T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/397
KARAR NO : 2024/1789
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2021
NUMARASI : 2021/361 E. 2021/695 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 21.10.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21.10.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2021 tarih 2021/361 E. 2021/695 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davalıların karı koca olduklarını ve "..." adı altında etiket baskı ve ambalaj işi yaptıklarını, sermaye sıkıntısı çektiklerinden bahisle müvekkiline 250.000,00 TL nakit ödemesi karşılığında ortaklık teklif ettiklerini, müvekkilinin 250.000,00 TL ödemesini 21.08.2015 tarihinden başlayarak 9 ayda tamamladığını, ancak davalıların müvekkilinin ortaklığını gerçekleştirmeyip onu oyaladıklarını, müvekkilinden aldıkları para ile davalı ...'ın yetkilisi ve ortağı olduğu, diğer davalı eşi ...'ın ise kendisini sigortalı işçi olarak gösterdiği dava dışı ... Ltd. Şti'nin borçlarının ödenmesinde kullandıklarını, yapılan görüşmeler sonucu davalıların borçlarını 2017 yılının Ocak ayından başlayarak birinci yıl aylık 4.000,00 TL, ikinci aylık 5.000,00 TL, üçüncü ve dördüncü yıllarda da aylık 6.000,00 TL taksitle ve toplam 252.000,00 TL olarak ödemeyi kabul ettiklerini, ancak bu zamana kadar sadece 21.550,00 TL ödeme yapıldığını, davalı borçlular hakkında bakiye 228.450,00 TL'nin tahsili için İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2018/10719 E. sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu bildirerek, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın bulunmadığını, davacının tacir olmadığını ve ticari işletmesinin bulunmadığını, ayrıca müvekkili ...'ın da bir ticari işletmesinin olmadığını, müvekkili ... adına yollanan bir para veya onun yolladığı bir para bulunmadığını savunarak, davanın ... açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın yetkilisi ve ortağı olduğu ... ..Ltd. Şti.'nin 2015-2019 yıllarına ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından yapılan inceleme üzerine düzenlenen 02.09.2021 tarihli raporda, vergi dairesi yazılarından davalılardan ...'ın 28.05.2014 tarihinde faaliyete başladığı, 10.12.2014 tarihinde Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğüne nakil gittiği, 1. sınıf tacir sayılmadığı, nakil sonrası bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve VUK 177. maddesi uyarınca tacir sayıldığı; diğer davalı ... ile davacı ...'ün mükellef kayıtların bulunmadığının belirtildiği, davalı ...'ın ... ..Ltd. Şti.nin ortağı olduğu, dosyada mevcut davacının dayandığı e-maillerde de ticari ortaklık ilişkisinden ve para iadesinden bahsedildiği, incelenen ... ..Ltd. Şti defterlerinde taraflar arasında her hangi bir parasal ilişkiye rastlanılmadığı, dava dosyası ekindeki dekontlardan ve ... bankası yazısı ekindeki para transferlerinden, davacının davalı ...'a 162.900,00 TL, ...'a 5.000,00 TL, ...'a 34.000,00 TL. toplam 201.900,00 TL, bunlara ilave olarak belgesi olmayan 48.382,00 TL ile birlikte toplam 250.282,00 TL gönderdiği, ... tarafından davacıya gönderilen paraların ise, dava dilekçesi ekindeki dekontlara göre, 21.550,00 TL, ... tarafından gönderilen yazı ekindeki listeye göre 47.965,00 TL olduğunun tespit edildiği; taraflar arasındaki mail yazışmaları, mesajlaşmalar dikkate alındığında, davacı ile davalılar arasında şirket ortaklığı konusunda bir takım görüşmeler yapıldığı, ancak yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulması noktasında esaslı noktalarda tam olarak anlaşmanın sağlanmadığı, TBK'nun 1. ve devamı maddeleri kapsamında taraflar arasında ortaklık ilişkisi kurulmasına dair ön görüşmelerin yapıldığı ancak esaslı noktalarda anlaşmanın sağlanmadığı, bu nedenle taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmadığı, davalı vekilinin gönderilen paralarda herhangi bir açıklama yazılmaması nedeniyle Yargıtay kararları çerçevesinde borç ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiğini, kaldı ki taraflar arasında çeşitli dönemlerde borç alıp verme mahiyetinde ilişkinin bulunduğunu, müvekkili ...'un davacıya elden borç verdiğini, davalının da gönderdiği paraların bu borcun geri ödemesi olduğunu, müvekkilinin de davacının ödemeleri nedeniyle ile herhangi bir alacağı olmadığını ileri sürdüğü, davalı ... tarafından yapılan 47.965,00 TL ödemenin, davacı tarafından davalıya yapılan 162.900,00-TL'lik ödemelerden sonra ve davacı tarafından davalı ...'a banka yolu ile gönderilen ödemelere ilişkin dekontlara atıf yapılarak yapılan ödemeler olduğu, dekontlara atıf yapılmayan hallerde ise açık bir biçimde davalı ... tarafından gönderilen havalelere borç ödemesi açıklaması yazdırıldığı, elden yapılan ödemelere ilişkin ise davalı ...'un herhangi bir delil sunamadığı, davacı tarafından gönderildiği ispat edilen ve banka kayıtları ile sabit olan 162.900,00-TL ödemeden davalı ... tarafından iade edildiği tespit edilen 47.965,00-TL'nin mahsubundan sonra davalı ...'