Mahalli mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK.nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden Katılan sanıklar H.U, N.U. ve E.U. vekillerinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve aynı Kanun'un 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi ve inceleme raporları incelenerek gereği düşünüldü:
1- )a )Katılan sanık A.Ç. hakkında katılan sanık N.U.'a yönelik basit yaralama suçundan yerel mahkemece CMK 231/5 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı istinaf yasa yolu kapalı olup, bu kararların 5271 Sayılı CMK'nun 231/12 maddesi gereğince itirazı olanaklı kararlardan olduğu anlaşılmakla, katılan sanık N. müdafisinin 31/01/2017 tarihli istinaf ve itiraz dilekçesinin içeriğine göre bu suça yönelik olarak istinaf talebinde bulunduğu görülerek 5271 Sayılı CMK'nun 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından katılan sanık N. vekilinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için katılan sanık A.Ç. hakkında katılan sanık N.U'a yönelik basit yaralama suçundan verilen hükmün incelenmeksizin MAHAL MAHKEMESİNE İADESİNE,
b- )Katılan sanık R.G. hakkında katılan sanık N.U.'a yönelik basit yaralama suçundan yerel mahkemece CMK 231/5 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı istinaf yasa yolu kapalı olup, bu kararların 5271 Sayılı CMK'nun 231/12 maddesi gereğince itirazı olanaklı kararlardan olduğu anlaşılmakla, katılan sanık N. vekilinin 31/01/2017 ve katılan sanık R'ın 01/02/2017 tarihli istinaf ve itiraz dilekçelerinin içeriğine göre bu suça yönelik olarak istinaf talebinde bulundukları görülerek 5271 Sayılı CMK'nun 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından katılan sanık N. vekili ile katılan sanık R.'ın dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için katılan sanık R.G. hakkında katılan sanık N.U.'a yönelik basit yaralama suçundan verilen hükmün incelenmeksizin MAHAL MAHKEMESİNE İADESİNE,
2- )Katılan sanık N.U. hakkında katılan sanık R.G.'e yönelik basit yaralama suçundan, mala zarar verme suçundan ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan yerel mahkemece CMK 231/5 maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı istinaf yasa yoluna tabi olmayıp, itiraza tabi olduğu, katılan sanık N. vekilinin 31/01/2017 tarihli istinaf ve itiraz dilekçesi üzerine de, itiraz mercii olan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/04/2017 tarih ve 2017/518 D. İş sayılı kararı ile incelenerek kesin olarak hükme bağlandığı anlaşıldığından, DOSYANIN bu suçlar yönünden İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE,
3- )Katılan sanıklar N.U. hakkında 29/05/2015 tarihinde katılan sanık R.G.'e karşı hakaret suçundan, katılan sanık R.G. hakkında 29/05/2015 tarihinde katılan sanıklar H.U. ve N.U.' a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından, katılan sanık A.Ç. hakkında 29/05/2015 tarihinde katılan sanık N.U.'a yönelik hakaret suçundan, katılan sanık A.U. hakkında 29/05/2015 tarihinde katılan sanık H.U.'a karşı hakaret ve tehdit suçlarından, katılan sanık R.G. hakkında 30/05/2015 tarihinde katılan sanık H.U.'a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından, katılan sanık A.Ç. hakkında 30/05/2015 tarihinde katılan sanık H.U.' a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından, katılan sanık A.U. hakkında 30/05/2015 tarihinde katılan sanık H.U.' a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından, verilen ceza verilmesine yer olmadığına ve beraat kararları yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Mahkemenin kararında usule ve esasa dair herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen tiplerine uyduğu,
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair karların hukuka uygun olduğu, Mahkemenin kararında usule ve esasa dair herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan katılan sanık N., H. vekili ile katılan sanık R.'ın istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun CMK.nun 280/1.a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- )Katılan sanık A.U. hakkında 29/05/2015 tarihinde katılan sanık H.U.'a karşı basit yaralama ve 30/05/2015 tarihinde katılan sanık H.U.'a karşı basit yaralama ve katılan E.U.'a karşı basit yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararları yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Mahkemenin kararında usule ve esasa dair herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, anlaşıldığından istinaf başvurusunda bulunan katılan sanık Hasan ve katılan E. vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun CMK.nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5- )Katılan sanık H.U. hakkında katılan sanıklar R.G., A.Ç. ve A.U.'a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal ve katılan sanık R.G.'e yönelik kemik kırığı oluşturacak şekilde nitelikli yaralama suçundan verilen hükümlere yönelik katılan sanık H. müdafii ve katılan sanık R.'ın istinaf talepleri hakkında;
Sair itiraz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- )Katılan sanık H. U. hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve nitelikli yaralama suçlarından kurulan hükümlerde, katılan sanık hakkında TCK 50,51 ve CMK 231/5 maddelerinin ''yasal şartlar oluşmadığından'' gerekçesiyle uygulanmamasına karar verildiği, yasal şartların ne şekilde oluşmadığının kısa kararda veya gerekçeli kararda açıklanmadığı,
Katılan sanığın sabıka kaydının incelenmesinden taksirli suçtan almış olduğu adli para cezası dışında TCK'nun 50, 51 ve CMK'nun 231. maddelerinin uygulanmasına engel teşkil edecek mahkumiyetinin bulunmadığı, verilen hükümlerde ''katılan sanığın pişmanlığını belirtmesi ve duruşmadaki tavrı'' gerekçe yapılarak sanık hakkında TCK 62 maddesinin uygulanmış olması, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda tazmin edilmesi gereken maddi bir zararın da bulunmaması karşısında, hakkında TCK nun 50 ve 51 ile CMK 231/5 maddesinin uygulanmasına yasal bir engeli olmayan sanık hakkında, kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmemesinin ve iki yılın altında kalan hapis cezalarının ise ertelenmemesi ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması nedenlerinin nelerden ibaret olduğunun yasal olarak denetime de olanak verecek şekilde açıklanmadan, salt koşulları oluşmadığından bahisle yetersiz gerekçe ile TCK'nun 50, 51 ve CMK'nun 231. maddelerinin uygulanmamasına karar vermek suretiyle hükmün bu yönlerden gerekçesiz bırakılması hukuka aykırı ve bozma nedeni oluşturduğu,
2- )Uygulamaya göre de;
a- )Katılan sanık H.U.'ın katılan sanık R.G.'i kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralamasına dair kurulan hükümde; katılandaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta/2. derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kabul edilmesine göre, 5237 Sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif ( 1. derece ), orta ( 2. ve 3. derece ) ve ağır ( 4., 5. ve 6. derece ) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 Sayılı TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 Sayılı TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde en üst oran olan 1/2 oranında artırım yapılmak suretiyle salt kemik kırığının derecesi gerekçe gösterilerek ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
b- )Katılan sanık H.U.'ın diğer katılan sanık N.U. ile birlikte konut dokunulmazlığı ihlal suçunu işlediği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince artırım yapılmayarak eksik ceza tayini,
SONUÇ: Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan Katılan Sanık R.G.'in istinaf nedenleri bu gerekçeyle yerinde görüldüğünden katılan sanık H.U. yönünden konut dokunulmazlığını ihlal ve nitelikli yaralama suçlarından verilen hükümlerin CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Kararın bir suretinin bilgi amacıyla istinaf talebinde bulunan Katılan Sanık R.G. ve Katılan sanıklar H.U., N.U. ve E.U. vekili Av.M.K.'e MAHKEMESİNCE TEBLİĞİNE,
Dosyanın bozulan hükümler yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere, 13.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)