T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/812
KARAR NO : 2024/2117
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14.03.2022
NUMARASI : 2021/201 E. - 2022/230 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 12.12.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12.12.2024
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.03.2022 tarih 2021/201 E. - 2022/230 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalının davacı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif ile alışverişinin bulunduğunu, Kooperatif Yönetim Kurulu tarafında davalının borçlarına borç senedi alınmasına karar verildiğini, takibe konu alacağın dayanağı olan 20.04.2012 tanzim ve 31.10.2012 vadeli, 20.698,53-TL bedelli borç senedi düzenlendiğini, senedin vadesi gelmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının haksız yere borca ve ferilerine itiraz etmesi sonucunda takibin durduğunu, belirterek; davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, alacağının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı, Torbalı Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı kooperatifin üyesi olduğunu, kendisinin çiftçi ve pamuk üreticisi olup her yıl hasat ettiği pamuk mahsulünü davacı kooperatife teslim ederek bu şekilde mahsup işlemi ile borcun ödendiğini, 8 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra alacağın talep edildiğini, kooperatifin Torbalı'daki faaliyetini durdurduğunu, kooperatif başkanının kendisine borcunun olmadığını bildirdiğini, davalı borcu bulunmadığını, borcu olmadığına dair yemin edebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibinin 20.04.2012 tarihinde düzenlenen, 31.10.2012 vade tarih ve 20.698,53 TL bedelli borç senedine dayandığı, sözü edilen senedin ise 19.04.2012 tarih ve 29 sayılı yönetim kurulu kararına göre düzenlendiği, 3965 nolu ortak ...'nin imzasını taşıyan borç senedinin ibraz olunduğu, 1. maddesiyle kooperatife olan borcunu en geç 31.10.2012 tarihine kadar ürün teslim etmek suretiyle veya naklen ödemeyi, 2. maddesiyle, senet bedelinin 31.10.2012 tarihine kadar ödenmesi halinde, tanzim tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreç için yıllık %30 faiz uygulanmasını, 3. maddesiyle, senet bedelinin vade tarihinden sonra ödenmesi halinde, vade tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreç için anapara ve faiz toplamından oluşan borca yıllık %40 oranında temerrüt faizi uygulanmasını kabul ve taahhüt ettiği, 19.04.2012 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısında, gündemin 3. maddesinde alınan kararın borçlu ortak kefilin arazisi üzerine konulan ipoteğin kaldırılması ile ilgili olup, 3965 nolu ortak ...'nin, 01.08.2011 tarihi itibariyle 12.179,21-TL olarak hesaplanan borcunun 12.03.2012 tarihinde 8.094,00-TL, 11.04.2012 tarihinde 1.500,00-TL, 12.04.2012 tarihinde 2.540,00-TL, 19.04.2012 tarihinde 2.500,00-TL, 20.04.2012 tarihinde olmak üzere toplam 16.134,00-TL tahsil edildiği, ayrıca 17.04.2011 tarihli dilekçelerle ortaklıktan ayrılmak istediklerini bildiren 5 ortağın çıkışı yapılarak, 3.160,45-TL tutarındaki sermaye alacaklarının, borçlu ortağın hesabına aktarılmasıyla, ... adına yapılan tahsilat miktarı 19.294,45-TL'ye ulaştığı, ... adına 19.294,45-TL ödenmekle, anapara borcunun tamamının kapatıldığı, ilaveten faiz borcuna karşılık da bir miktar ödeme yapıldığı, bu nedenle 3965 nolu ortak ...'ye kefil olan 4673 nolu ortak ...'ın arazileri üzerine konan ipoteğin kaldırılması için Kooperatif avukatı ...'e yetki verilmesine, kalan 20.698,53 TL'lik borç için 3965 nolu ortak ...'den yeni bir senet alınmasına oybirliği ile karar verildiği, davalı ...'nin, davacı kooperatifin ortağı olduğu taraflarca kabul edilmekte ve bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, 19.04.2012 tarih ve 29 sayılı yönetim kurulu kararına göre, 2012/Mart ve Nisan aylarında davalı ...'den, toplam 16.134,00-TL tahsil edildiği ayrıca davalıya kefil olan ve ortaklıktan ayrılmak isteyen ..., ..., .., ... ve ...'nın sermaye alacakları olan toplam 3.160,45-TL'nin ...'nin borcuna mahsup edildiği, böylece ...'deki alacağın 19.294,45-TL'sinin tahsil edildiği, yapılan tahsilatlardan sonra ...'nin 20.698,53-TL faiz borcunun kaldığının taraflarca kabul edildiği, bu borç için 20.04.2012 tarihinde, 31.12.2012 vade ve 20.698,53-TL bedelli senet düzenlendiği, ...'nin senetteki imzaya ve senet borcuna itiraz etmediği, senet borcunun davalının beyanlarına nazaran senet bedelinin kooperatife teslim ettiği ürün bedellerinden mahsup edilmek suretiyle tahsil edildiği, ancak senedin düzenlenmesinden