T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/633
KARAR NO : 2024/1853
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2021
NUMARASI : 2019/127 Esas - 2021/1176 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2024
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2021 tarih 2019/127 Esas 2021/1176 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davalı sürücü ... idaresindeki davalı .... ne ... sayılı Z.M.M.S. (Trafik) poliçesiyle davalı ... adına sigortalı bulunan ... plakalı kamyon ile 30.03.2018 tarihinde 30-07/005 nolu otoyolun sağ şeridini takiben Bornova istikametinden Buca istikametine doğru seyrederken İzmir-Bornova ilçesi Işıkkent mevki 850m. ye geldiğinde önünde aynı istikamete sağ şeritte seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyona çarpmasıyla ... plakalı kamyonun sola yatık vaziyette devrilmesi, ... plakalı kamyonun ani şerit değiştirip en sağ şeritten orta şeride geçerek arka kısımlarına, aynı istikamette orta şeritte seyreden davacı ... sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı kamyon ön kısımlarıyla çarpıp oradan da yolun sağında bulunan bariyerlere çarparak durması sonucu meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, ... plakalı kamyon sürücüsü davalı ...’nin asli tam kusurlu olduğunu, davalı ... şirketine karşı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığından 2019/27933 nolu arabuluculuk dosyasının sonuçsuz kaldığını, azami poliçe limiti 66.000 TL. olan davalı ... şirketine 05.04.2018 tarihinde yapılan başvuruya istinaden 458041 numaralı hasar dosyası kapsamında davacıya, ... Bankası hesabı üzerinden 04.05.2018 tarihinde 36.000 TL. ödeme yapıldığını, kaza birden fazla araçlı olduğundan sigorta şirketinin sorumluluğu 300.000 TL ye kadar çıkabildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı aracında bu kaza nedeniyle oluşan şimdilik 1.500 TL. değer kaybı ve 1.500 TL. kazanç kaybı olmak üzere toplam 3.000 TL. maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilince 22/10/2021 tarihli ıslah dilekçesinin talep konusu kısmında değer kaybı talebini 500 TL arttırarak, toplam 2.000 TL'ye, kazanç kaybı talebini 4.500 TL arttırarak toplam 6.000 TL'ye yükselttiğini, alacak talebinin toplam 8.000 TL'ye yükseltildiğini, dilekçenin açıklama kısmında ise 1.500 TL kazanç kaybı talebini 2.000 TL'ye, 1.500 TL değer kaybı talebini 6.000 TL olmak üzere maddi tazminat talebini toplam 8.000 TL'ye yükselttiğini belirtmiştir.
CEVAP : Davalı ... şirketi vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 44622136 sayılı Z.M.M.S.(trafik) poliçesiyle sigortalı olduğunu teyit ettiklerini, davacı taraf sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığından yetkisizlikten davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından davalı şirkete yapılan başvuru üzerine açılan 458041-1 numaralı hasar dosyası kapsamında 36.000 TL araç hasar bedeli ödendiğini, davalı şirket nezdindeki trafik poliçesinde araç başına poliçe teminatı olan 36.000 TL nin tamamının ödenmiş olup poliçede teminat kalmadığından ve davalı şirket sorumluluğunu yerine getirmiş olmakla davanın reddine, yeni Trafik Sigortası Genel Şartlarının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dava konusu kazanın 30.03.2018 tarihinde gerçekleştiğinden trafik sigortası yeni genel şartları kapsamında olduğunu, yeni genel şartları uyarınca değer kaybı hesaplama yöntemi değiştiğini değer kaybı hesaplamasına yeni genel şartlar uyarınca hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davacının kazanç kaybı talepleri dolaylı zarar niteliğinde olduğundan poliçe teminatı dışında kaldığını, davalı şirketin faiz yönünden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek yetki yönünden davanın reddine, poliçe teminatı kalmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... adlarına usulüne uygun tebligatların yapılmasına karşın davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, aracın tramer kaydı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, araç hasar bedeline yönelik 04/05/2018 tarihinde ...'a 36,000 TL ödeme yapıldığına