T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1810
KARAR NO : 2025/766
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26.02.2019
NUMARASI : 2018/722 E. - 2019/252 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 08.05.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08.05.2025
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.02.2019 tarih 2018/722 E. - 2019/252 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpıştığını, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta maddi hasar ve değer kaybı oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak davalı şirketin ödeme yapmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL hasar bedeli ve 10,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 20,00 TL'lik değer kaybı zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 05.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 13.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, müvekkili şirketin sorumluluğunun gerçek zarar ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete sigortalı aracın sağa dönüş esnasında sağ arkadan gelen araç trafiğini kontrol etmeden arkadan gelen aracın geçiş yolunu kapatması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, aracın 2. el değerinin 31.000,00 TL ve sovtaj bedelinin 18.000,00 TL olduğu, aracın 2. el değerine göre hasar bedelinin %50'yi aşması nedeniyle pert total kabul edilmesi gerektiği, belirlenen sovtaj bedelinin düşülerek davacının isteyebileceği tazminat miktarının 13.000,00 TL olduğu, aracın pert kabul edilmesi nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, kazanın meydana gelişinde müvekkili sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, kazanın gerçekleşmesine ilişkin olarak hava durumu, yol şartları ve kazanın oluşumunu etkileyebilecek diğer hususların dikkate alınmadığını, kusur durumları belirlenirken taraflar arasındaki anlaşmalı tutanak tutulması ve hasar ile kazanın uyumluluğunun irdelenmesi anlamında keşif yapılması, böylece araç çarpma ve dönüş noktalarının değerlendirilmesi gerekirken sadece dosya üzerinden inceleme yapılmasının hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü’nün kusurunun bulunup bulunmadığının da ayrıca belirlenmesi gerektiğini, kusur durumunun tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden olay yerinde yapılacak keşif marifetiyle kusur raporu alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda hasar bedeli hesaplanırken parça fiyatları ile işçilik bedellerinin fahiş tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporunda da yer aldığı üzere, davacı tarafından aracın onarımı için çekilen servis ile servisin taşınması sebebiyle sağlıklı irtibat kurulamadığını, hasarın net tespiti için davacı ile de iletişime geçmeye çalıştıklarını, ancak herhangi bir sonuç elde edilemediğini, yapılan tespitlerde aracın pert total tespiti olacak şekilde büyük bir hasara uğramış olmasına rağmen davacı yana ait araçta sigortalı araca ait herhangi bir emareye rastlanılmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle ile davacının aracında oluşan zararın karşı aracın ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Toplanan deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur oranlarının ve hasarın benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, aracın ikinci el ve svotaj bedelinin piyasa rayiçlerine göre belirlenmesine, aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle pert kabul edilerek sovtaj bedelinin rayiç bedelinden indirilmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanmasına, hasar bedelinin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının, davalının ihbar yükümlülüğüne kasten ayrkı davrandığının ve tenzili muafiyet koşullarının oluştuğunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgeler, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 888,03 TL'den peşin alınan 223,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 665,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.