T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/206
KARAR NO : 2026/692
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2025
NUMARASI : 2025/314 D.İş - 2025/315 Karar
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2025 tarih 2025/314 Esas 2025/315 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi karşı taraf borçlu ... A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:İhtiyati haciz talep eden vekili, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/471 E, 2025/729 K sayılı ilamına göre davalı sigorta şirketinin trafik kazasında sakat kalan küçük ... için müvekkiline 410.000,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 13.350,50 TL yargılama gideri, 65.500,00 TL vekâlet ücreti olmak üzere 488.850,50 TL borcu bulunduğunu belirterek davalı hakkında verilen ilam sebebiyle borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş, yerel mahkemenin 05.11.2025 tarihli ara kararıyla ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kabulüne karar verildiği ve iş bu karara karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekilince itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İTİRAZ:İhtiyati hacze itiraz eden vekili, tazminat alacaklısı ... ...'ın velisi sıfatıyla ilamda ismi bulunan ... .'ın, davacı veya tazminat alacaklısı olmadığından doğrudan kendi adına ihtiyati haciz talep etme yetkisi bulunmadığını, .. ..'ın, ... ...'ın velisi olup ihtiyati haciz talebine "... ...'a velayeten ..." şeklinde yazılması gerekirken doğrudan velayet sahibinin talepte bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda alacaklının adı, soyadı ve yerleşim yerinin bulunması ve haciz konulmasının sebebinin açıklanması gerektiğini, ihtiyati haciz talebinin ardındaki gerçek sebebin "davacı lehine ek vekalet ücretine hak kazanılması" olduğu ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının sağlanmadığını, sigorta şirketleri aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği yönünde pek çok istinaf kararı ve pek çok Yargıtay kararı olduğunu, keza sigorta şirketlerinin devlet denetimine tabi olduğu ve alacakların da devlet garantisi altında olduğunu, ihtiyati haciz talebinin haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen sigorta şirketinin ZMMS poliçesiyle sigortalanan aracın karıştığı kaza nedeniyle ihtiyati haciz talebinde bulunan küçüğün sürekli iş göremezlik zararı bedelinin poliçe kapsamında sigorta şirketi tarafından ödenmesi için İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığı, davanın kabulüne dair mahkeme kararına dayanılarak eldeki dosyada ihtiyati haciz talep edildiği, talebin haksız fiil neticesinde uğranılan zararın tazminine yönelik olup, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda haksız fiil tarihinde muaccel hale geldiğini, talep konusu mahkeme kararının İİK'nın 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu niteliğinde olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yasanın aradığı yaklaşık ispat şartlarının oluştuğundan İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin 05/11/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına vaki itirazının İİK 265 vd. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati hacze itiraz sebeplerini aynen tekrarla ihtiyati haciz kararı isteyen ...'ın ihtiyati haciz talep etme yetkisi bulunmadığını, ilamda davacı/tazminat alacaklısının ... ... olduğunu, ... ... ...'ın velisi olup ihtiyati haciz talebine "... ...'a velayeten ..." şeklinde yazılması gerekirken doğrudan velayet sahibinin talepte bulunması usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda alacaklının adı, soyadı ve yerleşim yerinin bulunması ve haciz konulmasının sebebinin açıklanması gerektiği halde bunun yapılmadığını, ihtiyati haciz kararının sebebinin kararda gerekçelendirilmediğini, davacının talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğnu, İhtiyati haciz şartları sağlanmadığını, sigorta şirketleri aleyhineihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, ihtiyati haciz kararına konu 488.850,50 TL borç için alacaklıdan mal kaçıracağı veya borcu ödemede acze düşebileceği iddiasının mesnetsiz olduğunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin herhangi bir şekilde mali bünye zafiyeti halinde ödeyemediği tazminatların da .... tarafından karşılanacağınınn düzenlendiğini belirterek ihtiyati hacze itirazın reddi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Talep, trafik kazası sonucu ilama dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddinin istinafı istemine ilişkindir.
Kural olarak ilamların icrası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 24. ve devamı maddelerinde düzenlendiğinden ilamı icraya koymak isteyen yanın bu yasal prosedürü yerine getirerek muhatabından talepte bulunması gerekecektir. Ancak yasa maddesindeki prosedürü işletmeden aynı yasanın 257. ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz yolu olarak ikinci bir imkan daha getirilmiştir.
İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcu alacaklarıyla muayyen ikametgahı bulunmayan, mal kaçıran yada kaçan, hileye başvuran borçluların vadesi gelmemiş para borcundan doğan alacakları temin bakımından alacaklıya talep hakkı tanıyan ve şartların varlığı halinde borçlunun yedinde ya da üçüncü kişide bulunan malları ve hakları üzerine ihtiyati hacize karar verilebilir.
