T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/830
KARAR NO : 2024/2101
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2022
NUMARASI : 2020/326 Esas - 2022/51 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/01/2022 tarih 2020/326 Esas 2022/51 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili, 23.03.2019 tarihinde davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu ve dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Bozkuş Köyü istikametinden Uşak istikametine seyir halinde iken virajda hakimiyetini kaybetmesı neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacı kazada ağır yaralanmış olup geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, araçta yolcu konumunda olan davacının kusuru olmadığını, ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibari ile geçerli ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketinin sigortalı aracı olduğunu, kaza ile ilgili Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/5891 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yürüttüğünü, trafik kazası sonucu davacının kazada yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ile sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacı doğması nedeni ile HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirtilen talebin arttırım hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 5.000TL kalışı iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gider tazminatı olmak üzere toplam 6.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi itibari ile işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 06.08.2021 tarihli değer arttırım dilekçesi ile 5.000,-TL olarak belirttiğimiz sürekli sakatlık tazminatı talebini 360.000,00-TL kalıcı iş göremezlik zararı, 500,00-TL geçici iş göremezlik zararı ve 500,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 361.000,00-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının davasını kabul etmedikleri kaza ile ilgili davadan önce davalı şirkete müracaat edildiğini, 5591822-0 nolu hasar dosyası açıldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi, davacı tarafından açılan hasar dosyasına gönderilen evrakların eksik olması nedeni ile başvuru incelemesi yapılmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortanın kusuru oranında olduğunu, kişi başına 360.000.00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı davalı şirket poliçeli, aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğuna dair delil sunamadığını, bilirkişi marifeti ile kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davacının olay tarihi itibari ile faiz talebinin yasal dayanaktan yoksun olup dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğunu, davacı yolcu ...'ın kazanın oluşumunda affedilecek herhangi bir hatası ve kural ihlali görülmediğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunun 913 sayılı 27.04.2021 tarihli raprorunda davacı ...'ın tibbi iyileşme süresinin 18 ay olduğunu, kalıcı iş göremezlik derecesinin olay tarihindeki yaşına göre %75 rapor tarihindeki yaşına göre %76 olduğunu, davacının geçici maluliyet tazminatının 55.759,17 TL, kalıcı maluliyet tazminatının 1,780,58.-TL olarak hesaplandığını, hesaplanan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatları toplamının, kaza tarihindeki ZMSS teminat limiti olan 360.000,00 TL'sini aştığını, bu nedenle davalı sigorta şirketinin 360.000,00 TL teminat limiti ile sorumlu olabileceğini, sigorta tazminatının 18.07.2019 tarihinde muaccel hale geldiğini, yaralanan ...'ın hak ettiği 18 aylık geçici iş göremezlik tazminatının 42.766,62 TL olduğunu, %69.8 maluliyet oranından sürekli iş göremezlik tazminatının 840.507,97 TL olduğunu, bakıcı giderinin 39.598,72 TL olduğunun hesaplandığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe 360.000 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 360.000 TL olduğunu faiz başlangıcının 18.07.2019 olduğunu, SGK Uşak Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 18.08.2020 tarihli yazısında; ...'a geçici iş göremezlik ödemelerinin olduğu belirtilmiş ve dosyaya kazandırılmış olsa da dosya içerisindeki belgelerin okunamadığından geçici iş göremezlik zararından bu ödemelerin rücu edilebilir kısmı düşülememiş olduğunu, raporun ...'ın meslekte kazanma gücündeki azalma oranının %76 ve geçici iş göremezlik süresinin 18 ay olarak kabul edilerek hesaplanmış olduğunu ancak dosya içerisinde yer alan E.Ü. Adli Sağlık Kurulu tarafından 21 .10.2021 tarih ve 2347 sayılı adli sağlık kurulu raporunda; ...'