Müsnet suçtan yukarıda açık kimliği yazılı sanık G. E. hakkında Dairemizde istinaf yoluyla açılan kamu davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA; Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23/03/2018 tarih 2018/419 Esas sayılı iddianamesiyle; sanık G. E. hakkında, mağdurlar A. A., S. İ. ve İ. G. ile müşteki Y. T.'e karşı Kamu Görevlisine Hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanık G. E.'in beraatine karar verildiği görülmüştür.
Beraat kararına karşı O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçesi üzerine dosya dairemize gönderilmiş olup dairemizce yapılan ön incelemede istinaf yoluna başvuran O Yer Cumhuriyet Savcısının taraf sıfatının bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, tebligat eksikliğinin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilebilir kararlardan olduğu, dairemizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmakla başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilerek incelemeye geçilmiş, yapılan inceleme sonucunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılması kararı gereği; sanık G. E.'in savunmasının ve ek savunmasının alınabilmesi için Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılan talimatın ikmal edildiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Sanık G. E.'in Dairemizce Alınan Savunmasında; ''İstinaf talebinin doğru olmadığının kanaatindeyim. İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu beraat kararı usul ve yasaya uygundur. Nitekim olay günü ben "ne bakıyorsunuz lan, ne oldu lan, ne olursan ol lan, dün 39 tane şehidimiz vardı, siz hepiniz gebereceksiniz" dedim. Ancak ben bunu polislere karşı söylemedim. Ben uzun zamandır Aliağa’dayım. Buradaki insanları tanırım. Ben o gün orada bulunan polis yanıma geldiğinde bana bakan kişilere karşı bu sözleri söyledim. Benim o kişilere karşı bunu söylememin sebebi de benim erkek kuzenim de özel harekatçıdır. Ben şehit konusunda hassasım. O kişiler pkk sempatizanı olduğunu düşündüğüm için onlara yönelik böyle bir söylemde bulundum. Ancak polisler kendilerine söylediklerimi sandılar ve tutanak tuttular. Polisler bana orada işlem yaparlarken ben gözümden yaralandım. Polislerle karşılıklı konuşunca benim onlara hakaret etmediğimi onlar da anladılar. Ben bu sebeple üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum beraatime karar verilsin.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık G. E.'in Mahal Mahkemesince Alınan Savunmasında; ''Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay tarihinde zeytinli parkta oturuyordum. Öncesinde alkol almıştım. Ancak polis memurları geldiği sırada alkol almıyordum. Alkol alan bir arkadaşımın yanında oturuyordum. Bu sırada parkta bulunan bir bayan çocuğunu dövüyordu. Ben kendisine tepkide bulundum. Kendisi de beni şikayet ettiği için polis memurları geldiler. Ancak bu sırada etrafta toplanan doğulu olduğunu ve PKK sempatizanı olduklarını düşündüğüm şahıslar bana bakıyordu. Benim kardeşim de özel harekat polisi idi. Benim polis memurlarına iddianamede belirtilen sözleri söylemem mümkün değildir. Ben bu sözleri etrafta toplanan ve bana bana şahıslara söyledim. Gelen polis memurlarına söylemedim. Tam olarak bilmemekle birlikte parkta bu arbede sırasında ben de gözümden yaralandım. S. bey ile münakaşamız olduğu için beni yaralayan kendisi idi. Ben bundan dolayı şikayetçi değilim. Davaya katılma talebim yoktur.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık G. E.'in Dairemizce Alınan Savunmasında; ''Ben daha önceki savunmalarımı tekrar ederim olay günü terörden dolayı moralim bozuktu, polisler yanlış anladılar, onlara hakaret ettiğimi sandılar, ben polislere karşı her hangi bir hakarette bulunmadım, teröre isyan ettim, istinaf talebini kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
TOPLANAN DELİLLER;
1-İddia,
2-Sanığın savunması,
3-Mağdurların beyanları,
4-Nüfus ve sabıka kaydı,
5-Tutanak,
6-Tahkikat evrakları,
7-Tüm dosya kapsamı.
Hukuka aykırı elde edilen bir delil olmadığı görülmüştür.
