(7201 S. K. m. 10, 21) (5271 S. K. m. 223, 232, 280, 289) (765 S. K. m. 267) (5237 S. K. m. 43, 62, 125, 131)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan O Yer Cumhuriyet Savcısı G. G. (….)'in istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Denetim süresi içinde tekrar suç işleyen sanık hakkında, mahkemece duruşma açılıp, usulüne uygun şekilde ve "Duruşmaya mazeretsiz gelmediğiniz takdirde yargılamaya devam edilerek gerekli inceleme yapılıp yokluğunuzda karar verileceği ihtar ve tebliğ olunur'' ihtaratlı tebligat çıkartılarak, gelmesi halinde sanığa varsa diyecekleri sorulduktan sonra hükmün açıklanması gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Somut olayda, duruşma davetiyesinin sanığın son bildirdiği adres yerine doğrudan mernis adresine tebligat çıkarıldığı, tebliğ işleminin Tebligat Kanunun 21/2 maddesine göre yapıldığı, bu haliyle tebligatın usulsüz olduğu, usulsüz tebliğ nedeniyle duruşmadan haberdar olmayan ve duruşmaya katılmayan sanığın yokluğunda karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması olup hukuka kesin aykırılık ve bozma nedeni oluşturduğu,
İhbara konu Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/50 esas 2012/642 karar sayılı 16/10/2012 tarihli ilamının incelenmesinden, karar başlığında suç tarihinin Aralık 2011 olarak gösterilmesine rağmen ilamın gerekçe bölümünde, 17/12/2009 tarihinde müştekinin kredi kartından suça konu işlemlerin yapıldığı belirtilerek suç tarihi konusunda çelişki yaratıldığı, bu çelişkinin giderilmesi ve ihbara konu suçun tam olarak hangi tarihte ve denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediğinin kesin ve net olarak belirlenmesi gerekirken bu husus araştırılmadan hükmün açıklanması,
Sanığın baştan itibaren değişmeyen ve aksi kanıtlamayan savunması dikkate alındığında iddianameye konu ve hakaret niteliğindeki sözlerin muhatabının görevli polis memurları olmayabileceğinin anlaşılması karşısında atılı suçun sanık tarafından işlendiği kesin ve net olarak belirlenemediğinden sanık hakkında CMK 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
KABUL VE UYGULAMAYA GÖRE DE;
-Olay tarihinde sanığın karakolun önünden araba ile geçerken açık olan araba camından polis merkezinin önünde bulunan polis memurlarına "sizin a...koyayım" diyerek hakaret etmesi eyleminin 5237 sayılı TCY.de 765 sayılı TCY.nın 267 maddesine benzer bir hüküm bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCY.nın 125/1.maddesinde düzenlenen soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçunu oluşturacağından, mağdurların da sanığın eyleminden dolayı şikayetçi olmaması nedeniyle aynı Yasanın 131.maddesi gözetilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması,
-Mağdurların açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmeyerek 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
-Yol üzerinde gerçekleşen hakaret eyleminde, aleniyet öğesi gerçekleştiği halde TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
-Sanığın, mağdurlara karşı tek eylemiyle gerçekleştirdiği hakaret eylemi nedeniyle kurulan hükümde TCK’nın 125/3-a ve 43/2. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezasında aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca indirim yapıldığında, hapis cezasının 1 yıl 15 gün yerine 12 ay 15 gün olarak belirlenmesi, usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla;
CMK nun 289/1-h ve 280. maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 03.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)