T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2004
KARAR NO : 2026/812
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2023
NUMARASI : 2021/810 Esas - 2023/521 Karar
DAVANIN KONUSU : Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
KARAR TARİHİ : 08/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2026
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/06/2023 tarih 2021/810 Esas 2023/521 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, 14.08.2020 tarihinde, davacının eski eşi, küçük..... Ve....'nin babaları olan ... ..'nin sürücüsü, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu.....plakalı kamyon ile karıştığı trafik kazası nedeniyle vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda müteveffanın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı küçükler için 5.000,00'er TL'den toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin (i) bendi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın A.6. maddesinin (d) bendi gereğince destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla meydana geleceğini, dava konusu tazminat isteminin teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesince trafik bilirkişiden alınan kusur raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumunca hazırlanan rapor ve Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/3795 Srş. nolu dosyasında alınan kusur raporunda müteveffa sürücü .....'nin KTK'nın 84/d, 52/b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tam kusurlu olduğu, ... . plakalı çekici sürücüsü dava dışı .....'nin ise kusurunun bulunmadığı yönünde tespite varıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış bulunan ..... plakalı araç sürücüsü müteveffa ....'nin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, bu nedenle tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının eski eşi olan .....'nin dava dışı .....Şti.'de şoför olarak çalışmakta iken meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, müteveffanın kullandığı .... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan kaza tespit tutanağında ve savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunda müteveffanın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, ancak etkili bir soruşturma yapılamadığını, dosya kapsamında kamera görüntüsü, tanık beyanı gibi somut gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayacak hiçbir bulgu, beyan ve belge bulunmadığını, diğer araç sürücüsünün beyanı ve kaza sonrası tutulan tutanaklar sonucu kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davacı annelerinin velayeti altında bulunan davacı çocukların hem derin bir ıstırap içine girdiklerini, hem de babalarının maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, destekten yoksun kalma davasının reddine dair kararın haksız ve yersiz olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davada, desteğin sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında 14.08.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı kaza sonucu vefat ettiği; poliçenin düzenlenme tarihinin de 02.09.2019 olduğu görülmektedir. Davacı küçük çocuklar, çift taraflı kazada hayatını kaybeden ve kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu tespit edilen sürücü desteğin kendi zorunlu mali sorumluluk sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır.
Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 02.09.2019 - 02.09.2020 olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. İşleten adına motorlu aracı sevk ve idare eden ve işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü de işletene göre üçüncü kişi değildir. Böylece işletene göre üçüncü kişi olmayan işletenin kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün ölümü veya bedensel zarara uğraması veya malının zarara uğramasından doğan zararlardan nasıl işleten sigortalı sorumlu değilse, sigortacı da sorumlu bulunmamaktadır. Bu durum sorumluluk sigortasının da bir gereğidir. (Yargıtay HGK 20.04.2021 tarihli 2020/17-191 E. 2021/514 K.; Yargıtay 4. HD 20.03.2023 tarihli 2021/22714 E. 2023/4056 K.; Yargıtay 17. HD 16.02.2021 tarihli 2020/626 E. 2021/1383 K.)
Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, araç sürücüsü olan murisin (desteğin) üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, sigortalı araç sürücüsü müteveffa .....'nin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Bu itibarla, benimsenen gerekçe yönünden istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmasına, gerekçesi değiştirilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2023 tarih 2021/810 E. - 2023/521 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere, gerekçesi değiştirilerek yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 179,90 TL harcın, peşin alınan 170,78 TL 'den mahsubu ile eksik kalan 9,12 TL'nin terkin sınırları içinde kaldığından alınmasına yer olmadığına,
Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
3-Davacı vekilinin yerinde olmayan sair istinaf itirazlarının reddine,
4-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf harcının talep halinde istinaf yoluna başvuran davacıya iadesine,
5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı 45,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 783,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 08/05/2026
tarihinde oy birliğiyle karar verildi.