(5271 S. K. m. 279, 280)
Mahalli mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden katılanın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi ve inceleme raporları incelenerek gereği düşünüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde öğretim üyesi olan sanık M. R. G.'in yine Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde öğretim üyesi olup bir dönem üniversite yönetiminde bulunan katılan R. G.'a yönelik olarak; Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öğretim görevlisi N. A.'ın kendi eserine yönelik olarak yapılan atıfa dair facebook'ta paylaşımda bulunduğu, sanığın bu paylaşımın altına katılanı kastederek ''FETÖ'nün ÇOMÜ uzantılı L. ve G. gibi hainleri de hocamızın çalışmalarını doktora tezini kirletme peşindeler'' şeklinde paylaşım yaparak katılana ''hain'' demek suretiyle hakaret ettiği iddia edilen ve bu sözlerin sanık tarafından facebook'ta paylaşıldığı kabul edilen olayda;
Yerel mahkemece sanığın, bu eylemini arkadaşı olan öğretim görevlisi N. A.'ın doktora tezi hakkında ''intihal'' iddiasıyla soruşturma açıldığı ve bu işin olay tarihinde üniversite rektörü olan S. L. ile üniversite yönetiminde görev alan katılandan kaynaklandığını düşünmesi karşısında, sanığın eylemini arkadaşına karşı yapılan haksızlığa karşı ''tepki'' derecesinde kabul edilebilecek ağır ve kaba eleştiri sınırları içerisinde kaldığı, muhatabını aşağılamak kastının bulunmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiş ise de;
Sanığın facebook sayfasındaki bir paylaşımın altına katılanı kastederek ''FETÖ'nün ÇOMÜ uzantılı L. ve G. gibi hainleri de hocamızın çalışmalarını doktora tezini kirletme peşindeler'' paylaşımında bulunduğu iddia ve kabul edilmesine göre, hakaret iddiasına konu sözlerin somut bir olgu ve suç oluşturan fiil isnadı niteliğinde bulunduğu, katılanın aşamalarda sözlü ve yazılı beyanlarında ısrarla, sanığın 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi öncesinde de kendisine yönelik olarak ''FETÖ'cü'' olduğuna ilişkin iddia ve soruşturma birimlerine beyanlarda bulunduğunu, sanığın şikayetleri sonucu kınama cezası aldığını, ayrıca 15 Temmuz 2016 darbe süreci sonrası ''FETÖ'cü'' olduğundan bahisle hakkında soruşturma başlatıldığını ve halen bu soruşturma nedeniyle tutuklu bulunduğunu, sanığın haksız isnat ve beyanları nedeniyle FETÖ ile ilişkilendirilip tutuklandığını, gerçekte hain darbe girişiminde bulunan FETÖ ile bir ilgisinin bulunmadığını savunması karşısında öncelikle;
Sanığın, ÇOMÜ Üniversite yönetimine, kolluk ve soruşturma makamlarına yaptığı şikayet başvuruları ve iddiaları nedeniyle katılan hakkında halen tutuklu bulunduğu soruşturma ya da kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak, varlığı tespit edildiği takdirde ön mesele yapılarak sonucunun beklenmesi, sonucuna göre katılanın ''FETÖ'' olarak bilinen silahlı terör örgütü ile bir bağlantısının bulunup bulunmadığı, bu şekilde sanığa ispat hakkı tanınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve söylenen sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığı, haksızlığa tepki olarak söylenen ağır ve kaba eleştiri olarak kabul edilip yetersiz gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılanın istinaf nedenleri bu gerekçeyle yerinde ve haklı görülmekle CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 17.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)