ilişkin belge, bilirkişi heyetinden alınan rapor, itiraz üzerine 21/05/2020 tarihli rapora itiraz üzerine Ankara Adli Tıp Kurumundan 24/02/2021 tarihli rapor alındığını, kamyoncular ve esnaf odasından günlük kira bedeline ilişkin 30/03/2021 tarihli, Ankara Adli Tıp Kurumundan 16/09/2021 tarihli rapor alındığını, davacı vekilinin 22/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ve tüm alınan raporlar, dosya içeriği, dosyaya gelen belgeler birlikte değerlendirilerek değer kaybının 2000 TL olduğunu, 1500 TL değer kaybının dava tarihinden ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile alınan bilirkişi raporlarında kazanç kaybının süresinin 15 gün olduğunu, şehirlerarası ortalama günlüğün 400-450 TL olduğunu belirtilmekle bu ücretin takdiren 400 TL olduğunu kabul edilerek, kazanç kaybı da dikkate alınarak davanın kabulüne, 1.500,00 TL değer kaybına yönelik tazminatın, dava tarihinden itibaren, 1.500,00 TL kazanç tazminatına yönelik tazminatın, dava tarihinden itibaren, tüm davalılardan tahsili ile, 500,00 TL değer kaybı ve 4.500,00 TL kazanç kaydının, ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme yaptığını, davalı ... şirketi tarafından davacıya 04.05.2018 tarihinde ödenmiş olan 36.000 TL aracın tamir masrafını değer kaybı olarak değerlendirdiğini ve davacı aleyhine eksik hesaplama yapıldığını, ilk derece mahkemesinin kazanç kaybıyla ilgili hesaplamada da yanılgıya düştüğünü, bilirkişi incelemelerinde davacının aracının tamir süresinin ortalama tamir süresi olarak değerlendirildiğini, 15 günlük kazanç kaybı karşılığı günlük 400 TL üzerinden hesaplama yapıldığını, aracın 57 gün tamir için serviste kaldığını, davacının kamyonuyla şehirlerarası taşımacılık yaptığını, şehirlerarası taşımacılıkta yakıt parası hariç günlük kazancın kaza tarihi itibariyle 1.000 TL'den aşağı olmadığını, ilk derece mahkemesinin kararına dayanak yapmış olduğu 16.09.2021 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, raporda değer kaybı hesaplamasının hangi bilimsel verilere dayandırılarak hazırlandığının anlaşılamadığını, davacıya ait, ... plakalı, 2014 model ... 8x2 çift ilaveli ahşap kasa aracın daha önceki hafif hasarlarının (ayna, çamurlu, tampon vs parça değişikliklerinin) araçta büyük hasar varmış gibi değerlendirilerek, değer kaybının 2.000 TL gibi komik bir rakam olarak hesaplanması kabul edilebilir bir durum olmadığını, kararın esas yönünden de hukuka aykırı olduğunu, 30.03.2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğunu, ... Şirketi'nin 458041 dosya numarasıyla davacıya ... bankası hesabı üzerinden, araç tamir masrafı olarak 36.000 TL ödeme yaptığını, aracın tamir maliyetinin ise davacıya 55.000 TL civarında olduğunu, sigorta şirketinin poliçe sorumluluğunun araç başına 66.000 TL civarında olduğunu, kazanın zincirleme kaza şeklinde olduğunu, zincirleme kaza olduğunda sigorta şirketinin sorumluluğunun 300.000 TL'ye kadar çıkabildiğini, ilk derece mahkemesinin bu hususları dikkate almadan karar verdiğini, dosyada yaptırılan 10.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının aracının değerinin 230.000 TL civarında olduğu, aracın tamirinden sonraki değerinin 228.000 TL civarında olduğu, bu nedenle de değer kaybının 2.000 TL civarında olabileceği yönünde görüş bildirildiğini, aynı model ve marka araçların ikinci el piyasasının raporun düzenlendiği tarihlerde 220.000 - 245.000 TL civarında olduğunu, bilirkişinin, aracın tamir edildikten sonra 228.000 TL civarında satılabileceği yönündeki görüşünün gerçeği yansıtmadığını, davacının dava konusu aracı 09.12.2019 tarihinde "..." isimli siteye ... ilan numarası ile, 171.000 TL üzerinden satışa çıkardığını, önceki seneye oranla araç fiyatlarında aşırı artış olmasına rağmen davacıya ait aracın hasarlı olmasından dolayı, aracını üzerindeki kasayla birlikte 171.000 TL ye satılabildiğini, davacının aracın değer kaybından dolayı yaklaşık 60.000 ile 75.000 TL civarında bir kaybının bulunduğunu, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, dava konusu 30.03.2018 tarihli kazadan önce aracın tramer kaydında çıkan