ın meslekte kazanma gücündeki azalma oranının %69,8 olarak ve geçici iş göremezlik süresinin 18 ay olarak kabulünün uygun olacağının belirtildiğini, önceki raporda SGK kayıtlarına göre davacının 2019/2. ay brüt ücretinin 2.881,46 TL olduğu belirtilerek 2019 yılı net asgari ücret olan 2.020,90 TL ye oranının 1,4258 katı olduğu hesaplanmış olduğunu ancak davacının brüt ücreti ile yine brüt asgari ücretin oranlanması gerekirken brüt ücretin net asgari ücrete oranlanması sonucunda gelirin yüksek çıkmasına ve bu sebeple tazminat tutarının da yüksek çıkmasına neden olduğunu, davacı vekili tarafından harçlandırılmış dilekçesi ile dava değerini 361.000 TL'ye arttırdığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, toplam maddi tazminat alacağı olarak sigorta şirketinin limiti de nazara alınmak suretiyle 360.000 TL nin müraacat tarihi olan 18/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, 22/05/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunun 913 sayılı 27.04.2021 tarihli raporunda; davacı ...'ın tıbbi iyileşme süresinin 18 ay, kalıcı iş göremezlik derecesinin olay tarihindeki yaşına göre %75 rapor tarihindeki yaşına göre %76 olduğunu, E.Ü. Adli Sağlık Kurulu tarafından 21.10.2021 tarih ve 2347 sayılı Adli Sağlık Kurulu raporunda ise ...'ın meslekte kazanma gücündeki azalma oranı %69,8 olarak ve geçici iş göremezlik süresinin 18 ay olarak kabulünün uygun olacağının belirtildiğini, 21.10.2021 tarihli rapora göre ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %10 artırma %10 iskonto uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada ise davacının geçici maluliyet tazminatının 55.759,17 TL, %69.8 maluliyet oranından sürekli iş göremezlik tazminatının 840.507,97 TL olduğu, bakıcı giderinin 39.598,72 TL olduğunun hesaplandığını, İDM tarafından kusur indirim sebeplerinin değerlendirilmemiş olduğunu dosya kapsamında alınan maluliyet raporlarının hepsinde davacının maluliyet oranı farklı hesaplandığını, 20/04/2021 tarihli raporda %65 maluliyet, 02/07/2021 tarihli raporda %75-76 maluliyet, 21/10/2021 tarihli raporda ise %69,8 maluliyet oranı hesaplandığını, maluliyet oranı hususunda kesin bir kanaat oluşmadan dosyanın aktüerya bilirkişine gönderildiğini ve tazminat kalemlerinin hesabı yapıldığını, davacı adına çelişkiye yer olmayan bir şekilde maluliyet oranlarının hesaplanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 'geçici iş göremezlik' ve 'bakıcı giderleri' yönünden sona erdiğini, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmesi gerektiğini, poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmayan ve SGK tarafından ödendiği bildirilen tazminat kalemleri yönünden davalı aleyhine hüküm tesis edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin geçici taleplerin zararı yönünden sorumluluğunun bulunmaması ve TRH 2010 Ulusal Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmaması ve maluliyet oranı hususunda dosya kapsamında alınmış olan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmesini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Katılma yoluyla istinafa başvuran davacı vekili, davalı şirket vekili istinaf dilekçesi ile İDM'ce sigorta şirketinin teminat limitinin 360.000-TL olduğu kabul edilerek dava konusu taleplerin kısmen kabulü ile fazlaya (geçici bakıcı ve geçici iş göremezlik zararına) ilişkin taleplerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ZMSS kişi başına sağlık giderleri teminatı (360.000-TL) kapsamında karşı yan sigorta şirketi sorumlu olduğundan, poliçe teminat limitinin 360.000-TL olduğu gerekçesiyle fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, aktüer bilirkişice geçici bakıcı gideri zararı hesaplanmışsa da İlk Derece Mahkemesi ilamına esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre tanzim edilen 05.10.2021 tarihli Adli Tıp Kurulu Ek raporunda davacının %69,8 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, 18 ay süre ile geçici iş göremez olduğu ve sürekli bakıma ihtiyaç duymadığı yönünde görüş bildirildiğini, raporda davacının yargılama konusu kaza sebebi ile geçici olarak kaç ay süre ile bakıcı ihtiyacı olduğu hususunun değerlendirilmediğini, 05.10.2021 tarihli Adli Tıp Raporu ile davacının geçici bakıcı ihtiyaç süresinin tespit edilmemiş olması sebebiyle, İDM'ce davacının talep edebileceği bakıcı gideri zararının tespiti amacıyla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan bakıcı ihtiyaç süresine ilişkin ek rapor alınması ve buna göre hüküm kurulması gerekirken bu yönde rapor alınmaksızın bakıcı ihtiyacı yönünden taleplerinin de reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacının geçici bakıcı ihtiyaç süresi hususunda ek rapor alınarak buna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet ve kusur raporlarında yer alan aleyhe hususların kabul edilmeyip, tüm yasal haklarının saklı kalmak kaydıyla, dava dosyası kapsamında maluliyet ve kusur oranları, hesaplama yöntemi, hesaplamaya esas alınan hayat tablosu vs. hususlarında değişiklik olması halinde, kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların da dikkate alınması gerekeceğinden yeniden yapılacak yargılama kapsamında haklarının saklı tutulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, 23.03.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanan yolcunun maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davanın kısmen kabulü ile toplam maddi tazminat alacağı olarak sigorta şirketinin limiti de nazara alınmak suretiyle 360.000 TL nin müraacat tarihi olan 18/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
