(5271 S. K. m. 253, 280) (5237 S. K. m. 7)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından açılan kamu davasında gerek soruşturma ve gerek kovuşturma aşamasında sanık ve katılanın uzlaşma yönündeki beyanlarının alınmadığı, yargılama sırasında atılı suçlardan hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının uzlaşma kapsamında olmasına rağmen, tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı, bu nedenle CMK'nun 253/3 maddesi gereğince uzlaşma prosedürünün uygulanamadığı, ancak hükümden sonra, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı ''Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34. maddesi ile CMK'nun 253. maddesinin yeniden düzenlendiği ve sanığa isnat edilen tüm suçların uzlaştırma kapsamına alındığı ve böylelikle inceleme kapsamındaki hakaret suçu açısından da uzlaştırmanın uygulanabilir hale geldiği anlaşılmakla,
TCK'nun 7/2 maddesinin ''suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' şeklinde amir hükmü karşısında, sanık hakkında, uzlaştırma hükümlerinin yeni haliyle uygulanarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden, TCK'nun 7/2, CMK'nun 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin hakaret suçu yönünden HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 14.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)