T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1513
KARAR NO : 2025/508
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/05/2022
NUMARASI : 2020/108 Esas - 2022/390 Karar
ASIL DAVADA
BİRLEŞEN İZMİR 7. ATM 2021/95 ESAS SAYILI DOSYASINDA
ASIL DAVA TARİHİ : 11/02/2020
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 12/02/2021
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2025
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/05/2022 tarih 2020/108 Esas 2022/390 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Asıl davada davacı vekili, sürücü ... idaresinde bulunan ve ... adına kayıtlı olup, davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde kaza tarihi itibarıyla Z.M.M.S poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın sürücü ... idaresinde bulunan müvekkili ... adına kayıtlı ... plakalı araca tam kusurlu çarparak müvekkilinin aracının hasarına sebebiyet verdiğini, İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014724 D. İş nolu dosyasında yaptırılan tespit sonucu verilen raporda hasar bedeli 218,400-TL hasardan kaynaklanan değer kaybı 10.000-TL. tespit edildiğini, belirtilen bu hasara ilişkin bilirkişi raporu ile davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden açılan hasar dosyası kapsamında hasar tazmin edilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014724 D. İş nolu dosyasında yapılan 700-TL giderler ve 606-TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiline kara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İzmir 7.ATM'nin 2021/95 esas sayılı dosyasında davacı vekili, davalı borçlu tarafından İMMS poliçesiyle sigortalı, olan ... ve kaza tarihindeki sürücüsü ...’ın sevk ve idaresinde olan“...” plakalı aracın maliki olan müvekkilin kaza tarihindeki sürücüsü ...’ın sevk ve idaresindeki “...” plakalı araca çarpmasıyla müvekkilin maliki olduğu araçta yüksek maddi hasarın meydana geldiğini kusurlu aracın davalı tarafından kaza tarihini kapsayacak şekilde İMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, müvekkili açısından meydana gelen gerçek zarar bedelinin 60.000,00- TL olarak hesaplandığını,kaza tarihi itibariyle araç başına düşen ZMMS teminat limitinin 36.000,00- TL olması dolasıyla müvekkil aracındaki hasar zorunlu trafik sigortacısının ödemesi gereken yasal limitin aştığını bakiye 24.000,00-TL‘nin davalıdan tazminini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve zarar nispetinde poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur ve zararın ispata muhtaç olduğunu, davacının talepleri zaman aşımına uğradığı dikkate alınması gerektiğini, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan öncelikle görev itirazında bulunduklarını, huzurdaki dava, dava şartı mahiyetindeki sigortacıya başvuru usulünün eksik evrakla yapılması nedeniyle yerine getirilmemiş olup iş bu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin belirsiz alacak davası olarak yöneltilebilmesi hukuken mümkün olmadığını, talep edilen tazminat bedeli sigorta genel şartları hükümlerine aykırı olup fahiş miktarda olduğunu, tazminat talebi katma değer vergisi dahil olarak istenemeyeceğini, ayrıca davaci tarafından talep edilen hasar tazminatı ile ekspertiz ücreti de sıgorta şartları genel hükümlerine aykırı olup fahiş miktarda olduğunu, müvekkil şirket yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, iş bu davanın müvekkil şirket sigortalısı ...'na ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Birleşen İzmir 7.ATM 2021/95 esas sayılı dava yönünden davalı sigorta şirketi beyan dilekçesinde özetle; İMMS sigortacısı olarak bu poliçeden dolayı mecburi mali mesuliyet sigortası teminatı üstünde kalan ve bu nedenle trafik sigortasınca karşılanmayan kısım yönünden poliçede yazılı azami miktar kadar ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olmak kaydı ile sorumlu oldukları, bilirkişi incelemesi yapılarak araç sürücülerin kusur durumlarının tespiti ile araçtaki gerçek zarar miktarının özellikle aracın geçmiş hasar kayıtları doğrultusunda aracın ikinci el piyasa değeri de tespit edilerek belirlenmesini, davalı şirkete TTK hükümlerine göre herhangi bir hasar başvurusunda bulunmadığını, sigortalının %100 asli ve tam kusurlu oluşunun kabul etmediklerini, davacıya ait aracın kazaya yakın bir tarihte üç ay öncesine ait başka çok ciddi hasarlı kazasının bulunduğunu, buna ilişkin hasar kayıtlarının celp edilmesini ve toplanan delillere göre emsal Yargıtay kararları da dikkate alınarak ATK, Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetinden yada İTÜ otomotiv bölümü gibi bir kurumdan yeniden rapor aldırılmasını ve nihayetinde haksız şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile hasar bedeli tazminatı talebini 36.000,00-TL'ye yükselterek, 36.000-TL hasar bedelinin davalıdan temerrüt tarihi olan 20.03.2019'dan itibaren işleyecek avans (ticari temerrüt) faizi ile tahsiline, AAÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk vekalet ücretinin ve İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/24 D.iş dosyası kapsamında takdir edilen 606-TL vekalet ücreti ve 700-TL yargılama giderinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalı aracın ZMMS poliçesi düzenleyen sigortalı sigorta şirketine karşı açılan davada bilirkişi raporu ile davacıya ait araçta meydana gelen hasarın belirlendiği buna göre; dava konusu davacıya ait araçta 218.400-TL hasar meydana geldiği, aracın kazadan önceki