T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/832
KARAR NO : 2024/2119
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16.11.2021
NUMARASI : 2017/1222 E. - 2021/843 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 12.12.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12.12.2024
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.11.2021 tarih 2017/1222 E. - 2021/843 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, Davacının ... markasının franchising sözleşmesine istinaden kullandığını, bu kullanımın kırmızı renk ikonla app store, google play gibi uygulamalarla kullanıcıya sunulduğunu, davalının da başka bir şekilde ... uygulaması yaparak davalı aleyhine haksız rekabete neden olduğunu, belirterek; haksız rekabetin tespitine, menine, durdurulmasına, şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 3.000,00-TL manevi tazminatının davalından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... markasının franchising sözleşmesine istinaden kullandığını, bu kullanımın kırmızı renk ikonla app store, google play gibi uygulamalarla kullanıcıya sunulduğunu, davalının da başka bir şekilde ... uygulaması yaparak müvekkili aleyhine haksız rekabet yaptığını belirtmiş, haksız rekabetin tespiti ve men' i ile bu kapsamda ilgili uygulamanın işleyişinin tamamen durdurulmasına, haksız rekabet sebebiyle şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 3.000,00-TL manevi tazminatının davalından tahsilinin talep edildiği, davalının yapmış olduğu uygulama ile 6102 sayılı yasanın 55 ve devamı maddelerine göre haksız rekabet yaptığı, bu sebeple haksız rekabet oluşturan eylemlerin internet ve sosyal medya üzerinden durdurulması gerektiği, davacının maddi zararının tespit edilemediği ve ayrıca davacı tarafından da maddi zararın varlığına ilişkin kayıt ve delillerinin mevcut olmadığı, manevi tazminat verilmesini gerektiren haksız rekabet durumlarının mevcut olmadığı belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, bilirkişi raporunda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, uygulamanın bizzat davalı tarafça geliştirildiğini, uygulamanın geliştirilmesine ve hizmete sunulmasına basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli araştırmaları yapmayan davalı şirketin davacının müşterilerine kalitesiz hizmet sunulmasına ve bu şekilde müşteri çevresinin azalmasına; muhtemelen üçüncü kişilerin de davacıya ait işletme adına teslimatta bulunarak haksız kazanç elde etmesine sebebiyet verdiğini, maddi tazminat yönünden bir sonraki yılda bir önceki yıla nazaran daha az zarar edilmiş olmasından hareketle herhangi bir maddî zararın mevcut olmadığı sonucuna varması hatalı olduğunu, her ne kadar maddi tazminat miktarına ilişkin tespit yapılamamış olsa bile hakimin olayların akışını ve zarara göreninin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemesi gerektiğini, kararda yeterli gerekçeye yer verilmediğini, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davalı şirketin 05.12.2016 tarihinde faaliyete başladığını, davada davacı olması gereken şirketin ise ... Şirketi olduğunu, bu şirketin ise 13.05.2016 tarihli İzmir Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek faaliyetine başladığını, adresinin ... Mah. ... Bulv. ... ... Kule Cad No .../... ... ... olduğunu, bu iki şirketin iki ayrı tüzel kişilik olarak iki ayrı şehirde kurulduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerini reddederken, bu istemlerin kaynağı olan haksız rekabetin varlığını kabul ediliğini, rakiplik ilişkisinin doğabilmesi için, davacı ve davalı müvekkilin aynı iş kolunda faaliyet göstermesi gerektiğini, davacının dönerci olmadığını, haksız rekabet şartlarının da oluşmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hakkına dayalı haksız rekabetin tespiti, men'i, erişimin engellenmesi, maddi tazminat istemine istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Davacının dayandığı franchise sözleşmesinde ... markasının davacıya ait iş yerinde kullanılacağı kararlaştırılmış olup ... ibaresinin marka değerinin bululuğu izahtan varestedir. Davacı tarafıça davalının haksız rekabete neden olacak şekilde ... markasının kırmızı renk ikonla app store, google play gibi uygulamalarla kullanıcıya sunularak ticari faaliyette bulunulduğun belirtilmesi karşısında iddianın ileri sürülüş şekline göre davacının haksız rekabet iddialarını esasen marka hakkına dayandırdığı anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı SMK.'nın 156. maddesi gereğince marka hakkında dayalı davalara bakmakla görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olup ihtisas mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup bu konudaki delillerin takdirinin ihtisas mahkemesine aittir. (Yargıtay 11. HD'nin 2006/2500 E.- 2007/6194 K., 2016/5599 E.-2017/3243 K. ve 2015/1462 E.-2016/1410 K, Yargıtay 20. HD'nin 2006/1984 E. 2006/3635K. )
3. Usul Hukuku açısından görev, bir yargı yerinin davanın konusu yönünden yetkili olması durumudur. 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi gereğince Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Genel anlamda bir mahkemenin görevi, belirli bir davaya, dava konusunun niteliği veya değerine göre o yerdeki aynı yargı koluna ait ilk derece mahkemelerinden hangisi tarafından bakılabileceğini belirtir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 sayılı Kanun'un 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesine göre ise dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden (resen) gözetilir. Diğer taraftan görevsiz mahkeme davanın esası hakkında karar veremez.
4. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; eldeki davaya konu uyuşmazlıkta davaya bakmakla görevli mahkeme İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olup İDM tarafından görevsizlik nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde yargılamaya devam edilek, davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
5. Kabule göre de; Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Bu çerçevede; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu da yukarıda açıklanan ilkeler ışığında yetersiz olup marka hakkına dayalı haksız rekabetin tespiti yönünden İDM tarafından dosyanın bilişim ve gıda konularında uzman sektör bilirkişilerinin de bulunduğu fikiri mülkiyet alınanda uzman teknik bilirkişilerden oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınarak, inceleme, karşılaştırma yapılmak suretiyle teknik inceleme eksikliği tamamlandıktan ve bu yöndeki itirazlar karşılandıktan sonra oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek tarafların her bir talebini karşılayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesince görevli olmamasına rağmen davaya bakmış olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Tarafların istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.11.2021 tarih 2017/1222 E. - 2021/843K. sayılı sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince RESEN KALDIRILMASINA
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.