23.03.2019 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile Uşak-Bozkuş istikametine köy yolu üzerinde seyir halinde iken olay mahalli virajlı yol bölümüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, İlk derece mahkemesince ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 24/05/2021 tarihli kusur raporunda meydana gelen kazada davalı taraf sürücüsü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti, meskun mahal dışı, iki yönlü köy yolunu takiben seyredip, olay mahalli tehlikeli virajlı yol bölümüne geldiğinde, yola gereken dikkatini vermeyerek, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamayarak, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermeyerek sevk ve idare hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışı kalması sonucu meydana gelen olayda davalı taraf sürücüsü ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve olayın oluş şekline uygun nitelikte tanzim edildiği görülmüştür.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. - 2022/9633 K.)
Somut olayda; davacının maluliyet durumunun tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 21/10/2021 tarihli raporda davacı ...'ın 23/09/2019 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak değerlendirildiğinde trafik kazasına bağlı birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin engellilik oranın %69,8 olarak bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 ay kabulünün uygun olacağı, şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, işbu raporun olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınmak suretiyle düzenlendiği görülmekle davalı sigorta vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
Davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin incelenmesinde; trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (Kapatılan 17. H.D) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D. 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K).
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, aktüerya raporunda bilinmeyen dönem için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metodunun ve TRH 2010 Yaşam Tablosunun uygulanması isabetlidir.
Yine 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesi'nin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. (Yargıtay 4. H.D 10.03.2022 tarih 2021/12001 E, 2022/4532 K ve 24.03.2022 tarih 2021/22793 E, 2022/5790 K sayılı kararları). Davalı sigorta vekilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Katılma yoluyla istinafa gelen davacı vekilinin istinaf nedenlerinin irdelenmesinde; 23.03.2019 tarihinde meydana gelen olay sonrasında yaralanan ...'ın hak etmiş olduğu 18 aylık geçici iş göremezlik tazminatının 42.766,62 TL olduğu, 69.8 maluliyet oranından sürekli iş göremezlik tazminatının 840.507,97 TL olduğu, Bakıcı giderinin 39.598,72 YTL olduğunun hesaplandığı, davaya konu ZMMMS poliçesinin tetkikinde, ölüm ve sakatlık teminat limitinin 360.000 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limitleri dahilinde kabul göreceği, poliçede ayrı kalemler halinde belirtilen limitlerin poliçede belirtilen hususları kapsadığı, ayrıca Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 21/10/2021 tarihli raporda davacı ...'ın 23/09/2019 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak engellilik oranın %69,8, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 ay, yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği görülmeklee davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir.
Öte yandan SGK Uşak Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 18.08.2020 tarihli yazı cevabında, ...'a geçici iş göremezlik ödemelerinin olduğu belirtilmiş ve dosyaya kazandırılmış olsa da dosya içerisindeki belgeler okunamadığından geçici iş göremezlik zararından bu ödemelerin rücu edilebilir kısmının düşülemediğinin alınan bilirkişi raporunda belirtilmesine karşın hesaplanan tazminat tutarı ve poliçe limiti dikkate alındığında bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran taraf vekillerinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 24.591,60 TL'den peşin alınan 6.147,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.443,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.