Müsnet suçtan yukarıda açık kimliği yazılı sanık Ş. E. hakkında Dairemizde istinaf yoluyla açılan kamu davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA; Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10/11/2016 tarih 2016/2150 Esas sayılı iddianamesiyle; sanık Ş. E. hakkında, müşteki S. D.'ya karşı Tehdit, Kamu Görevlisine Karşı Alenen Hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanığın, Kamu Görevlisine Hakaret suçundan TCK'nun 125/1-3-a, 125/4, 62/1, 53,58. maddeleri gereğince 1 Yıl 15 Gün Hapis Cezası, Tehdit suçundan TCK'nun 106/1-1.cümle, 62/1, 53, 58. maddeleri gereğince 5 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkumiyet kararlarına karşı sanığın ve O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçeleri üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup Dairemizce yapılan ön incelemede istinaf yoluna başvuran sanığın ve O Yer Cumhuriyet Savcısının taraf sıfatının bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, tebligat eksikliğinin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilebilir kararlardan olduğu, dairemizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmakla başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilerek incelemeye geçilmiş, yapılan inceleme sonucunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılması kararı gereği; müşteki S. D. adına duruşma gün ve saatini bildirir çıkartılan davetiyenin usulüne uygun tebliğ edildiği, sanık Ş. E.'in savunmasının alınabilmesi için Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılan talimatın ikmal edildiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Sanık Ş. E.'in Talimat Mahkemesince Alınan Savunmasında; ''Bana okunan iddianameyi anladım. Ben bu konuda daha öncede beyanda bulunmuştum o beyanımı aynen tekrar ederim. Benim babamın şikayet etmesi üzerine jandarma olay yerine geldi, bunu kim yaptı dediklerinde babam beni gösterdi, bende oradaki görevliler sorduğunda babam ile annemin tartışmasını ayırmak istediğimi, evin önündeki merdivenden düşüp daha önceki yara aldığı kaburgasından tekrar zedelenme olduğunu söyledim, S. D. o gün olay yerinde bulunan jandarma personellerinden birisi değildi, oradaki görevliler beni karakola götürdüler, karakola götürdükleri sırada benim orada ismini bilmediğim bir uzman çavuş ile tartışmam olmuştu, karakola gittikten sonra müşteki S. D. benim personelime neden bu şekilde kafa tuttun şekilde söz söyledi, kendisi karakol komutanıdır, bende personelinin bana iftira attığını söyledim ve kendi isteğimle ifade vermeye gittiğim esnada beni kelepçelediğini söyledim, bu konuşmaları yaptığımız sırada jandarma personelleri benim ifademi almaya çalışıyorlardı, ancak iddianamedeki yazıldığı şeklide ben ona öldüreceğim, sinkaf edeceğim şeklinde sözler söylemedim, daha sonra jandarma personelleri beni hastaneye götüreceklerdi ancak ben ifademi karakolda vermeyeceğimi savcılıkta vereceğimi söyledim bu sırada müşteki beni koridora çıkararak ana avrat sinkaflı küfürlerle bana vurmaya başladı, sonrasında da beni hastaneye götürdüler, ancak ben görevli memura karşı görevini yapmasına engel olmadım, hakaret ve tehditte bulunmadım, Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Suçsuzum üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, öncelikle beraatime karar verilmesini mahkeme aksi kanaate ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum, benim olay hakkındaki savunmam bundan ibarettir.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Ş. E.'in Mahal Mahkemesince Alınan Savunmasında; ''Ben olay tarihinde memlekete anneme ve babamı ziyaret gittim. Babamla birlikte alkol aldık. Ancak babam benden daha fazla alkol almıştı. Annemle tartışmaya başladı. Ben araya girdim. Babam daha önceki bir kavgasından dolayı yaralanmıştı. Olay yerine jandarma ekipleri geldi. Beni ifade için jandarma karakoluna davet ettiler. Araca bindim. Araçtaki komutan bana sen daha önce de babanı dövmüştüm. Sen nasıl insansın şeklinde sözler söyledi. Ben de kendisine olayları karıştırdığını, daha önceki olayda benim babamla bir ilgimin olmadığını, başkaları tarafından darp edildiğini söyledim. Aracın içerisinde bana hakaret