Müsnet suçtan yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dairemizde istinaf yoluyla açılan kamu davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/02/2016 tarih 2016/6983 Esas sayılı iddianamesiyle; "şüphelinin İzmir 1 numaralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak barındırıldığı, 21/03/2015 günü göğüs ağrısı şikayeti ile Buca Seyfi Demirsoy hastanesine acil olarak sevk edildiği, şüphelinin Kırıklar Özel Tip Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığında görevli jandarma personeli tarafından teslim alındığı, hastaneye getirildiği, Dr. R. Ö.'ın şüpheliyi muayene ederek bazı tahliller istediği, şüphelinin adli vaka odasına alındığı, infaz koruma memuru H. D.'ın şüphelinin bulunduğu odaya gelerek sonuçların çıktığını, damar yolunun çıkarılacağını, doktorun gelerek bilgilendirme yapacağını söylediği, şüphelinin elleri bağlı bir şekilde Dr. R.Ö.'ın yanına götürüldüğü, şüphelinin doktora “beni psikiyatri servisine sevk et, taburcu etme” dediği, doktorun şüpheliye “seni psikiyatriye sevk edemem, burada psikiyatri doktoru yok” demesi üzerine şüphelinin ısrarla “Ege Üniversitesi hastanesinde var oraya gönder beni” dediği, doktorun kabul etmemesi üzerine, şüphelinin “sevk edeceksin” diyerek, elleri kelepçeli ve iki koluna girmiş vaziyette jandarma eri olmasına rağmen doktorun bacak kısmına tekme ile vurduğu, jandarma görevlileri tarafından acil servisten çıkarılıp ring aracına götürüldüğü, götürüldü esnada “ben buraya psikiyatriye gitmek için geldim, beni tutmayın, ananızı sinkaf ederim, sizi evinizden aldırırım, sizinle görüşeceğiz” şeklinde bağırdığı olaya ilişkin Kırıklar Özel Tip Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığının düzenlemiş olduğu 21/03/2015 tarihli tutanaktan anlaşılmıştır.
F.B.'in 04/06/2015 tarihinde şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmak istenmiş, savunma yapmak istemediğini, susma hakkını kullandığını beyan etmiştir.
Dosya arasına alınan disiplin soruşturması sırasında da susma hakkını kullandığı, savunmada bulunmadığı görülmüştür.
Dr. R. Ö.'ın beyanı aldırılmış, beyanında; şüphelinin bacağına tekme attığını, şikayetçi olmadığını beyan etmiş, aldırılan 10/04/2015 tarihli adli raporunda “darp ve cebir izine rastlanmadığının” bildirildiği anlaşılmıştır.
İnfaz ve Koruma Memuru H. D.'ın müşteki sıfatıyla beyanı alınmış, şikayetçi olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Jandarma Uzman Çavuş E. U.'un müşteki olarak beyanı alınmış, şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Tutanakta isim ve imzaları bulunan diğer jandarma görevlileri C.K., M. S. Ç., Y. T., M. M.'nin talimat yoluyla beyanları alınmış, M. S. Ç.'in şikayetçi olduğunu, diğerlerinin şikayetlerinin bulunmadığını bildirdikleri görülmüştür.
Olayla ilgili yapılan disiplin soruşturması evrakları dosya arasına alınmış, olay nedeniyle F.B.'in 1 Ay süre ile Haberleşme veya İletişim Araçlarından Yoksun Bırakılma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şüphelinin Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesinde görevli Dr. R. Ö.'ı BTM ile iyileşecek derecede yaraladığı, geri dönüş sırasında da infaz koruma memuru H. D. ile jandarma personeli E.U., M. M., Y. T., M. S. Ç. ve C.K.'a “ben buraya psikiyatriye gitmek için geldim, beni tutmayın, ananızı sinkaf ederim, sizi evinizden aldırırım, sizinle görüşeceğiz” diyerek hakaret ve tehdit suçlarını işlediği, “evinizden aldırırım, sizinle görüşeceğiz” ifadelerinin basit tehdit kastını aştığı anlaşılmakla" sanık hakkında Basit Yaralama, Hakaret ve Tehdit suçlarından TCK 125/1-3.a, 43/2, TCK 86/2-3.c, TCK 106/1-1.cümle, 43/2, 53 ve 58 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanık hakkında Hakaret suçundan; TCK nun 125/3-a, 125/4, 43/2, 53, 58 maddeleri gereğince neticeten 1 Yıl 6 Ay 15 Gün Hapis Cezası, Tehdit suçundan TCK'nun 106/1-1.cümle, 43/2, 53, 58 maddeleri gereğince neticeten 7 Ay 15 Gün Hapis Cezası, Yaralama suçundan ise TCK nun 86/2, 86/3-c, 53, 58 maddeleri gereğince 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkumiyet kararına karşı sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın istinaf dilekçesi üzerine dosya dairemize gönderilmiş olup dairemizce yapılan ön incelemede istinaf yoluna başvuran sanık müdafisinin taraf sıfatlarının bulunduğu, başvuruların süresinde yapıldığı, tebligat eksikliğinin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilebilir kararlardan olduğu, dairemizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmakla başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilerek incelemeye geçilmiş, yapılan inceleme sonucunda; O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, sanık müdafisinin istinaf talebi açısından ise Hakaret ve Basit Yaralama suçları yönünden verilen mahkumiyet hükümlerinin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Tehdit suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmü ile ilgili sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için dosya tefrik edilerek CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verildiği görülmüştür.
Davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılması kararı gereği; Sanığın tehdit suçu açısından hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için duruşma açıldığı, sanığın savunmasının segbis sistemiyle alındığı, sanık müdafii adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartıldığı görülmüştür.
SAVUNMA:
Sanık F.B. Mahal Mahkemesince Alınan Savunmasında; "Ben zaten rahatsızım, zaman zaman tedavi görüyorum, böyle bir olay olduğunu hatırlıyorum ama ayrıntılarını bilemiyorum, o nedenle savunma yapacak durumda değilim, bu nedenle savunmamı avukatım yapsın." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık F.B. Dairemizce İstinaf Aşamasında Alınan Savunmasında; ''ben olayı hiç hatırlamıyorum daha önceki savunmamı tekrar ederim.'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
TOPLANAN DELİLLER;
1- )İddia,
2- )Sanığın savunması,
3- )Mağdurların beyanı,
4- )Nüfus ve sabıka kaydı,
5- )Tutanak,
6- )Tahkikat evrakları,
7- )Tüm dosya kapsamı.
Hukuka aykırı elde edilen bir delil olmadığı görülmüştür.
Mağdur Y. T. Mahal Mahkemesince Alınan Beyanında: "Olay tarihinde sanık cezaevinde rahatsızlandığını söylediği için hastaneye götürdük, hastanede tedavisi yapıldı, doktorun sanığa bir şeyinin olmadığını tahlillerin temiz olduğunu söyledi, ancak sanığın kendisinin ege üniversitesine sevkinin yapılmasını istedi ancak doktor sevk edemeyeceğini söyledi, bunun üzerine doktora tekme attı, bize de saldırmaya çalıştı ancak biz kendisini bırakmadık, bizlere ana avrat sinkaf etti, hepinizi evinizden aldıracağım diye tehdit etti, ancak cezaevi aracına binince sessiz bir şekilde cezaevine götürdük, daha sonra komutanımız tutanak düzenledi ve bizde imzaladık, sanıktan şikayetçi değilim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur H. D. Mahal Mahkemesince Alınan Beyanında: "Hükümlü olan sanık göğsünün ve kalbinin ağrıdığını söylemesi üzerine kendisini Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesine götürdük. Sanığı hastaneden cezaevine getirirken "Benim adım F.B., sizi yatağınızdan aldırırım, siz beni tutamazsınız ananızı sinkaf ederim, sizi evinizden aldırırım, sizinle görüşeceğiz, siz benim kim olduğumu bilmiyorsunuz" şeklinde sözler sarf etmişti " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur M. M. Mahal Mahkemesince Alınan Beyanında: "Suç tarihinde İzmir'de bulunan Kırıklar Özel Tip Cezaevinde askerlik görevimi ifa etmekteydim, suç tarihinde sanığı bulunduğu ceza infaz kurumundan alarak hastaneye götürdük, muayene işlemleri yapılıyordu, sanığın muayenesi yapıldığı sırada komutan bana ring aracını hazırla dediği için dışarı çıkıp aracı hazırlayarak geri ödündüm, muayene odasına girdiğimde doktor yerde yatıyordu, bu sırada sanık bağırarak küfürler ediyordu, yine komutanımızın emri ile sanığı etkisiz hale getirip ring arabasına geri götürdüğümüz sırada sanık bize hitaben "ananızı sinkaf ederim, beni tutmayın, sizi evinizden aldırırım" şeklinde sözlerle hakaret ve tehdit etti, bununla ilgili olarak tutanak düzenlendi, daha sonra sanığı ceza evine götürüp teslim ettik, benim sanık hakkında şikayetim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur M. S. Ç. Mahal Mahkemesince Alınan Beyanında: "Daha önce vermiş olduğum beyanımı aynen tekrar ederim. Ben İzmir 1 numaralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda askerlik görevinde iken olay günü hükümlü olarak bulunan Fikri BİLGİÇ isimli şahsın göğüs ağrısı şikayeti olduğunu söylemesi nedeniyle hükümlüyü Buca Seyfi DEMİRSOY hastanesine acil olarak sevk edilmesi üzerine hastaneye götürdük. Orada şahsa tahliller yaptılar, herhangi bir şeyi çıkmadığı için serum taktılar. Serum bittikten sonra doktor mahkumu serumu çıkarmak için yanına çağırdı. Doktor bize kelepçeyi çıkarın dedi. Mahkum doktora psikolojim bozuk beni psikoloğa gönderin dedi, doktor hayır dedi, mahkum bir daha tekrarladı, doktora küfür ederek karın boşluğuna vurdu. Daha sonra biz mahkumu yere yatırıp kelepçe taktık, mahkum bölümüne götürdük. Bu sırada mahkum bize küfürler etti.'' Sizi öldürteceğim, evinizden aldıracağım'' şeklinde tehdit içeren sözler söyledi. Daha sonra biz mahkumu cezaevine götürmek üzere hastaneden çıkardık. Yolda giderken de aynı şekilde hakaret ve küfürlere devam etti. Sanıkla uzlaşmak istemiyorum. Bu olay nedeni ile herhangi bir zararım olmadı. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur R. Ö. Mahal Mahkemesince Alınan Beyanında: "Karakoldaki ifadem de belirttiğim gibi muayenesini yaptığım sanık benden kendisini psikiyatri servisini sevk etmemi istedi. Bende bunun mümkün olmadığını söyleyince tekmeyle bacağıma vurdu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA AYNEN; ''İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık F.B. hakkında Basit Yaralama, Hakaret ve Tehdit suçlarından yürütülen soruşturma neticesinde; TCK'nun 86/2-3.c,125/1-3.a ve 106/1-1.c,43/2,58,53 maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