kazaların dördünün de hafif hasarlı kazalar olduğunu, bu kazaların aracın değerinde ciddi kayıplar oluşturmasının mümkün olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... şirketi istinaf dilekçesinde; kaza tarihi itibarıyla poliçe teminatının maddi hasar yönünden araç başına 36.000,00 TL, kaza başına 66.000,00 TL olduğunu, davacıya ait ... plaka sayılı araç için araç başına tüm teminat olan 36.000,00 TL'nin 04.05.2018 tarihinde davacıya ödendiğini, davalı şirketin sigorta şirketi sigortalısının kusuru ve poliçe limitleriyle sınırlı olup, poliçe limitleri nazara alınmaksızın, poliçe limiti aşılarak kurulan hüküm nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete yapılan başvuru üzerine şirketçe nezdinde 458041-1 numaralı hasar dosyası açıldığını, yapılan incelemeler neticesinde, 36.000,00 TL araç hasarı bedeli ödendiğini, bakiye poliçe teminatı bulunmadığından; davacının talebine ilişkin herhangi bir sorumluluklarının kalmadığını, kar kaybı, kazanç kaybı gibi dolaylı zararlar tazminatı talebi karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortası teminatı dışında olduğunu, davalı şirket aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde karar verildiğini, davacı tarafın, bahse konu aracın onarımı süresince iş gücü kaybı zararını ve ikame araç bedeli taleplerini kabul etmediklerini, mahrumiyet zararı ve ikame araç bedeline ilişkin taleplerin dolaylı zarar niteliğinde olup, davalı şirket nezdinde düzenlenen Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası teminatı dışında kaldığını, davacıya ait aracın tamiri süresince çalıştırılamaması nedeniyle oluşabilen kazanç kaybı veya ikame araç gideri trafik sigortası kuvertürü dışında olduğunu, hasar veren aracın trafik sigortacısı, işletenin 2918 sayılı KTK.nun 85/1 nci madde hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı Kanun’nun 91/1 ncı maddesi uyarınca üstlendiğini, 85/1 nci madde hükmü ve Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının 1 nci madde hükmü, ölüm veya cismani zararlar yanında ancak bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngördüğünü, aracın uğradığı hasarın teminat kapsamında kalırken, aracın sigorta ettireni malikin kazanç kaybı, ikame araç gideri teminat dışında kaldığını ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, 30/03/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı ve değer kaybı bedeline yönelik olarak maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince 30/03/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle dosyanın trafik ve makine bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi kök ve ek raporunun alındığı, raporlara vaki itirazlar üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca sırasıyla 16/09/2021 tarihli ve 24/02/2021 tarihli bilirkişi heyet raporlarının alındığı, işbu raporlar da davalı şoför ...’in, 30/03/2018 günü saat 00:20 sıralarında, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonla Bornova istikametinden Buca istikametine sağ şeridini takiben seyrettiği otoyolun olay yeri kesiminde, aracın sağ ön köşe kısımlarıyla aynı istikamet önünde sağ şeritte seyreden ve arka kısımlarına çarptığı dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı kamyon sola devrilirken, seyrettiği sağ şeritten aniden orta şeride girdiği esnada bu şeridi takiben gerisinden gelen dava dışı şoför ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonun ön kısımları ile aracına arkadan çarparak sağ taraf bariyerlere de çarptığı dava konusu olayın meydana geldiğini, davalı şoför ...’in %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...’in kusursuz olduğu, dava dışı şoför ...’in kusursuz olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 24/02/2021 tarihli raporunda davaya konu aracın 15 günlük makul tamir süresinin belirlenerek değer kaybına yönelik alternatifli rapor tanzim edildiği, davaya konu aracın hasar miktarı, değer kaybına neden olacak parça ve uygulanan işlemlerle birlikte serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hazarsız haldeki ikinci eldeki rayiç değer ile kaza sonrası tamir edilmiş haldeki ikinci el rayiç değeri değerlendirilmek suretiyle (230.000,00 - 228.000,00) 2.000,00 TL değer kaybı belirlemesine yönelik raporun hükme esas almaya elverişli, yeterli mahiyette, olayın oluş şekli ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu değerlendirilmekle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde 1.500,00 TL değer kaybı ve 1.500,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 3.