T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/229
KARAR NO : 2026/721
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2025
NUMARASI : 2024/20 E. 2025/817 K.
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2024/362 E. 2024/510 K. SAYILI DOSYASINDA;
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 28.04.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 28.04.2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 24.09.2025 gün ve 2024/20 E. 2025/817 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
DAVA : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket nezdinde sigortalı dava dışı ..... . Şirketi' nin bulunduğu işyerinin 06/07/2021 tarihinde davalı tarafça yapılan çalışma sırasında kullanmış olduğu kaynak makinesinden çıkan kıvılcımlarının toz toplama ünitesinin/ makinesinin içinde bulunan deri kalıntıları tutuşturmasından kaynaklanan yangın nedeniyle hasarlandığını, dava dışı sigortalının 208.000,00-TL zararının davacı şirket tarafından karşılandığını, zararın 165.056,00-TL'sinin davalının sigorta şirketi tarafından karşılandığını ve bakiye 43.844,00-TL yönünden davalıya karşı halefiyet ilkesi gereğince takip başlatıldığı, davalının takibe haksız olarak itirazda bulunduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu yanan makine için ... A.Ş. Ve .... A.Ş. eksperlerinin çalışma yapıldığını, bu çalışmalar neticesinde; yanan makine 1995 model ve 26 yaşında olduğunu, onarım rakamı için her iki eksperin de 240.078,67 TL onarım rakamı üzerinden rapor hazırladığını, .... A.Ş. eksperinin yanan makine için filtrelerden %35 diğer malzemelerden %10 eskime düşerek 208.900,00 TL hasar rakamı çıkardığını, .... A.Ş. eksperinin ise filtrelerden %35, diğer malzemelerden %20 eskime düşerek 183.395,84 TL - 18.339,58 TL muafiyet = 165.056,26 TL'lik hasar rakamı çıkardığını, davalı şirketin ....A.Ş. Eksperi tarafından belirlenen tutar olan 165.056,26 TL bedel .... A.Ş. Tarafından davacıya ödendiğini, davalının muafiyet bedeli olan 18.339,58 TL tutarı ödemekle sorumlu olmakla birlikte davacı bu tutarın çok üzerinde olan dosyaya konu icra takibini başlattığını, davalı şirketin sorumlu olduğunu kabul ettiğini 18.339,58 TL'yi ödeyeceklerini beyan ettiği ancak söz konusu icra takibine konu tutarın, davalı şirketin sorumluluğunda bulunmadığını, davacı tarafın uzlaşma sağlanamaması üzerine takibe devam ettiğini, bu nedenle takibe itiraz etme zorunluluğunda kalındığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2024/362 ESAS 2024/510 KARAR SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket nezdinde sigortalı dava dışı .. . . . Şirketi' nin bulunduğu işyerinin 06/07/2021 tarihinde davalının taşeronu olan ....A.Ş. tarafından yapılan çalışma sırasında kullanmış olduğu kaynak makinesinden çıkan kıvılcımlarının toz toplama ünitesinin/ makinesinin içinde bulunan deri kalıntıları tutuşturmasından kaynaklanan yangın nedeniyle hasarlandığını, dava dışı sigortalının 208.000,00-TL zararının davacı şirket tarafından karşılandığını, zararın 165.056,00-TL'sinin .... A.Ş.'nin sigorta şirketi tarafından karşılandığını ve bakiye 43.844,00-TL yönünden davalıya karşı halefiyet ilkesi gereğince takip başlatıldığı, davalının takibe haksız olarak itirazda bulunduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, uyuşmazlığın görülmesinde yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu yangının diğer davalının ihmali nedeniyle gerçekleştiğini, davalının kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin faaliyetlerinin kaynak yapmayı gerektirecek işlem içermediğini, davacıya gereken ödemelerin sigortacı ....A.Ş. Tarafından yapıldığını, karşılanmamış zarar bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, genel yetkili mahkemenin davalının dava tarihi itibariyle yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davalı.... .. A.Ş. vekilince süresinde yetki itirazında bulunulduğu, cevap dilekçesinde yetkili mahkeme olarak İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin gösterildiği, davalı .... A.Ş.'nin yerleşim yerinin Kartal/İstanbul olduğu, hatta diğer davalı ....A.Ş.'nin ve de davacı ..... A.Ş.'nin yerleşim yerinin Ümraniye/İstanbul olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Görülmekte olan davanın davacı şirketin zararını giderdiği sigortalısına halef olarak açıldığını, mahkemece asıl ve birleşen davalarda yargılama faaliyeti yürütüldüğünü ve davacının haklılığının sabit olduğunu, mahkemece karar aşamasına gelindiğinde yetki itirazının değerlendirilerek yetkisizlik kararı verildiğini, kararın usulen ve esasen haksız ve dayanaksız olduğunu, asıl dosya davalısı .... A.Ş. Tarafından icra dosyasına ve dava dosyasına sunulan geçerli bir yetki itirazı bulunmadığını, birleşen dosya davalısı .....A.Ş. Tarafından icra dosyasına yapılan yetki itirazı kabul edilerek dosyanın İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, burada yapılan itiraz sonrası davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığını, davalar arasında hukuki ve fiili bir bağlantı bulunduğundan dolayı davaların birleştirilmesinin talep edildiği ve davanın asıl dava dosyasıyla birleştirildiğini, dosyanın yargılamasının asıl dava dosyasına göre yapıldığını, mahkemece ilgili kanun hükümleri dikkate alınmadan usule aykırı şekilde yetkisizlik kararı verildiğini, yetkisizlik kararında yalnızca davanın taraflarının adreslerinin dikkate alındığını ancak zarara sebebiyet veren yangının İzmir ilinde gerçekleştiğini, bu nedenle zararın meydana geldiği yer mahkemesi olarak davacının haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesini seçtiğini, davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak davayı açtığını ve sigortalı şirketin yerleşim yeri araştırılmaksızın yetkisizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Asıl ve birleşen davalar sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketinin zarar sorumlularından rücuen tazmin talebiyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına esasen; yetkili ve görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. 6100 sayılı HMK.'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir”. Aynı Yasa'nın 7. maddesinde “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.” hükmü, 10.Maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." 16. maddesinde de "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü düzenlenmiştir. HMK'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup sözleşme ve haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir.
Somut uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketinin sigortalısı .... Şirketi ile asıl ve birleşen dosya davalıları arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmakta olup, yapılan işin Torbalı/İzmir'de gerçekleştirildiği, sözleşmenin ifasından kaynaklanan zararlarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu, bu itibarla davanın görülmesinde İzmir Mahkemeleri'nin yetkili mahkemelerden olduğu halde mahkemece yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur. Kaldı ki, asıl dava dosyasında davalı .... A.Ş. Tarafından yetki itirazı sunulmamış olup bu davalı yönünden de yetkisizlik kararı verilmesi yerinde olmadığı gibi, birleşen davanın birleşen dosya davalısı ....A.Ş.'nin yerleşim yerinde açıldığı ve mahkemece birleştirme kararı verilerek dosyanın birleştirme kararı sonucu İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmeye başlandığı, davalının birleştirme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığı da gözetildiğinde, görülen davanın davalının yerleşim yerinde açılarak birleştirme kararı sonucu İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülüyor olması ve davalının birleştirme kararına karşı kanun yoluna başvurmamış olması nedeniyle yetki itirazının asıl dava dosyasına karşı ileri sürülmesi mümkün görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazları yerindedir.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesince hatalı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 24.09.2025 gün ve 2024/20 E. 2025/817 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/04/2026