Mağdur A. A.'ın Mahal Mahkemesince Alınan Beyanında; ''Olay diğer polis memuru arkadaşım S. İ.'in anlattığı şekilde meydana gelmiştir. Bu konuda tutanak tutmuştuk. Tutanak içeriği doğrudur. Altındaki imza da bana aittir. Bende sanık G. E.'den şikayetçi değilim. Davaya katılma talebim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur İ. G.'nün Mahal Mahkemesince Alınan Beyanında; ''Olay diğer polis memuru arkadaşım S. İ.'in anlattığı şekilde meydana gelmiştir. Bu konuda tutanak tutmuştuk. Tutanak içeriği doğrudur. Altındaki imza da bana aittir. Bende sanık G. E.'den şikayetçi değilim. Davaya katılma talebim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki S. İ.'in Mahal Mahkemesince Alınan Beyanında; "Olay tarihinde haber merkezine zeytinli parkta alkollü bir şahsın çevreyi kadınları ve çocukları rahatsız ettiği yönünde anons gelince ekip arkadaşlarım ben ve A. A. olay yerine gittik. Çocuk şubeden İ. G. ve T.'de sivil ekip olarak geldiler. Müdahaleyi ben yaptım. Şahsa çevreyi rahatsız etmemesi ve oradan gitmesi gerektiğini söyledim. Ancak yanına yaklaştığımız sırada "ne bakıyorsunuz lan" diye bağırarak bize doğru geldi. Şahsa polis olduğumuzu ve hakkında şikayet bulunduğunu söylemememize rağmen şahıs bize "ne olursanız olun lan, siktirin gidin, dün 39 unuz geberdi, hepiniz gebereceksiniz, siz devletin piyonusunuz, paraları cebe indiriyorsunuz, hiçbir bok yapmıyorsunuz" diye bağırarak yakınımıza kadar geldi. Bunun üzerine şahsı uzaklaştırmaya çalıştık. Ancak tekrar üzerimize doğru gelince polis merkez amirliğine götüreceğimizi söylediğim esnada "ne geleceğim lan, teröristi salıyorsunuz, beni mi alacaksınız" şeklinde sözler söyledi. Bunun üzerine şahsa orantılı güç kullanarak kelepçe taktık. Kelepçe sırasında direndiği için bir boğuşma oldu. Bu sırada gözünden yaralanmış olabilir. Çünkü kelepçe takarken beraber yere düştük. Ancak kendisine kasıtlı olarak vurmuş değilim. Bu anlamda üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Sadece şahsı etkisiz hale getirmek için kelepçe taktığımda mukavemet gösterdiği için zor kullandım. Daha sonra darp raporu için hastaneye götürdüm. Hastane acil servisinde herkesten sigara istedi. Ben de ekip arkadaşlarım sigara içmediğimiz için çevredekilerden sordum. Ancak sigara bulamayınca ekip otosu ile karakola gelirken aracı durdurarak büfeden sigara alarak kendisine verdim. Bu kesinlikle bir özür anlamında değildir. Zira kendisine yönelik kasten yapılmış bir eylemim bulunmamaktadır. Diğer sanık pişman olduğu için ve bir daha böyle bir şey yapmayacağını belirttiği için kendisinden şikayetçi değilim. Davaya katılma talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki Y. T.'in Kollukta Alınan Beyanında; ''11/12/2016 günü saat 17:00 sıralarında 7572 kod numaralı ekip olarak polis memuru İ. G. ile birlikte çalışmaktaydım. Haber merkezinin anonsu üzerine bir resmi asayiş ekibi ile birlikte Zeytinli Parka iki ekip olarak intikal ettik. Zeytinli Parkın içerisinde orta kısmında bulunan havuzun kenarındaki bankta oturur vaziyette bir alkollü bir şahsı görmemiz üzerine araçlarımızdan inip şahsa doğru yürümeye başladığımı esnada şahısla aramızda yaklaşık 20 m uzaklık varken isminin sonradan G. E. olarak öğrendiğim şahıs biz görevlilere hitaben "ne bakıyorsunuz lan ne oldu lan" diye bağırarak oturduğu yerden kalkıp biz görevlilere doğru