sonra gerçekleşen ürün teslimi ile ilgili herhangi bir belge ibraz edilmediği, dava konusu icra takibinde talep edilen asıl alacak, 20.04.2012 tarihinde düzenlenen, 31.10.2012 vade tarihli senet bedeli olup, 20.698,53-TL ancak dava konusu icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı 23.698,95-TL ise de, 19.04.2012 tarih ve 29 sayılı yönetim kurulu kararında, 20.698,53 TL'nin tamamının faiz borcu olduğunun açıkça belirtildiği, 19.04.2012 tarih ve 29 sayılı yönetim kurulu kararında, anapara borcunun tamamının ödendiği, hatta faiz borcuna karşılık da bir miktar ödeme yapıldığı, davalının itirazında senedin hukuki değerini yitirmiş bir senet olup takip dayanağının ortadan kalktığını, aradan 8 yıl geçtikten sonra bu senede dayanılarak icra takibi başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirttiği, takibe dayanak teşkil eden bir adet 20.698,53-TL tutarındaki 20/04/2012 tanzim tarihli borç senedinin vade tarihinin 31/10/2012 tarihi olup davaya konu icra takibine ise 19/12/2019 tarihinde girişilmiş olduğu, öte yandan bilirkişiye verilen yerinde inceleme yetkisi nedeni ile kooperatif merkezinde inceleme yapılması amacıyla gidilmesine rağmen davacının işbu defter ve kayıtları ibraz etmediği, davacı kooperatifin bu bağlamda dava konusu alacağını ispatlayamadığı belirtilerek; davanın reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalının, davacı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatifle mevcut alışverişten kaynaklanan borcu bulunduğunu, kooperatif yönetim kurulu kararı ile davalının borçlarına yönelik borç senedi alınması kararlaştırılarak takibe konu alacağın dayanağı olan 20.04.2012 tanzim ve 31.10.2012 vadeli 20.698,53-TL bedelli bir borç senedin düzenlendiğini, senedin vadesi gelmesine rağmen davalının borucunu ödemediğini, raporun hükme esas alınamaycağını, yeniden rapor alınması gerektiğini, davalının senet borcuna itirazı olmadığını, senet borcunu ürün satarak ödediği şekilde mahsuplaştıkları savunduğunu, ıspat külfetinin davalı üzerinde olduğunu, davalının zamanaşımına yönelik bir def’i de bulunmadığını, davaya konu alacak zamanaşımına uğramadığını, dava konusu alacağın genel zamanaşımı olan 10 yıllık süreye tabi olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, bonoya dayalı genel haciz yolu ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; takibe konu 20.04.2012 düzenlenme 31.10.2012 vade tarihli bonoya karşılık davalının süresinde zamanaşımı definde bulunmasına, söz konusu bono yönünden TTK'nin 778/1-h maddesi ile delaleti ile TTK'nin 749. maddesinde ön görülen üç yıllık zamanaşımı süresinin (31.10.2015) takip tarihi olan 19.12.2019 tarihi itibariyle dolmasına, takip tarihi itibariyle kambiyo senetleri bakımından öngörülen sebepsiz zenginleşme karinesi için aranan bir yıllık sürenin (31.10.2016) de geçmesine, bu nedenle bononun kambiyo vasfını yitirmesine, zamanaşımına uğrayarak kambiyo senedi vasfını kaybeden ancak imzası inkar edilmeyen bononun temel borç ilişkisi bakımından 6100 sayılı HMK'nın 202. Maddesi kapsamında (yazılı) delil başlangıcı teşkil etmesine, zamanlaşımına uğrayan söz konusu bono nedeni ile davacının ancak temel ilişkiye dayalı olarak alacak talebinde bulunabilecek olmasına, ancak; Kooperatifler Hukukundan kaynaklanan ve kooperatif ile üyesi arasındaki ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda uygulanması gereken 6098 sayılı Kanun'un 147/4 üncü maddesi (mülga 818 sayılı Kanun md. 126/4) uyarınca ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklardan kaynaklanan uyuşmazlıklar için öngörülen beş yıllık zamanlaşımı süresinin de (31.10.2017) geçmiş olmasına, ( Yargıtay HGK'nın 15.05.2024 tarih ve 2023/6-256 E. 2024/237 K.) davalının temel ilişkiye dayanan alacağının da zamanaşımına uğramış olması nedeni ile davalıdan talepte bulunulamayacak olmasına göre; netice itibariyle ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3. Davanın reddi kararı sonuç itibariyle doğru olmakla birlikte yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken İDM tarafından benimsenen gerekçede hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, benimsenen gerekçe yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmasına, gerekçesi değiştirilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.03.2022 tarih 2021/201 E. - 2022/230 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere gerekçesi değiştirilerek yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 1.117,30-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 689,70-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.