T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/123
KARAR NO : 2024/1765
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/09/2023
NUMARASI : 2022/206 Esas - 2023/671 Karar
DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan(Alacak)
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/10/2024
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2023 tarih 2022/206 Esas - 2023/671 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin eski bayisi olan ... San.Tic.Şti'nin davalı bankadan talebi üzerine 03.09.2014 tarihli, 018755 seri numaralı 200.000,00TL bedelli teminat mektubunun davacı Kooperatif lehine düzenlendiğini, bu teminat mektubunun süresinin 03.09.2015 tarihinden 02.09.2015 tarihine kadar uzatıldığını, dava konusu teminat mektubunun aslının dava dışı ... Ltd.Şti. tarafından 16.02.2016 tarihinde bankanın Gümüş Pala Şubesine iade edildiğini, müvekkillerinin ebki bayisi olan dava dışı ... Ltd.Şti'nin bayilik sözleşmesinin feshinden sonra müvekkilinin bayisinden doğan 240.000,00 TL alacağının tahsili amacıyla 16/02/2016 tarihinde davalı bankanın Tire Şube Müdürlüğüne tüm teminatların nakde çevrilmesi için müracaat edildiğini, ancak bankanın müracaat konusu edilen 200.000,00 TL'lik teminat mektubu bakımından ödeme yapmadığını, Borçlu ... Ltd.Şti nin 018755 seri nolu teminat mektubunun kayıtlardan terkinini istediği ve teminatlarının çözülmesini talep ettiğini, tazmin için ya müşterinin onayı ya da yargı kararı gerektiğini bildirdiği, teminat mektubu aslının müvekkilerinin iradesi dışında elinden çıktığını, süresi geçmiş teminat mektubunun aslının herhangi bir hükmü olmayacağını, teminat mektubu aslının kambiyo senedi olmadığını belirterek 200.000,00 TL alacaklarının 16/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkili bankanın dava dışı firmanın talebi üzerine 03/09/2014 tarihli 018755 seri numaralı 200.000,00 TL bedelli teminat mektubunu davacı lehine olmak üzere düzenlendiğini, dava konusu teminat mektubunun aslının dava dışı firma tarafından 16/02/2016 tarihinde Gümüşpala Şubesine iade edildiğini, davacı tarafından 16/02/2016 ve 22/02/2016 tarihlerinde dilekçe ile Tire Şubesine başvurularak dava konusu teminat mektubu ile diğer iki teminat mektubu bedellerinin tahsilini talep ettiğini, dava dışı firma tarafından Gümüşpala Şubesine İzmir 6. Noterliğinin 26/02/2016 tarihli ve 2103 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek söz konusu teminat mektubunu bankaya iade ettiklerinden bahisle teminat mektubu karşılığı verdikleri teminatların çözülmesini talep ettiğini, davacı tarafından 02/03/2016 tarihli dilekçe ile Tire Şubesine başvurularak dava konusu teminat mektubunun tahsilinin talep edildiğini, Yargıtay uygulamalarına göre tazmin talebinde bulunulduğunda mektup aslının ibraz edilmemesi halinde mektubu veren bankanın tazmin için mutlaka müşteresinin yazılı onayını alması gerektiğini, oysa ki teminat mektubu aslının banka müşteresi dava dışı firma tarafından iade olunarak mektubun kayıtlardan terkini ile teminatların çözülmesi talebinde bulunduğunu, şu halde mektup bedelinin ancak dava dışı firmanın tazmin için yazılı muvafakat vermesi ya da kendileri tarafından alınacak yargı kararına istinaden nakde dönüştürebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kooperatif ve dava dışı şirket arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 05.01.2016 tarihinde feshedildiği, fesih işleminin akabinde davacı kooperatifin davalı bankaya başvurarak, davadışı eski bayisi ... Ltd.Şti.'den aldığı 03.09.2014 tarihli ve 200.000 TL tutarlı teminat mektubu bedelini talep ettiği, davalı bankaca teminat mektubu aslının borçlu tarafından bankaya ibraz edildiği gerekçesiyle ödeme yapılmadığı, davacı tarafça teminat mektubunun iradesi dışında elinden çıktığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, teminat mektubunun lehtarı dava dışı ... Ltd. Şti., muhatabı ise davacı kooperatif olduğu, teminat mektubunun muhatap, yani garanti verilen davacı tarafından bankaya iade edilmesi halinde davalı bankanın başkaca araştırma yapmayacağını, ancak teminat mektubunun muhatap yerine onu bir şekilde ele geçiren lehtar tarafından iade edilmiş olması nedeniyle bankanın ek araştırma yapması gerektiğini, lehtar tarafından mektubun iadesi için ibrazı halinde, teminat mektubunun muhatap kişide olması gerektiği düşüncesiyle muhatap ile bağlantıya geçilerek teminat mektubunun iadesine oluru olup olmadığı yönünde belge talep edilmesi gerektiğini, garanti ihtiva eden bir müessese olan banka teminat mektubunun muhatabın haklarını himaye ettiği, teminat mektubunun lehdarın sözleşmeye aykırılık ya da ifasızlık hallerine teminat oluşturduğu dikkate alındığında bankanın, henüz vadesi dolmadığı halde muhatap yerine lehdardan mektubu teslim aldığını, elinde teminat süresinin uzatıldığına dair yazı bulunan davacının talebinin yerine getirilmemesinin davacı kooperatifin zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davalı vekili, davaya konu teminat mektubunun lehtar tarafından müvekkili bankaya iade edilmesi nedeniyle davacının teminat mektubu bedelinin tahsili