(5237 S. K. m. 125)
Mahalli mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK.nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi ve inceleme raporları incelenerek gereği düşünüldü:
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı ''hakaret'' suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay tarihinde sanığın, mağdurun ebe olarak görev yaptığı Torbalı Devlet Hastanesi kadın doğum servisine kız kardeşinin hamile olması nedeniyle geldiği, kız kardeşinin bebeğinin ölü olması nedeniyle düşük yapması amacıyla servise yatırıldığı, kardeşinin düşük yapması üzerine de sanığın kendileri ile ilgilenilmediğini düşünmesi nedeniyle mağdur ebe ile tartıştığı, bu tartışma sırasında sanığın, mağdura "terbiyesizlik yapma" dediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, söylenen sözün kişilerin onur, şeref ve haysiyetini rencide edici boyutta ve hakaret niteliğinde olmayıp kaba söz ve davranış olarak nitelenebileceği, bu haliyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle de sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
İddianamede sanığın eylemini aleni şekilde işlediğinden bahisle TCK'nun 125/4 maddesinin uygulanması talep edilmemesine rağmen yargılama safhasında bu hususta ek savunma hakkı da tanınmadan sanığa TCK'nun 125/4 maddesi de uygulanarak ceza verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın istinaf talebi bu yönüyle yerinde ise de, bu husus, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden CMK'nun 303/1-a maddesi delaletiyle CMK'nun 280/1-a-2. cümlesi gereğince Dairemizce düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı kabul edildiğinden;
Sanığın mahkumiyetine dair hükmün tamamen kaldırılarak yerine,
"1. Sanığa yüklenen hakaret suçunun unsurları gerçekleşmediğinden CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,
2. Yargılama nedeniyle resen yapılan giderlerin kamu üzerinde bırakılmasına'' ibareleri eklenmek suretiyle CMK'nun 303/1-a ve 280/1-a maddesi gereğince HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir suretinin bilgi amacıyla istinaf talebinde bulunana MAHKEMESİNCE TEBLİĞİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 17.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)