Olay tarihinde cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanık Fırat, rahatsızlığı nedeniyle sevk edildiği hastanede kendisini istediği bölüme göndermeyen müşteki doktor rengin'e tekme attığı, diğer müştekiler infaz koruma memuru H. ve Jandarma görevlilerine de Hakaret ve Tehdit içerir sözler sarf ettiği iddia ve tespit edilmiştir.
İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada sanık hakkında Hakaret, Tehdit ve Yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiş karara karşı sanık istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizce Tehdit suçundan duruşmalı olarak yeniden yapılan yargılamada; oluş ve kabüle göre sanığın olay tarihindeki söz ve davranışlarını kanunda şeklini bulan görevli memura aktif direnme suçunu oluşturduğu kanaatiyle;
1- )Sanık hakkındaki İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/05/2018 tarih ve 2016/177 esas 2018/660 karar sayılı Tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
2- )Sanığın eylemine uyan TCK nun 265/1, 43/2, 53 ve 58 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. '' demiştir.
DELİLLERİN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL; Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;
Sanık F.B.'in başka bir suçtan dolayı İzmir 1 numaralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda cezasını infaz ettiği, suç tarihinde göğüs ağrısı şikayetiyle Buca Seyfi Demirsoy Hastanesine sevk edildiği, sanığın burada mağdur doktor R. Ö. tarafından tetkik ve tedavisinin yapıldığı, sonrasında mağdur doktorun sanığa taburcu olacağını bildirilmesi üzerine, sanığın doktordan kendisini psikiyatriye sevk etmesini istediği, mağdur doktorun bunu yapamayacağını söylemesi üzerine sanığın mağdur doktor R. Ö.'a tekme attığı, bunun üzerine jandarma ve cezaevi görevlilerinin kendisini ring aracına götürmeye çalıştıkları sırada mağdurların görevlerini yapmalarına engel olmak amacıyla "ben buraya psikiyatriye gitmek için geldim, beni tutmayın, sizin ananızı sinkaf ederim, sizi evinizden aldırırım, sizinle görüşeceğiz" şeklindeki sözlerle mağdur jandarma ve cezaevi görevlilerine tehdit ve hakarette bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanığın atılı suçlara ilişkin ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden yerel Mahkemece araştırma yapılmış ve alınan rapor ile sanığın ceza ehliyetinin tam olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Dosyanın istinaf incelenmesi neticesinde, sanık hakkında yerel Mahkemece basit yaralama suçundan verilen hükme karşı yapılan sanık müdafisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hakaret suçu yönünden ise cezanın yanlış hesaplandığı görülerek hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Tehdit suçu açısından ise; iddianame içeriği ve mahkeme kabulüne göre hükümlü olup olay günü bir hastalığı sebebi ile görevli jandarma personeli refakatinde Buca Seyfi Demirsoy Hastanesine sevk edilen sanığın tedavisini yapan hekimin kendisini psikiyatri servisine sevk etmemesi nedeniyle hekimi tekmeleyerek yaralaması üzerine görevli jandarma personeli tarafından buradan çıkarılarak ceza infaz kurumuna götürülmek üzere ring aracına bindirilmeye çalışıldığı esnada jandarma personeline hitaben ''beni tutmayan, sizi evinizden aldırırım sizinle görüşeceğiz '' şeklinde tehditte bulunması biçimindeki eyleminin TCK'nın 265/1, 43/2. maddelerine uyan görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturma ihtimaline binaen sanığın bu suç yönünden hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Görevi yaptırmamak için direnme suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bunun dışında, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunulması durumunda görevli memurların, bireysel özgürlüğü ve beden bütünlüğünü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Kamu görevlisinin kendisine verilen görevi yerine getirmesini engellenmesine karşı yasal düzenlemeyle görevli memura yönelik koruma sağlamaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde; sanığın tedavisini yapan hekimin kendisini psikiyatri servisine sevk etmemesi nedeniyle hekimi tekmeleyerek onu yaralama suçunu işlemesi üzerine görevli jandarma ve cezaevi personeli tarafından buradan çıkarılarak ceza infaz kurumuna götürülmek üzere ring aracına bindirilmeye çalışıldığı esnada jandarma ve cezaevi personeline hitaben onların görevlerine engel olmak kastıyla ''beni tutmayan, sizi evinizden aldırırım sizinle görüşeceğiz '' şeklinde tehditte bulunması biçimindeki eyleminin TCK'nın 265/1, 43/2. maddelerine uyan görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilmiş, sonuç olarak, sanık müdafisinin istinaf talepleri kısmen kabul edilerek, tehdit suçu yönünden, ilk derece Mahkemesi olan İzmir 29.