talebini karşılamanın hukuken mümkün olmadığını, teminat mektubunun müşteri/lehtar tarafından bankaya iade edilmesinin, muhatap ile lehtar arasındaki hukuki ilişkinin sona erdiğini ve teminat mektubunun iadesi ile bankanın yükümlülüğünün son bulduğunu gösterdiği, davacı teminat mektubunun elinden rızası dışında çıktığını iddia etmekte ise de; bu konuya ilişkin alınmış yargı kararı bulunmadığı gibi herhangi bir ihbarının da bulunmadığını, bu konuda davacının salt iddialarının teminat mektubu bedelinin tahsili için yeterli olmadığını, garanti sözleşmesi niteliği taşıyan banka teminat mektuplarında borcu üstlenmiş olan bankanın sorumluluğunu sona erdiren hallerden birinin de teminat mektubunun bankaya iade edilmesi olduğunu, teminat mektubunun verilmesi ile başlayan banka yükümlülüğünün, teminat mektubunun bankaya iade edilmesiyle sona erdiğini, davacının, bu mektubun elinden rızası dışında çıktığı yönünde bir iddiası ve yasal başvurusu bulunmadığı da gözetildiğinde bankanın iade edilen teminat mektubu nedeniyle sorumlu tutulmasının kanuna aykırı olduğunu, teminat mektubunun aslı ibraz edilmeden davacının tazmin talebinin karşılanamayacağını, Yargıtay uygulamalarına göre tazmin talebinde bulunulduğunda mektup aslının ibraz edilmemesi halinde mektubu veren bankanın tazmin için mutlaka müşterisinin yazılı onayını alması gerektiğini, doğrultusundadır..." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2008/8999E., 2010/451K. ; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/4904E., 2016/965K.)Yargıtay kararları da teminat mektubu aslının ibraz edilmemesi halinde tazmin talebinde bulunulamayacağını, talebin kabulü halinde ise bankanın sorumlu olacağını, Yargıtay kararlarına göre teminat mektubunun muhatap tarafından lehtara iade edilmesinin borcun ödendiğine karine olduğunu zira lehtar tarafından asıl borç ilişkisi kapsamında borcun muhataba ödenmiş olduğu durumda, muhatap tarafından teminat mektubunun aslı lehtara iade edildiğini, bu sebeple teminat mektubunun aslının bankaya ibrazının gerektiğini, yerel mahkemenin kabul gerekçesinde ki gibi "iade edilen teminat mektubu nedeniyle sorumluluğun ortadan kalkması için mektubu veren bankaya, muhatap ile bağlantıya geçilerek teminat mektubunun iadesine olurları olduğu" yönünde belge talep etme zorunluluğu getirilemeyeceğini, davacının teminat mektubunun elinden rızası hilafına çıktığına dair bir resmi başvurusu bulunmadığını, bu yönde mahkeme başvurusu veya alınan bir tedbir kararı bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE :Dava, banka teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davalı banka müşterilerinden dava dışı ... Ltd.Şti'nin talebi üzerine 03.09.2014 tarihli, 018755 seri numaralı 200.000,00TL bedelli teminat mektubunun davacı Kooperatif lehine düzenlendiği, dava konusu teminat mektubunun aslının dava dışı muhattap tarafından 16.02.2016 tarihinde bankaya iade edildiği ve İzmir 6.Noterliğinin 26.02.2016 tarihli ve 2103 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle söz konusu teminat mektubunun bankaya iade edilmesi nedeniyle teminat mektubu karşılığı verilen teminatların çözülmesinin talep edildiği, davacı tarafından da 02.03.2016 tarihli dilekçe ile dava konusu teminat mektubunun tahsilinin talep edildiği, bankaca teminat mektubu aslının iade edilmiş olması nedeniyle davacının talebinin yerine getirilmediği, söz konusu teminat mektubu bedelinin bankadan tahsili talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Banka teminat mektubu ile; banka (garanti veren) muhataba (garanti alan) karşı bir üçüncü kişinin (lehtar) fiilini taahhüt etmektedir. Banka teminat mektubu, temel ilişkide lehtarın muhataba olan borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi sonucunda muhatabın zarara uğraması ve dolayısıyla riskin gerçekleşmesi durumunda muhatabın bankaya müracaat ederek talepte bulunması halinde paraya çevrilebilmektedir. Buna göre normal şartlar altında teminat mektubunun, muhatabı tarafından risk gerçekleştikten sonra paraya çevrilmesi gerekir.
Diğer taraftan teminat mektubu bir kıymetli evrak olmadığından ve muhatabın ödeme talebine ilişkin olarak herhangi bir şekil şartı düzenlenmediğinden, muhatap mektubun aslını iade etmeden de tazmin talebinde bulunabilecektir. Mektubun kaybedilmesi, hatta lehtar tarafından iade edilmesi halinde dahi banka ile muhatap arasındaki garanti sözleşmesi ilişkisi devam edecektir.(Prof. Dr. Seza Reisoğlu, banka teminat mektupları uygulamalarında ortaya çıkan başlıca sorunlar)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yerel mahkemece, teminat mektubunun süresinden önce muhatap yerine onu bir şekilde ele geçiren lehtar tarafından teslim edilmiş olması nedeniyle, bankanın risk çıkışı yapmadan önce muhataba başvurarak mektubu bankaya iadesi için lehtara verdiğini ve teminat mektubunun iadesine olur verip vermediğini araştırması gerektiği yönündeki gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 13.662,00 TL'den peşin alınan 3.415,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.246,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.