İhtiyati haciz esasen geçici bir hukuki koruma olup, geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir.
Somut olayda, meydana gelen trafik kazası sonucunda İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/471 E, 2025/729 K sayılı ilamına dayalı ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, yerel mahkemenin 05.11.2025 tarihli ara kararıyla ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kabulüne karar verildiği ve iş bu karara karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen vekilince itirazda bulunulduğu ve yerel mahkemenin 09.12.2025 tarihli ara kararıyla itirazın reddine karar verildiği, red kararına karşı davalı sigorta şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmüştür.
Yukarıda belirtilen yasa maddesi lafzına göre vadesi gelen alacaklar yönünden rehinle temin edilmemiş olması ve vadesinin gelmiş olması tek başına yeterli sebep olarak kabul edileceği düşünülse bile ihtiyati haciz yasa maddesi ile amaçlanan hususun bu olmadığı yadsınamaz bir gerçektir. İhtiyati haciz, talepte bulunma imkanı ve talep neticesinde alınan kararın icrası kapsamında ilamlı/ilamsız hacze göre hızlı koruma sağlaması, icra aşamasında güçlü başlangıç sağlaması ve borçlu üzerinde icra baskısı oluşturup uzlaşma yahut ödeme ile sonuçlanma imkanı bakımından bir takım kolaylıklar barındırmaktadır. Dolayısı ile talep konusu bakımından yasanın lafzı yanında ilamlı/ilamsız takip yerine bu yolun kullanılması durumunun talepçi açısından olduğu kadar karşı taraf yönünden de derhal icraya girişilmesinin elzem olması gerekir. Ayrıca yaklaşık ispat koşulunun somut olayda bulunması tek başına ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşması için yeterli değildir. Bir hakkın mahkeme nezdinde ileri sürülebilmesi hukuki yarar şartının bulunmasına, talep edilen mahkeme kararının korunmaya değer üstün menfaatin hukuki güvence altına alınması açısından gerekli olmasına bağlıdır.
İhtiyati haciz bir takip işlemi olmayıp ihtiyati tedbire benzer geçici hukuki korumadır. Talep sahibinin alacağının; kesin haciz yetkisinin elde edilme aşamasına kadar tahsil riskinin ortadan kaldırılması yönünde korunmaya değer geçiçi hukuki koruma kapsamında üstün hukuki yararı olmalıdır.
Hukuki yararın somut olayda bulunup bulunmadığının ve bir hakkın mahkeme nezdinde ileri sürülmesinin karşı tarafa verebileceği muhtemel zarara karşı, hak sahibinin korunmaya değer menfaatinin üstün tutulabilmesinin yasal şartlarının tespitinde; hak sahibinin mahkemeye ulaşım hakkı, hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme vs. haklarının özüne dokunmaksızın hak ve nesafet kuralı, menfaatler dengesi ölçütlerinin de nazara alınması gereklidir.
Somut olayda, talep konusu alacak her ne kadar bir ilam niteliğini haiz ise de karşı taraf borçlunun Hazine gözetim ve denetimi altında çalışan sigorta şirketi olduğu, karar tarihinden talep tarihine kadar geçen kısa sürede davacının alacağının temin altına alınmasını gerektirir olası bir riskin söz konusu olmadığı, davalı sigorta şirketinin ödeme aczine düşmüş olması halinde dahi sigorta şirketinin sorumlu olduğu zararların .....'ndan karşılanacağı, bu itibarla talep edenin alacağı rehinle teminat altına alınmamış olsa dahi devlet güvencesi altında ve alacağın tahsili için yeterli güvencelerin mevcut olduğu, yukarıda açıklandığı üzere ihtiyati haciz kararı ile talep edene sağlanacak güvenceye karşılık karşı taraf sigorta şirketinin hesaplarına veya faaliyetini yürüttüğü malvarlığına uygulanacak ihtiyati haczin karşı taraf borçlu sigorta şirketine orantısız bir külfet yükleyeceği, bu haliyle talep edenin ihtiyati haciz istemine dair şekli koşullar oluşmakla birlikte ihtiyati haciz uygulanmasında hukuki yararı bulunmadığı değerlendirildiğinden ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, bu yönüyle davacı banka vekilinin istinaf itirazlarının haklı ve yerinde olduğu, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Aleyhine ihtiyati haciz istenen.... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2025 tarih 2025/314 Esas 2025/315 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati haciz isteminin reddine,
3-İhtiyati hacze itiraz eden .... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden .... A.Ş. tarafından yapılan giderlerin mahkemece verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2026