hızlı adımlarla yürümeye başladı. Bir yandan da yine ne bakıyorsunuz lan diye bağırıyordu. Şahıs ile yaklaştığımızda şahsa polis olduğumuzu belirterek polis tanıtma kartlarımızı gösterdik. Ve hakkında vatandaşa rahatsızlık verdiği yönünde ihbar olduğunu, sakin olması gerektiğini söyledik. Bu şahıs ne olursa olsun lan, siktirin gidin, dün 39 unuz geberdi hepiniz gebereceksiniz, siz devletin piyonusunuz, paraları cebe indiriyorsunuz, hiç bir bok yapmıyorsunuz, diyerek bağırması ve üzerine yürümesi üzerine şahıs ilk önce göğsünden ittirilerek uzaklaştırılmış, ancak şahıs ittirmemiz neticesinde bir iki adım geriye gittikten sonra tekrar biz görevlilere doğru yine bağırarak hücum etmesi üzerine şahıs tekrar göğsünden ittirilmiş ve şahsa kendisini polis merkezi amirliğine götüreceğimiz söylenmiş şahıs yine bağırarak "ne geleceğim lan, terörist mi salıyorsunuz, beni mi alacaksınız" demiş ve biz görevlilere doğru elini kaldırıp hamle yapması üzerine orada bulunan dört personel olarak şahsın kollarını tutularak etkisiz hale getirilmeye çalışılmış, ancak şahıs elimizden kurtulmaya yönelik hareketler yapmış ayrıca ayakları ile biz tekme atmaya çalışınca şahıs yere yatırılarak etkisiz hale getirilmiş ve bilahare ekip otosuna konularak hastanede raporu alınması sonrası polis merkezi amirliğine getirilmiştir. Benim bu olaydan dolayı herhangi bir darp durumum ve yaralanmam olmamıştır. Sadece görevimi yapmak üzere zeytinli parka ekip olarak gittiğimde yanımdaki görevlilerle birlikte tarafıma da hakaretlerde bulunan G. E.'den davacı ve şikayetçiyim. Uzlaşmak istemiyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA; ''Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki sanık S. İ. ve G. E. hakkında Basit Yaralama ve Görevli Memura Direnme, Hakaret suçlarından yapılan soruşturma neticesinde; Sanık S. hakkında TCK'nun 86/2, 86/3.c, sanık G. hakkında TCK'nun 265/1,125/1-.3.a,43/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
Suça konu tarihte alkol aldığı ve çevreyi rahatsız ettiği gerekçesi ile sanık Gökhan'ın yanına gelen müşteki polis memurlarına direndiği ve hakaret içerir sözler sarf ettiği, bu sırada polis memurlarından S.'nin G.'ı BTM ile iyileşecek şekilde darp ettiği iddia ve tespit edilmiştir.
Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada, sanıklar hakkında CMK'nun 223/2-e maddesine göre ayrı ayrı Beraatlerine karar verilmiştir, karara karşı yerel savcılıkça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dairemizce sanık G. hakkında Hakaret suçundan duruşmalı olarak yeniden yapılan yargılamada, he ne kadar sanık hakkında yerel mahkemece beraat hükmü kurulmuş ise de; olay günü alkollü vaziyette çevreyi rahatsız ettiği gerekçesiyle yanına gelen görevli müşteki polis memurlarına hitaben ''ne bakıyorsunuz lan, siktirin gidin, 39 unuz geberdi, devletin piyonusunuz, paraları cebe indiriyorsunuz hiçbir şey yapmıyorsunuz'' şeklinde sözler ile hakaret ettiği dosyaya yansıyan bilgi belge ve delillerden anlaşılmakla;
1-)Aliağa 1. ASCM'nin 12/07/2018 tarih ve 2018/281-824 E.K. Sayılı sanık Gökhan hakkında kamu görevlilerine hakaret suçundan verilen beraat hükmünün CMK 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2-)Sanığın isnad edilen suçu işlediği kanaatiyle TCK 125/3-a, 125/4, 43/2, 58, 63 ve 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.'' demiştir.
