T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1275
KARAR NO : 2025/359
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24.03.2022
NUMARASI : 2016/1176 Esas 2022/330 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
DAVA TARİHİ : 04.10.2016
KARAR TARİHİ : 27.02.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27.02.2025
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.03.2022 tarih 2016/1176 Esas 2022/330 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM ile İMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların oluşan zararı karşılaması gerektiğini, sigorta şirketince yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile asıl davada 1.000,00-TL maddi birleşen davada 30.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmeni talep ve dava etmiş, asıl davada maddi tazminat talebini ıslah ile 1860,91-TL olacak şekilde artırmıştır.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, dava konusu kazaya karışan aracın davalı nezdinde trafik poliçesiyle sigortalı olduğunu, davalının şirket sigortaladığı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere zarardan sorumlu olacağını, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacının tedavi süresince yaptığı ulaşım giderleri dolaylı bir zarar olup sigorta şirketinin dolaylı zararlardan sorumlu tutulması mümkün olmadığını, kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep görülmüştür.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, dava konusu kazaya karışan aracın davalı nezdinde İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, bu poliçede yer alan teminat ise olay tarihi itibarıyla cari olan Trafik poliçesi teminat limitinin bittiği yerden trafik poliçesini aşan bir zararın varlığı halinde devreye girceğini, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, manevi tazminat talebinin poliçe limitlerine dahil edilmediğini,kusur ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, olayın oluşumunda davalı sürücü ... % 100 oranında asli ve tam kusurlu davacı motosiklet sürücüsünün ise kusursuz olduğu, davacıda trafik kazası nedeniyle sürekli maluliyet oluşmadığı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 12 gün olduğu, kazaya neden olan aracın malikinin ...'un kazadan önce 13.01.2013 tarihinde vefat ettiği, davaya ... mirasçılarına karşı devam edildiği, aracın davalı ... Sigorta şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile kaza tarihi itibariyle ölüm-sakatlık halleri ve tedavi giderleri bakımında şahıs başına 290.000,00-TL limitle sigortaladığı, davalı ... Sigorta A.Ş şirketinin ise ... plakalı aracı 30.11.2015 - 30.11.2016 tarihleri arasında genişletilmiş kasko sigortası poliçesi ile sigortaladığı davalı ... sigorta şirketi ZMMS sigortacısı olarak KTK.nın 85 ve 91. Maddeleri uyarınca, davalı sürücü ...'un TBK 49'a göre, davalı ... mirasçılarının işleten olarak 2918 sayılı yasanın 85. Maddesi uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, olay nedeniyle davacının 470,98-TL geçici iş göremezlik bedeli, 608,93-TL bakım masrafı, 100,00-TL tedavi masrafı ve 680,00-TL ulaşım masrafı olmak üzere toplam 1.859,91-TL maddi tazminat alacağı bulunduğu, davacı lehine 5.000,00-TL manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, takdir edilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, daha fazla miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini, belitilerek; kararın kaldırlması talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS ile İMMS kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan diğer davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen poliçe kapsamında ihtiyari mali mesuliyet klozu ile manevi tazminatın ayrıca teminat altına alınmamış olması nedeniyle trafik kazası nedeni ile davacıların oluşan manevi zararından davalı işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki mirasçıları ile araç sürücüsü, sürücünün kusuru oranında sorumludur.
3. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin ( manevi zararın )giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeni ile davacının manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Anılan ilke ve esaslar çerçevesinde davacının maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık takdir edilen manevi tazminat makuldür.
4. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70-TL'nin davacıdan tahsiline,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.