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiği, bilahare 22/10/2021 tarihli ıslah dilekçesinin talep konusu kısmında değer kaybı talebini 500 TL arttırarak, toplam 2.000 TL'ye, kazanç kaybı talebini 4.500 TL arttırarak toplam 6.000 TL'ye yükselttiğini, alacak talebinin toplam 8.000 TL'ye yükseltildiğini, dilekçenin açıklama kısmında ise 1.500 TL kazanç kaybı talebini 2.000 TL'ye, 1.500 TL değer kaybı talebini 6.000 TL olmak üzere maddi tazminat talebini toplam 8.000 TL'ye yükselttiğini belirtmesine karşın Yerel Mahkemece davacı vekilinin davasının tam kabul ile neticelendirildiği görülmüştür.
Davalı ... vekilinin istinaf nedenlerinin irdelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı ... şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir. (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)
Meydana gelen kazada zarar veren aracın sigorta poliçesiyle sigorta ettiren ... tarafından davalı sigortaya 17/10/2017 başlangıç, 17/10/2018 bitiş tarihlerini kapsayan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın yapıldığı, poliçe suretinden kaza tarihi itibarıyla poliçe teminatının maddi hasar yönünden araç başına 36.000,00 TL, kaza başına 66.000,00 TL olduğunu, davacıya ait ... plaka sayılı araç için teminat tutarı olan 36.000,00 TL'nin 04.05.2018 tarihinde davacıya ödendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalı sigortanın poliçe limitinin tamamının ödendiğine ilişkin istinaf nedeninin yerinde olduğu görülmekle, İDM'ce poliçe limiti aşılacak şekilde hüküm tesis edilmesi yerinde değildir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince kazanç kaybına yönelik zararlar yönünden davalı ... şirketinin de sorumluluğu bulunduğu kabul edilerek maddi tazminat tutarı belirlenmiş ise de, kazanç kaybının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6.maddesi gereğince teminat dışı haller arasında bulunduğu değerlendirilmekle davalı sigortanın bu yöndeki istinaf istemi de yerindedir.
Bu durumda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2021 tarih 2019/127 Esas 2021/1176 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre;
Davacının davalı ...'ne yönelik maddi tazminat istemlerinin sübut bulmadığından REDDİNE,
Davacının davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının KABULÜ ile,
a)Dava konusu 2.000 TL değer kaybı tazminatının 1500 TL'sine dava tarihinden, bakiye 500 TL'sine ıslah tarihi olan 22/10/2021 tarihinden itibaren işleyelcek yasal faizi ile birliket davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
b)Davaya konu 6.000 TL ikame araç bedeline yönelik maddi tazminatın 1.500 TL'sine dava tarihinden, bakiye 4.500 TL'sine ıslah tarihi olan 22.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 546,48 TL karar harcından, peşin alınan 44,40 TL ve ıslah harcı 86,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 416,08 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ'ye verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 12,80-TL vekalet harcı 44,40-TL peşin harç, 86,00-TL ıslah harcı ile 1,864,70-TL müzekkere, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere takdiren toplam 2.052,30-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabulucuk giderinin davalılar ... ve ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
3-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yoluna başvuran davalı ... AŞ'nin ödediği istinaf harcının istek halinde iadesine,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 220,70 TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ'ne verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 30/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.