T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1433
KARAR NO : 2025/439
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2022
NUMARASI : 2014/704 Esas - 2022/274 Karar
DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali) (Hasımlı)
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2025
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/04/2022 tarih 2014/704 Esas 2022/274 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, davalı tarafından İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2005/7229 nolu dosyasında ... Kantinine izafeten ... borçlu gösterilerek icra takibine başlanıldığını, şikayet yoluna başvurulması üzerine İzmir 7. İcra Mahkemesinin 2006/378 E. 2006/388 K. sayılı ilamı ile icra takibinin iptaline karar verildiğini, ancak alacaklı vekili tarafından iptal edilen takip dosyası üzerinden ayrıca bir takip yapılmadan bu kez ...na ödeme emri gönderildiğini, bu nedenle İzmir 7. İcra Mahkemesinin 2006/453 E. -446 Karar sayılı kararı ile ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, icra takibine konu 0072597 seri nolu çekin de içinde bulunduğu toplam 59 çek hakkında ... Müdürlüğüne kaybolduğu konusunda bilgi verildiğini, davacı ...nın çeklerle ilgili olarak iptal davaları açtığını, davaya konu çeke davalının hamil olduğu anılan icra takibi nedeniyle öğrenilmiş olduğundan, bu çekin istirdadı için iş bu davayı açtıklarını, ... ... Askeri Savcılığının 2006/21 E, 2006/101 K. Nolu iddianame ve görevsizlik kararı ile dava dışı ..., ... isimli kişiler zimmet suçu işleyerek 59 adet çekin zimmete geçirilmesi, 4 adet çekin ve 47.388,29 TL kantin nakip parasının zimmete geçirilmesi olayına yönelik zincirleme olarak ihtilasen zimmet suçuna iştirak etmek ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı ...nden çıkarılma, zararın zincirleme olarak ödenmesi cezalarına çaptırıldığını, soruşturma konusu olayda suçun işlendiği yer İzmir olduğundan sivil sanıklar hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/13257 hazırlık evrakı ile soruşturmanın sürdüğünü, davalı bakanlığın davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava konusu çekin çalıntı olduğunu iddia ederek, 25.05.2005 tarihli, 0072597 nolu 16.980 TL'lik çekin davalıdan geri alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, dava konusu çekin çalıntı bir çek olmayıp, imzaya yetkili kişiler tarafından imzalandığını, müvekkilinin davaya konu çeki alacaklı olduğu dava dışı ...'dan aldığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, çekin müvekkilinden geri alınmasının mümkün olmadığını, davacı tarafça icra takibine konu çek bedeli ödendikten sonra çeki imzalayan kişilere karşı rücu davası açılması gerektiğini savunarak davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği, Türk Ticaret Kanunu'nun 598. maddesi gereğince ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması davalının çeki iktisabı için yeterli olduğu, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğunun bulunmadığı, dava konusu çekte de mevcut ciro silsilesi içerisinde bir kopukluk bulunmadığı, ciro silsilesinde ismi geçen keşideci, lehtar ve cirantaların kaşe ve imzaları sahte olsa bile davalının yetkili hamil durumunda olduğu, davalı tarafın ancak kötü niyetle çeki iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacağı, davacı tarafça davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ispatlamaya elverişli bir delile dayanılmadığı, davacı tarafça lehtar hakkında suç duyurusunda bulunulduğuna dair dosyaya herhangi bir beyan sunulmadığı, tanık deliline dayanılmadığı, davalının kötü niyetini veya kusurlu olarak çeki aldığını gösterir resen gözetilecek başkaca bir husus tespit edilemediği; İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/84 Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış ise de, anılan dosyada davalı ...'nin taraf olarak bulunmadığı, dosyada dava dışı ...'nin, ...'ın ve çek lehtarı ...'ın sanık olarak yargılandıkları, bu dava sonucunda ... ve ... hakkında ret kararı verildiği, ...'ın ise beraatine karar verildiği, dosya sanıklarından ...'ın kötü niyetli olarak temin ettiği dava konusu çekin de içerisinde bulunduğu çok sayıda çeki serbest piyasada çek kırma olarak anılan keşide tarihinden önce bedelinden düşük bir şekilde üçüncü kişilere para karşılığı vererek çekin piyasaya girişini sağladığı, ...'tan sonra ciro silsilesinde yer alan cirantaların ve davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak çeki iktisap ettiklerini gösterir bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davanın çek istirdadı davası olması nedeniyle tazminata hükmedilmesinin mümkün olmaması nedeniyle davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalının üzerine düşen araştırma yükümlüğünü yeri getirmediğinden iktisabında kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, ... Bankası Lefkoşe Şubesince ...na tahsis edilen dava konusu çekin de aralarında bulunduğu 59 adet çekin zimmete geçirilmesi ve keşide edilerek piyasa sürülmesiyle ilgili olarak ... Askeri Mahkemesinin 2013/546 E., 2014/89 K. sayılı kararı ile asker sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini; ceza yargılamasında ... ...nca "...", "..." ya da ... ile mal/hizmet alışverişi yapılmadığı, dolayısı ile bu firmalar adına hayali olarak çek kesildiğinin tespit edildiğini, önceki ciranta ...'ın kötü niyetli olarak temin ettiği dava konusu çekin de içerisinde bulunduğu çok sayıda çeki serbest piyasada çek kırma olarak bilinen keşide tarihinden önce bedelinden düşük bir şekilde üçüncü kişilere para karşılığı vererek çekin piyasaya girişini sağladığının mahkemenin de kabulünde olduğunu, çeklerde keşide yerinin Lefkoşe olup çekler üzerinde ... yasasına tabi olduğuna dair şerh bulunduğunu, davalının çekin rıza dışı elden çıktığını bilmemesinin mümkün olmadığını, keşide yeri Lefkoşe olan çeki alacağına karşılık aldığını iddia eden davalının bu durumu sorgulamamasının gerçekçi olmadığını, davalı tarafın alacağına karşılık çeki ...'dan aldığını iddia ettiğini, ancak alacak ilişkisini doğrulayan belgeleri dosyaya sunamadığını, mahkemece bu yönde araştırma yapılmadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak davanın reddine karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da, hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup, aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır.
Somut olayda dava konusu çekin keşidecisinin davacı kurum, dava dışı ...'ın (...) lehtar ve birinci ciranta olduğu, bu kişinin çeki dava dışı ... firmasına ciro ettiği, bu firma tarafından çekin dava dışı ...'a ciro edildiği, bu kişiden de davalıya ciro edildiği, davalının çeki bankaya ibraz ettiği anlaşılmaktadır. İspat yükü davacıda olup ciro silsilesi doğru olan çekin davalı tarafından alınması eylemi nedeniyle davalıya ağır kusur veya kötü niyet atfedilemeyeceği, aksinin davacı tarafça ispatlanmadığı kanaatine varılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinafa başvuran davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025