T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1297
KARAR NO : 2025/310
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/06/2022
NUMARASI : 2017/1375 E. 2022/539 K.
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 21.02.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21.02.2025
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.06.2022 tarih 2017/1375 E. 2022/539 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, 16/09/2016 tarihinde davalı ... şirketinin maliki, davalı ...'nın sürücüsü, diğer davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kaza sonrası yapılan ölçümde davalı sürücünün 0,31 promil alkollü olduğunu, davacı asilin yaralanması nedeniyle İzmir 4 ASCM'nin 2017/364 Esas sayılı dosyasında davalı sanık ...'nin hapis cezasına mahkum edilerek hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğradığı ayrıca yine müvekkilinin üniversite öğrenimini 6 ay süre ile dondurmak zorunda kaldığı ve yeniden ücret ödemek zorunda kaldığı belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren (sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla) ile 50.000,00 TL manevi tazminatın sürücü ve işletenden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 03/04/2022 tarihli ıslah dilekçesinde;geçici iş göremezlik tazminat tutarının 1.335,65 TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminat tutarının 135.082,21 TL'ye artırılarak toplam 136.417,86 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili, ... Sigorta A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça KTK 97 anlamında usulüne uygun başvuru yapılmadığı, kusur ve maluliyet durumunun netleştirilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik talebinin 6111 sayılı yasa gereği sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmadığı, olayda davacı asilin maluliyetinin oluşmadığı, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle sigortalının kusurunun ve kusur ile maluliyet arasındaki illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın esastan da reddini istemiştir.
Davalı ... ve .....A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar biçimde dava dışı ... Sigorta nezdinde kaskolu olduğu, kasko poliçesinde maddi ve manevi ayrım olmaksızın sorumluluğun bulunduğu, adı geçene davanın ihbar edilmesi gerektiği, olayda davacı yayanın asli kusurlu olduğunun ceza dosyası kapsamında belirlendiği, yayanın çarpışma noktasına yakın mesafede 2 adet yaya geçidi olmasına rağmen taşıtlara ayrılan ve yayanın geçmesi yasaklanan taşıt yoluna çıktığı için asli ve tam kusurlu olduğu, müvekkilinin kısa mesafede hız limitlerini aşar bir seviyeye çıkmasının mümkün olmadığı, müvekkilinin çarpma sonrasında 60 metre mesafede ancak durabildiği yönündeki beyanı gerçeği yansıtmadığı, kaza sonrasında trafik akışının sağlanabilmesi için daha müsait olan 60 metre ileriye çekildiği, davacının geçici ve kalıcı maluliyeti ispatlaması gerektiği, ayrıca maluliyeti ile kaza arasındaki illiyet bağının da ispatlanması gerektiği, okul kaydının dondurulması ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığı, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davacının toplamda 136.417,86 TL tazminat sürekli ve geçici işgörmezlik alacağının hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin 310.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davalı sigorta şirketinin geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.335,65 TL geçici iş göremezlik ve 135.082,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 136.417,86 TL tazminatın davalı sigorta yönünden dava tarihinden diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, manevi tazminat yönünden ise; kazanın oluş şekli, kusur durumu dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... .. A.Ş.'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği, tahkikat aşamasında davacı vekilince eğitim ücreti talebinden feragat edilmesi karşısında, mükerrer öğrenim ücretinin tazminine yönelik talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Sigorta vekili; hesaplamaya esas alınan maluliyet oranının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışı hallerden olduğunu, bu sebeple kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Kuruluna sevk edilmesi gerektiğini, davaya konu trafik kazasında sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin ilgili poliçede belirlenen teminat tutarlarından yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, SGK'ya yazı yazılarak öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması gerektiğini, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, başvuru sahibinin uğradığı maluliyet oranının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dosyaya sunulan raporun tarih itibariyle yönetmeliğe uygun olmadığını, raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığı için, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olması gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılması halinde bu hesapta özürlülük ölçütüne göre belirlenmiş maluliyet oranı ve asgari ücretin baz alınarak, TRH-2010 Mortalite Tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, yürürlükteki genel şart hükümleri gereğince geçici bakıcı, tedavi ve geçici işgöremezlik tazminatı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazimnat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 - 2022/9633). Bununla birlikte 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasındaki dönem itibarıyla çalışma gücündeki kayıp oranının en az %60'ın altında kalması halinde 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerekecektir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K)
Açıklanan nedenlerle; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişisi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe uygun olarak maluliyet oranının tespit edilmiş olmasına, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat miktarının hesaplanmış olmasına, tazminatın sigorta poliçesi kapsamı dışında kaldığının kanıtlanamamış olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Sigortanın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... Sigorta yönünden istinaf karar harcı olan 11.026,46-TL'den peşin alınan 2.756,61-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 8.269,85-TL'nin davalı ... Sigortadan tahsiline,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı ... Sigortanın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.