ettiler. Önce dayım arabadaydı. Hatta daha rahat davranmak için dayımı indirdiklerini düşünüyorum. Daha sonra karakola gittik. Jandarma komutanı sen benim uzman çavuşuma nasıl konuşursun dedi. Ben de kendimi savunduğumu söyledim. Ben S. D.'ya karşı hakaret ve tehditte bulunmadım. Kendisi bana orada ana avrat küfür etmiştir. Annem babamda odanın dışında bunları duymuştur. Hatta anneme zorla benim onlara küfür ettiğimi, hakaret ettiğime ilişkin tanık olmasını istediler. Annem kabul etmedi. Suçsuzum öncelikle beraatime karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatteyse lehe olan yasa hükümlerinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum. Ayrıca hakkımda şikayetten vazgeçme olursa vazgeçme beyanını da kabul ederim. Ben zaten şu anda TSK da görevliyim. Ayrıca ceza verilecek olursa kamuya yararlı bir işte çalışmaya da gönüllüyüm.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Ş. E.'in Dairemizce Alınan Savunmasında; ''Ben daha önceki savunmamı tekrar ederim, olayın asıl başlangıç nedeni uzman çavuştur, karakol komutanı mağdur o an olaya dahil olmamıştır, ben suçlamaları kabul etmiyorum.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
TOPLANAN DELİLLER;
1-)İddia,
2-)Sanığın savunması,
3-)Katılanın beyanı,
4-)Nüfus ve sabıka kaydı,
5-)Tutanak,
6-)Tahkikat evrakları,
7-)Tüm dosya kapsamı.
Hukuka aykırı elde edilen bir delil olmadığı görülmüştür.
Katılan S. D.'nın Mahal Mahkemesince Alınan Beyanında: ''Ben bu konuda daha önce beyanda bulunmuştum, aynen tekrar ederim, halen Sart Jandarma karakol komutanı olarak görev yapmaktayım, olay günü karakolu denetlemek amacıyla karakolun bahçesinde bulunan kamelyada oturduğum sırada emrimdeki askerlerden birisi gelerek sanığın kendilerine zorluk çıkardığını söyledi, sanık aynı zamanda kimliğini de vermediği için kendisiyle görüşmek amacıyla karakola girdiğimde sanık askerlerimden birinin parasını çaldığını iddia etti, ayrıca "senin askerlerin benim paramı çaldılar, koluma kelepçe taktılar, sen kimsin lan" şeklinde hitapta bulundu, bunun üzerine ben de nöbetçi Astsubaya nöbetçi Cumhuriyet Savcısı ile görüşerek talimatları almasını söyledim, savcının gözaltı kararı verdiğini söyleyince sanığı önce hastaneye sevk etmek amacıyla askeri araca bindirdiğimiz sırada bana hitaben "seni öldüreceğim, sinkaf edeceğim" şeklinde bağırdı, yanlış hatırlamıyorsam bu sırada sanığın annesi de karakolun kapısındaydı, annesinin bu söylenenleri duyup duymadığını bilemiyorum, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA; ''Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık Ş. E. hakkında Kamu Görevlisine Hakaret ve Tehdit suçlarından yürütülen soruşturma neticesinde; TCK'nun 125/1-4,125/3.a,106/1-1.c,58,53 maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
Suça konu tarihte sanık Ş., bu bir suç nedeniyle getirildiği jandarma karakol binasında ifadesini almaya çalışan müşteki S.'e karşı hakaret ve tehdit içerir sözler sarf ettiği iddia ve tespit edilmiştir.
Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada, sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir. Karara karşı sanık istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dairemizce duruşmalı olarak yeniden yapılan yargılamada, her ne kadar sanık Ş. hakkında kamu görevlisine hakaret ve tehdit suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; olay günü sanığın evde babası ile tartıştığı, daha sonra olay yerine gelen jandarma görevlilerine karakola gitmemek için direnç gösterdiği, kimliğini vermediği ve ifadesini almak isteyen müştekiye karşı da ''sana ne anlatacağım lan karakol komutanı' seni öldüreceğim, sinkaf edeceğim'' şekline sözler söyleyerek görevlerini yerine getirmesini de engellediği, dosyaya yansıyan bilgi, belge ve delillerden anlaşılmakla eylemin kül halinde görevli memura direnmek suçunu oluşturduğu kanaatiyle;
1-)Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/04/2018 tarih ve 2016/612 Esas, 2018/295 Karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin CMK'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-)Sanığın eylemine uyan TCK 265/1, 53, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur, dedi.'' demiştir.