ın davacıya 114.935,00-TL borçlu olduğu, bu miktar yönünden takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı; davacı tarafından yapılan 34.000,00 TL'lik ödemenin ise ... isimli bir şahsa ait olup bu şahsın dava ile ya da taraflar arasındaki ilişki ile ilgisinin tespit edilemediği, bu ödemelerin dikkate alınmadığı, davalı ... yönünden ise, davacı tarafından sadece 5.000,00-TL ödeme gönderildiği, gönderilen ödemeye davacı tarafından herhangi bir açıklama yazılmadığı, davalı ... tarafından da yukarıda açıklandığı şekilde davacıya iade edilen ve davacı tarafından gönderilen paranın borç ödemesi olduğu savunmasını boşa çıkartacak herhangi bir para bulunmadığından davacının bu davalı yönünden gönderdiği paranın dekont üzerinde hiç bir açıklama olmaması nedeniyle borç ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile davalının İzmir 9. İcra müdürlüğünün 2018/10719 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın 114.935,00 TL yönünden iptali ile bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararında davalı ...'ın ve eşi davalı ... ...'ın ... ...Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunun belirtildiğini, davalı ... ...'a ödenen bedellerin de dava konusu edilen ortaklığa ilişkin olduğunu, müvekkilinin her iki davalıya sürekli ve sistematik olarak para yatırdığını, mail yazışmaları incelendiğinde görüleceği üzere taraflar arasında ortaklık kurma konusunda bir ilişki olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından davalı ...'a gönderilen 5.000,00 TL ödemeye ilişkin yaptığı "borç ödemesidir" savunmasının dinlenemeyeceğini, davalı ... ... yönünden de davanın kabulü gerektiğini, gerekçeli kararda adı geçen ...'ın gerçek adının ... olduğunu, kararda maddi hata yapıldığını, ...'ın ... Bankası A.Ş.'de bulunan hesabına "..." açıklaması ile ödeme yapıldığını, ...'ın davalıların ortağı olduğu ... ...Ltd. Şti.'de ustabaşı olarak çalıştığını, müvekkilinin ortaklık kurulacağı vaadiyle ödemesi gereken bir paranın bir miktarını davalıların talimatı ile ustabaşı ...'a gönderdiğini, bu nedenle yerel mahkemenin müvekkili tarafından yapılan 34.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip dosyasına yapılan itirazın haksız olduğunu, itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, bilirkişi raporunda e-mailler dikkate alınarak taraflar arasında sanki bir ortaklık varmış gibi rapor düzenlendiğini, taraflar arasındaki para ilişkisinin arkadaşlık ilişkisinden kaynaklandığını, birbirlerinden aldıkları paraları geri ödediklerini, aralarında ticari nitelikte bir ilişki bulunmadığını, davacının müvekkilinden borç aldığı bedelleri müvekkiline geri ödediğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında şirket ortaklığı konusunda yapılan görüşmeler aşamasında davacının davalı ...'a banka kanalıyla 162.900,00 TL gönderdiği, taraflar arasında şirket ortaklığının/hissesinin devri konusunda esaslı noktalarda anlaşma sağlanmadığı, davalı ...'ın davacının ödediği tutarın 47.965,00 TL'lik kısmını davacının ödemelerine ilişkin dekontlara atıf yaparak davacıya geri gönderdiği, davalı ...'ın davacıya bakiye 114.935,00 TL borcunun bulunduğu, davacının davalı ... ...'a gönderdiği 5.000,00 TL'nin ise şirket hisse devri için ödendiğinin kanıtlanamadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi karının tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'nin peşin alınan 2.034,70 TL'den mahsubu ile bakiye fazla 1.607,10 TL harcın talep halinde yatırana iadesine,
3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 7.851,20 TL'den peşin alınan 1.962,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.888,40 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21.10.2024