşin alınan 160,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 461,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70-TL başvurma harcı, 27,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 247,70-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02/06/2025