T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1546
KARAR NO : 2025/492
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23.06.2022
NUMARASI : 2020/645 Esas 2022/647 Karar
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat
KARAR TARİHİ : 20.03.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20.03.2025
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.06.2022 tarih 2020/645 Esas 2022/647 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacının 10/12/2019 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile mülkiyeti dava dışı sigortalı ...'ye ait ... plakalı aracı kullanan dava dışı ..., dönüş ve sollama yasağı olan yolda U dönüşü yaparken çarparak 8 gün yoğun bakımda kaldığı, kol, ayak ve kaburgasında kırıklar oluştuğu, 26/02/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak bir sonuç alınamadığını belirterek davacının uğradığı maddi zararın giderilebilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, kazaya karışan aracın müvekkil şirket nezdinde ekte ZMMS poliçe ile sigortalı olduğunu, ihbar üzerine müvekkil şirket tarafından aktüerden rapor alındığını, TRH2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulundan meslekte kazanma gücü kaybı konusunda rapor alınması gerektiğini, tazminat tutarları belirlenirken davacının kask takmayarak zararın artmasına neden olduğu gözetilerek BK 44. maddesi uyarınca davacı tarafça kask takılmadığından müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, davanın kabulü halinde işbu dava öncesinde davalı şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini, aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren Yargıtay kararında da belirtildiği üzere ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/375 sayılı soruşturma dosyası, bu dosyada alınan kusur raporu, davacının yıllık gelir vergi beyannameleri, olay yeri krokisi, Ege Üniversitesi'nden alınan maluliyet raporu ve trafik bilirkişinin 02/12/2021 havale tarihli kusur raporunda sürücü ... trafik kazasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/1-A maddesini, 47/1-C maddesini ve 84/1-J maddesini ihlal ettiği değerlendirilmiş olup tüm dosya içeriğine göre oluşa uygun kusur durumu mahkemece takdiren %75 olarak değerlendirildiği, sürücü ...'ın Karayolları Trafik Kanunun 52/1b maddesini ihlal ettiğinden kusur durumu mahkemece takdiren %25 olarak değerlendirildiği, uzman doktor ve aktüerya bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, kusur durumu da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, 25/03/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda tazminat alacağı için davacının aylık gelirinin yazılı delillerle ispatlanamadığı öne sürülerek asgari ücret üzerinden ve tanık beyanlarında ifade edilen aylık 8-10 bin TL'lik gelir yönünden iki farklı hesaplama yapıldığını, bağımsız çalışan kişilerin gerçek kazançları belgelere yansımıyorsa, meslek kuruluşlarından veya ticaret odalarından ne kadar kazanç elde edebileceklerinin sorulması gerektiğini, ilk derece mahkemesince müvekkilinin yaşı, mesleği, kıdemi, kazanın meydana geldiği tarihte mesleğini sürdürdüğü gibi kriterler göz önünde bulundurularak tanıkların davacının kaza tarihinde aylık 8-10 bin TL kazanç elde ettiğine yönelik beyanlarına itibar etmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince bu yönde bir araştırma yapılmadığını, ilgili meslek odalarına müzekkere yazılması yönündeki taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, bu sebeple de eksik inceleme kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı sigorta vekili, davacının müterafik kusuru nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılmamasının hatalı olduğunu, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini (kask ve koruyucu tertibat) alıp almadığının tespitinin gerektiğini, davacının gerekli önlemleri almayarak zararın oluşmasına ve zararın artmasına müterafik kusuru ile katıldığını, müterafik kusur indirimi yapılmadığını, tespit edilen maluliyet oranının olması gerekenin üzerinde olduğunu, maluliyet raporları arasında çelişki doğduğundan maluliyet tespiti için dosyanın Adli Tıp 3.İhtisas Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini, asgari ücret baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosunun ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, kararda esas alınan raporda TRH 2010 mortalite tablosu sıfır faiz uygulandığını, ilgili raporun kabulünün mümkün olmadığını, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanmasının gerekli işbu giderlerden davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacıda oluşan cismani zararın ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davalı sigorta şirketince davacının kask ve koruyucu tertibat takmadığı gerekçesiyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, davacının yaralanmasının baş bölgesinden olmadığı, davacının maluliyetinin kaza tarihinde uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre tespit edilmesinde ve tazminat hesabında TRH 2010 hesap tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, bu itibarla davalı sigorta vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, diğer taraftan bilirkişi raprunda SGK kayıtları ile davacı tarafça Vergi Dairesine sunulan beyannameler dikkate alınarak davacının gelirinin hesaplandığı, davacı tarafça kazancının asgari ücretin üzerinde olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, tanık beyanlarının tek başına dikkate alınamayacağı, bu itibarla kazancının asgari ücretin üzerinde olduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı yönündeki yerel mahkeme gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 537,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 15.154,75 TL'den peşin alınan 3.788,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.366,05-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.