ikinci piyasa rayiç değerinin 130.000-TL olduğunun, aracın hurda değerinin 70.000-TL olduğunu, buna göre araçtaki hasarın kazadan önceki rayiç değerinin %50 sinden fazla olması nedeniyle araç pert-total kabul edilerek araçtaki hasarın 60.000-TL olarak kabul edilmesi gerektiği, davacıya ait araçtaki toplam hasarın 60.000-TL olduğu, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe teminat limitinin 36.000-TL olduğu, davacının ek dava ile İzmir 7.ATM'sinin 2021/95 esas sayılı dosyası ile davalı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına karşı, 24.000-TL alacak istemiyle dava açıldığı, birleşen dosya davalı sigorta şirketince aracın İMMS poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, bu nedenle davacıya ait araçta belirlenen ve ZMMS poliçe limitini aşan 24.000-TL hasardan kaynaklanan tazminattan birleşen davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu anlaşıldığından Asıl dava yönünden davanın kabulüne; 36.000-TL hasardan kaynaklanan maddi tazminatın dava tarihi olan 11/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/95 esas sayılı dosyası yönündende; davanın kabulüne; 24.000-TL hasardan kaynaklanan maddi tazminatın dava tarihi olan 12/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili,birleşen dosya yönünden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, faiz türü ve temerrüt tarihi yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile asıl ve birleşen davaların kabulüne, temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Asıl dava ZMMS birleen dava ise İMMS kapsamında araç hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K )
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. (Yargıtay 17.HD'sinin 2019/1797 E-2020/8207 K sayılı kararı)
Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. Sayılı ilamı )
Somut olayda, davacı tarafça dava tarihinden önce sigorta şirketlerine yazılı olarak başvuruda bulunulduğu, asıl dosyada davacı tarafça yapılan başvurunun davalıya 04.03.2019 tarihinde ulaştığı ve 8 iş günü içinde ödeme yapılmadığından 15.03.2019 tarihi itibariyle temerrüt gerçekleşmesine karşın, yerel Mahkemece kabul edilen tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabet bulunmadığı, davacı vekilinin yöndeki istinaf talebinin yerinde olduğu, ancak kazaya karışan karşı aracın hususi olduğu, bu nedenle asıl alacak yönünden yasal faize hükmedilesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.3.4.1. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 1427/2. maddesine göre, sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde genel ve özel şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. Bu sürenin sonunda ödeme yapılmaması halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD 16.03.2023 tarih ve 2022/9410 E. 2023/3897 K.; 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K.) .
Dosyada davacı tarafın davalı ... sigorta şirketine yapılan başvurunun şirkete 09.10.2020 tarihinde ulaştığı, temerrüt tarihinin hasar ihbarından sonraki 45 gün sonrası olarak belirlenmesi gerekirken mahkemece dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi isabetli olmamıştır. Davalı vekilinin bu nedene ilişkin istinaf itirazı yerindedir. Bu şekilde mahkemece temerrüt tarihi yerine dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde ve birleşen dava dosyasında davanın kabulüne karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabet bulunmamakta ise de, iş bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/05/2022 tarih 2020/108 Esas 2022/390 Karar Sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre;
2-Asıl davanın kabulü ile; 36.000-TL hasar bedelinin (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 15.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Birleşen davanın kabulüne; davacının ZMMS poliçesi limiti dışında kalan bakiye 24.000 TL hasar bedelinin (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 26.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Asıl dava yönünden,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.459,16-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 54,40-TL ve 613,10-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 667,50-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.791,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 54,40-TL peşin harç, 613,10-TL ıslah harcı, 54,40 TL başvurma harcı, 351,00-TL posta masrafı ve 900,00-TL bilirkişi ücreti ile İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/27 D.İş sayılı dosyasında yapılan 700,00-TL gider ve 606,00-TL vekalet ücretinden oluşan toplam 3.278,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Birleşen dava yönünden,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.639,44-TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 409,86-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.229,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 24.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 409,86-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı, 300,00-TL ek bilirkişi ücreti ve 26,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 795,16-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Asıl dava ve birleşen dava yönünden tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 441,40-TL (220,70x2) istinaf yoluna başvurma harcı ve 58,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 499,90-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.