DELİLLERİN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL; Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından oluşan vicdani kanıya göre; olay tarihinde sanığın, babası ile arasında yaşanan bir olay nedeniyle babasının kendisinden şikayetçi olması üzerine jandarma karakoluna getirildiği, karakolun asayiş odasında beklediği sırada karakol komutanı olan katılanın karakola geldiği, durumun kendisine anlatılması üzerine katılanın sanık ile konuşmaya başladığı, sanığın alkollü olduğunu gören ve çevresine karşı taşkınlık yapan sanık ile ilgili olarak nöbetçi C. savcısı ile görüşüldüğü, nöbetçi C. savcısının gözaltına alınması talimatı üzerine taşkınlıklarına devam eden sanığın, elleri kelepçelenerek nezaret işlemleri için hastaneye sevk edildiği sırada, bu sevk ve gözaltına alma işlemine engel olabilmek için katılana, “Karakol komutanı, seni öldüreceğim, sinkaf edeceğim” dediği anlaşılmaktadır.
Yerel Mahkemece de oluşun bu şekilde kabul edildiği somut olayda; sanığın, bir bütün olarak vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğine ilişkin kastını ortaya koyduğu tehdit içeren bahse konu sözlerini, gözaltına alınması ve bu çerçevede hastaneye sevkini engellemeye yönelik sarf ettiği, bu haliyle eyleminin bir bütün halde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacağı değerlendirilmiş, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan ve tartışılan nedenlerle;
1-)Salihli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/04/2018 tarih ve 2016/612 Esas, 2018/295 Karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin CMK'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-)Sanığın, üzerine atılı "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme" suçunu işlediği sabit görülmekle eylemine uyan TCK'nun 265/1. maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın şahsi ve sosyal durumu, sabıkalı geçmişi nazara alınarak hakkında TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanık hakkında başkaca kanuni veya taktiri arttırma ve eksiltmeye takdiren yer olmadığına,
Sanığın sabıkalı geçmişi, tekerrüre esas 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetinin bulunması, pişman olduğuna dair bir tavır ve davranışının bulunmayışı, yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizce olumlu kanaat oluşmaması hususları gözetilerek sanık hakkında TCK.nun 50, 51 ve CMK nun 231/5 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine,
Sanığın Turgutlu (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/360 esas, 2014/287 karar sayılı ilamı ile Tehdit suçundan verilen, 30/05/2014 tarihinde kesinleşen ve 5 ay hapis cezasını içeren tekerrüre esas erteli mahkumiyetinin bulunduğu, 24/09/2019 tarihli ek karara göre bu tehdit suçu bakımından tarafların uzlaşmadıkları anlaşılmakla 5237 Sayılı TCK'nun 58. maddesi gereğince sanığın BİRİNCİ KEZ MÜKERRİR SAYILMASINA, tekerrüre 5 ay hapis cezasının esas alınmasına, TCK'nun 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
3-)Sanığın eylemi bir bütün halinde Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçunu oluşturduğu kabul edilip bu suç yönünden ceza belirlenmiş olmakla, sanığın üzerine atılı ''Hakaret'' suçundan ayrıca HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
İlk derece mahkemesince yargılama sırasında yapılan posta/tebligat gideri toplamı 154,00TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Sanığın yüzüne karşı, katılanın yokluğunda kararın sanığa tefhim, katılana tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde dairemize müracaatla veya dairemize gönderilmek üzere aynı süre içerisinde varsa bir başka yer Bölge Adliye Mahkemesine yoksa bir başka yer ceza mahkemesine dilekçe vererek veya zabıt katibine beyanda bulunup zabta geçirilmek suretiyle, CMK'nun 263/1 maddesi gereğince cezaevinde bulunan tarafın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek YARGITAY nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15.01.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)