T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1078
KARAR NO : 2025/133
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/12/2021
NUMARASI : 2020/726 E. 2021/1124 K.
BİRLEŞEN İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/127 E. SAYILI DOSYASINDA;
ASIL VE BİRLEŞEN DOSYANIN
DAVANIN KONUSU : Tazminat
ASIL DOSYADA
DAVA TARİHİ : 25.12.2020
BİRLEŞEN DOSYADA
DAVA TARİHİ : 26.02.2021
KARAR TARİHİ : 29.01.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29.01.2025
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.12.2021 tarih 2020/726 E. 2021/1124 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL DAVA : Davacı vekili, 01.09.2020 tarihinde, müvekkiline ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarptığını, karşı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/93 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdıklarını, müvekkilinin aracında 29.763,23 TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, 13.10.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine mail yoluyla başvuru yapıldığını, ancak davalının cevap vermediği gibi ödeme yapmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL hasar tazminatının sigorta şirketinin süresinde ödeme yapmayarak temerrüde düştüğü 29.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline tespit dosyasında hükmedilen 755,00 TL vekalet ücreti ile 1.000,00 TL yargılama giderinin yargılama gideri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP : Davalı vekili, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden dolayı sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını, davacının aracının sanayiye götürülür götürülmez tamirci kişiler tarafından hasarlı olarak 135.000,00 TL'ye satın alındığını, davacı tarafından talepten feragat edildiğinden müvekkili şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, aracın satılması nedeniyle araç üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığını, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, asıl davaya konu trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybına istinaden kısmi dava olarak şimdilik 10,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinin süresinde ödeme yapmayarak temerrüde düştüğü 13.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, hükme esas alınan 08.11.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafça sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün etken olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta, yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam KDV dahil 26.573,60 TL hasar meydana geldiği, ayrıca araçta 10.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kabulüne 26.563,00 TL hasar bedeli tazminatının 09.11.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının 13.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacının değer kaybı talebi ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yargılama yapılmış olduğunu, kesin hüküm itirazlarının değerlendirilmediğini, iş bu dava ile 14.000,00 TL değer kaybı tazminatının 12.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kabulüne karar verildiğini, karara müvekkili şirket tarafından itiraz edilmişse de İtiraz Hakem Heyeti'nin 26.05.2021 tarihli kararı ile itirazların reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, karar neticesinde müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin 2021/16857 E. sayılı dosyası nezdinde ilamlı icra takibi başlatıldığını, 04.11.2021 tarihinde 14.000,00 TL değer kaybı ve fer'ileri ile birlikte toplamda 22.675,35 TL'yi icra dosyasına ödediklerini, kesin hüküm nedeniyle değer kaybı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken itirazlar dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının talebinden feragat ettiğinden müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının aracını satması nedeniyle müvekkili şirket tarafından araç üzerinde rizikoya istinaden herhangi bir inceleme yapılamadığını, davacının ödeme ve feragate ilişkin beyanı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda hesaplanan hasar tazminat bedelinin fahiş olduğunu, müvekkilinin tespit masraflarından sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedeli ve değer kaybının karşı aracın ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Asıl dava yönünden yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, davacı tarafa ait ... plakalı araçta, yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil toplam 26.573,60 TL hasar meydana geldiği tespit edilmiş olup; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince asıl davaya ilişkin verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı ... A.Ş. vekilinin asıl davaya yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.
Birleşen davaya yönelik istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde; Tahkim, tarafların aralarındaki uyuşmazlığın çözümlenmesi için yaptıkları anlaşma çerçevesinde, devlet tarafından denetlenen, kararları kesin hüküm teşkil eden ve mahkeme kararları gibi icra edilebilen özel bir yargı faaliyetidir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Yargılama Yasası'nın hükümleri, sigortacılıkta tahkim hakkında da kıyasen uygulanır" denilmesine göre, 6100 sayılı HMK'nın "Tahkime" ilişkin hükümlerini sigortacılık tahkiminde de geçerli saymak gerekir.
HMK'nın 303. maddesine göre kesin hüküm "1-Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. 2-Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder,..." denilerek tanımlandığı gibi, şartları düzenlemiştir. İlgili düzenleme ile şekli anlamda kesinlik, maddi anlamda kesinliğin ön şartı olarak kabul edilmiş, maddenin devamında ise; bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesini, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve son olarak dava konularının aynı olması şeklinde belirlenen üç şarta bağlamıştır. Kesin hüküm, öncelikle hükmü veren mahkeme de dâhil olmak üzere bütün mahkemeleri bağlar. Bir hüküm maddi anlamda kesinleştikten ve hangi tarafın ne yönde haklı olduğu tespiti yapıldıktan sonra artık tüm mahkemeler, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanılarak, aynı dava konusu hakkında verilmiş bulunan kesin hüküm ile bağlıdırlar. Bunun sonucunda; aynı dava yeniden incelenemeyeceği (kesin hüküm itirazı) gibi, aynı konuya ilişkin yeni dava, önceki davada verilmiş olan kesin hüküm ile bağlıdır (kesin delil). (Yargıtay HGK 2017/2-2291 E. 2020/845 K.)
Somut olayda, davacı tarafından istinafa konu birleşen dava açılmadan önce davaya konu kaza sonucu aracında oluşan değer kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 11.05.2021 tarihli 2021/20975 Karar sayılı kararı ile başvurunun ıslah edilen tutar üzerinden kabulüne, 14.000,00 TL değer kaybı tazminatının 12.11.2020 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalının karara itiraz edilmesi üzerine 02.08.2021 tarih 2021/24570 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararı ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen ve itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti kararı ile kesinleşen karar ilam mahiyetinde olup, uyuşmazlığın taraflarının, konusunun ve talep sonucunun aynı olması nedeniyle birleşen dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği sonucuna varılmakla; mahkemece HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince birleşen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin yargılama sırasında bu yöndeki savunmaları dikkate alınmadan yazılı şekilde birleşen davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli 2020/726 E. 2021/1124 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
a-Asıl davanın KABULÜ ile, 26.563,00 TL hasar bedeli tazminatının 09.11.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.814,51 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 622,71 TL olmak üzere toplam 677,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.137,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 md göre hesap edilen 26.563,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yatırılan 2 adet tebligat gideri 38,00 TL, 6 adet elektronik tebligat gideri 33,00 TL, 2 adet müzekkere gideri 42,00 TL ve bilirkişi ücreti 1.500,00 TL olmak üzere toplam 1.613,00 TL yargılama giderinden asıl dava için yapıldığı kabul edilen 1.171,00 TL'lik kısmı, ayrıca asıl dava için yatırılan 453,63 TL peşin ve ıslah harcı ile 54,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.679,06 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Birleşen davanın kesin hüküm nedeniyle HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
492 Sayılı Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücreti Tarifesinin 13/2 md uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından birleşen dava yönünden yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davalının ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29.01.2025