(5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Mahalli mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK.nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanık M. H. müdafii ve sanık İ. B.'ın istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi ve inceleme raporları incelenerek gereği düşünüldü:
1-SANIK İ. B.'IN KENDİSİ HAKKINDAKİ PARADA SAHTECİLİK SUÇUNDAN VERİLEN MAHKUMİYET KARARINA YÖNELİK İSTİNAF TALEBİ HAKKINDA;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, İstinaf başvurusunda bulunan sanık İ. B.'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KESİN OLMAK ÜZERE OYBİRLİĞİ İLE ESASTAN REDDİNE,
2-SANIK M. H. MÜDAFİİNİN SANIK HAKKINDA PARADA SAHTECİLİK SUÇUNDAN VERİLEN MAHKUMİYET KARARINA YÖNELİK İSTİNAF TALEBİ HAKKINDA;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamında bulunan belgelerden, sanık M. H.'nin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi kliniğinde tedavi gördüğü ve ilgili hastane tarafından suç tarihinden önceki tarihlerde sanığa hafif düzeyde mental redartasyon tanısı konulduğu, hatta bu nedenle sanık hakkında İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 10/07/2014 tarihli 2014/243 karar sayılı ilamı ile, Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana bilim Dalınca verilen 06/05/2014 tarihli rapor ile davranım bozukluğu ve orta düzeyde mental retardasyon tanısı konulması nedeniyle ceza ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle yağma suçundan "ceza verilmesine yer olmadığına, hakkında güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına" karar verildiği, istinafa konu dosyada ise ilk derece mahkemesince alınan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 27/12/2016 tarihli "sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu" yönündeki rapora itibar edilerek sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, her iki hükme alınan raporlar arasında sanığın hukuki durumunu doğrudan doğruya ilgilendiren çelişki bulunduğu,
Buna göre; iki rapor arasındaki süre dikkate alınarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla öncelikle Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Kurulu ve akabinde ilgili ihtisas dairesinden yöntemince rapor alınması, Gözlem İhtisas Dairesi ile ilgili ihtisas dairesi tarafından düzenlenecek raporlar arasında veya bu raporlar ile Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 27/12/2016 tarihli raporu arasında çelişki bulunması halinde Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ve Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalınca verilen 06/05/2014 tarihli rapor karşısında, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 27/12/2016 tarihli raporuna hangi nedenle üstünlük tanındığı tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçe ile CMK nun 230. Maddesinde belirtilen şekilde yeterli gerekçeyi içermeyecek şekilde hüküm kurulmasının CMK'nın 289/1-g maddesine göre hukuka kesin ayrılık ve bozma nedeni oluşturduğu ve sanık M. H. müdafiinin istinaf nedenleri bu gerekçeyle yerinde ve haklı görülmekle CMK'nın 280/1-b maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Aleyhe istinaf talebi bulunmadığından sanığın kazanılmış hakları gözetilerek dosyanın bozma ilamı doğrultusunda yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 18.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)