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/05/2018 tarih ve 2016/177 esas 2018/660 karar sayılı mahkumiyet hükmünün CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve sanığın TCK 265/1 maddesi gereğince ek savunması da alınarak sanığın sabit olan görevi yaptırmamak için direnme suçundan dolayı kazanılmış hakkı da dikkate alınarak cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan ve tartışılan nedenlerle;
1- Sanık hakkındaki İzmir 29.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/05/2018 tarih ve 2016/177 esas 2018/660 karar sayılı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün CMK 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA
2- Sanık F. B.'in değişen suç vasfıyla sübut bulan “Görevi Yaptırmamak İçin Direnme” suçunu işlediği sabit görülmekle eylemine uyan 5237 Sayılı TCK.nun 265/1 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastının ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak takdiren sanığın 6 AY SÜRE İLE HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın atılı suçu birden fazla mağdura karşı tek bir eylemle işlediği anlaşıldığından sanığın cezasından TCK.nun 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın sabıkalı geçmişi nazara alınarak sanık hakkında TCK.nun 62.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına.
Sanık hakkında başkaca kanuni veya taktiri arttırma ve eksiltmeye takdiren yer olmadığına,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53./1-a-d-e bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53/1-c bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53/1-b bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine,
Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın sabıkalı kişiliği ve pişmanlık içermeyen savunmasına göre TCK.nun 50 maddesindeki seçenek tedbirlere çevrilmesine takdiren yer olmadığına,
Sanığın sabıka kaydına göre suç işleme hususundaki eğilimli kişiliği ve yargılama sırasında pişmanlık içermeyen savunması dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat edinilmediğinden sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK.nun 51 maddesi gereğince ertelenmesine takdiren yer olmadığına,
Sanığın kasıtlı suçlardan sabıkaları bulunduğu anlaşıldığından hakkında CMK.nun 231/5 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığın adli sicil kaydında bulunan ilamlardan ikinci kez mükerrir olduğu anlaşılan Kepsut Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/96 esas 2012/43 karar ilamının sanık hakkında tekerrüre esas alınması gerektiği, ancak ilk derece Mahkemesince aşağıdaki ilamın tekerrüre esas alındığı, C.Savcısının istinaf talebinin süresinde olmaması nedeniyle aleyhe istinaf talebinin bulunmadığı ve sanığın bu açıdan kazanılmış hakkı oluştuğu anlaşıldığından;
Sanığın İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28/06/2007 tarih, 2006/190 esas 2007/289 karar sayılı ilamıyla adam öldürmeye teşebbüs suçundan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu ilam nedeniyle mükerrir olduğu anlaşılmakla, sanığın 5237 Sayılı TCK'nun 58. maddesi gereğince 1. KEZ mükerrir sayılmasına,
TCK nun 58/6-7 maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına, cezasının infazından sonra sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,
Bu suç yönünden yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; İsteme uygun, iddia makamında C.Savcısı A. Celalettin ŞİMŞEK'in (34209) huzuru ile;
Sanığın ve müdafiinin yüzüne karşı, kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde dairemize müracaatla veya dairemize gönderilmek üzere aynı süre içerisinde bir başka yer mahkemesine dilekçe vererek veya zabıt katibine beyanda bulunup zabta geçirilmek suretiyle, CMK'nun 263/1 maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek sanık hakkında verilen bu karar yönünden YARGITAY nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, 22.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)