DELİLLERİN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL; Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; olay tarihinde sanığın, alkol alıp çevreyi rahatsız ettiğinin ihbarı nedeniyle bulunduğu yere gelen polis memurları olan mağdurlar A. A., İ. G. ve S. İ. ile müşteki Y. T.'e "Ne bakıyorsunuz lan, ne oldu lan, ne olursan ol lan, siktirin gidin, dün 39'unuz geberdi, hepiniz gebereceksiniz, siz devletin piyonusunuz, paraları cebe indiriyorsunuz, hiçbir bok yapmıyorsunuz, ne geleceğim lan, teröristi salıyorsunuz beni mi alacaksınız, siktirin gidin" dediği anlaşılmıştır.
Yerel Mahkemece "...sanığın, tüm aşamalarda atılı suçları inkar ettiği, belirtilen sözleri söylemediğini, kendilerine direnmediğini savunduğu, dosyada sanığın görevli polis memurlarına belirtilen sözleri söylediğine ilişkin mağdurların soyut beyanı dışında tanık, görüntü kaydı veya başkaca somut delil bulunmadığı..." gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; kendisini suçlamaları için bir neden bulunmayan ve olay yerine ihbar üzerine giden polis memuru mağdurların düzenlenen tutanak içeriğini doğrulayan beyanları, sanığın bahse konu sözü o bölgede bulunan başka kişilere söylediği yönündeki tevilli ikrarı karşısında sanığın, aleni yerlerden sayılan parkta alkollü bir şekilde yanına gelen polis memuru mağdurlara hakaret içeren iddianameye konu sözleri söylediği kabul edilerek kamu görevlisine hakaret suçundan sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan ve tartışılan nedenlerle;
1-)Aliağa 1. ASCM'nin 12/07/2018 tarih ve 2018/281-824 E.K. sayılı sanık G. E. hakkında kamu görevlilerine hakaret suçundan verilen beraat hükmünün CMK 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-)Sanığın üzerine atılı "Kamu Görevlisine Hakaret" suçu sabit olduğundan eylemine uyan TCK.nın 125/1 maddesi delaletiyle TCK nun 125/3-a maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak sanığın taktiren ve tercihen 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın atılı suçu alenen işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezadan TCK.nun 125/4 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında artırım yapılarak sanığın 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın atılı suçu aynı nedene dayalı olarak birden fazla kişiye karşı tek bir eylemle işlediği anlaşıldığından sanık hakkında verilen cezadan TCK.nun 43/2 maddesi dela1etiyle TCK. nun 43/1 maddesi gereğince takdiren ¼ oranında artırım yapılarak sanığın 1 YIL 5 AY 15 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın dosya kapsamından anlaşılan geçmişi ve sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri bir arada değerlendirildiğinde hakkında olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında TCK.nun 62/1.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında başkaca taktiri arttırma ve eksiltmeye takdiren yer olmadığına,
Sanığın geçmişteki hali, daha önce hakkında verilmiş ilamlarının bulunması, suç işleme hususundaki olumsuz eğilimi gözetilerek verilen cezanın ertelenmesi halinde sanığın suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından sanığa verilen hapis cezanın 5237 Sayılı TCK nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve yasal şartları oluşmadığından TCK nun 50 maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine,
İstinaf yargılaması ve ilk derece mahkemesindeki yargılama nedeniyle yapılan toplam 113,00-TL posta/tebligat giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; İsteme uygun, iddia makamında C. Savcısı A. Celalettin ŞİMŞEK'in (34209) huzuru ile;
Sanığın yüzüne karşı, kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde dairemize müracaatla veya dairemize gönderilmek üzere aynı süre içerisinde varsa bir başka yer Bölge Adliye Mahkemesine yoksa bir başka yer ceza mahkemesine dilekçe vererek veya zabıt katibine beyanda bulunup zabta geçirilmek suretiyle, CMK'nun 263/1 maddesi gereğince cezaevinde bulunan tarafın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek YARGITAY nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)