(5271 S. K. m. 230, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 58) (6136 S. K. m. 4, 13, 15)
Mahalli mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, CMK.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı Yasanın 280.maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi ve inceleme raporları incelenerek gereği düşünüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın Adli Sicil kaydında gözüken Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/880 Esas 2013/131 Karar sayılı ilamı ile verilen, 27/02/2014 tarihinde kesinleşen 6.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezasının, 13/08/2015 tarihinde infaz edildiği ve buna göre tekerrüre esas teşkil etmesi ve TCK'nun 58. maddesinin uygulanma koşullarının oluşması ve iddianamede de talep edilmesine rağmen sanığın mükerrir sayılmaması kanuna aykırı ise de; aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bu hususa işaret edinilerek yetinilmiştir.
Sanık hakkında yasak niteliği haiz tabanca bulundurmak suçundan 6136 Sayılı Yasa'nın 13/1 Maddesi ile cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, yerel mahkemece de kabulün bu yönde olduğu,
Ancak; Hükmün gerekçesinde ''....15/03/2016 tarihinde polis memurları tarafından yapılan kontroller esnasında, Uşak Kemalöz Mahallesindeki Özler Kıraathanesinin girişinde bulunan bir çekyatın üzerinde oturan sanık A.'ın elinde bulunan bir silah ve şarjörü polisleri görünce oturduğu çekyatın altına attığının polisler tarafından farkedildiği, bunun üzerine sözkonusu silah ve şarjörü sanığın rızasıyla polis memurlarına teslim ettiği, bu hususlarla ilgili olarak polis memurlarınca 15/03/2016 tarihli muhafaza altına alma ve teslim tutanağı başlıklı bir tutanağın tanzim edildiği ve ardından sözkonusu silahın incelenmesi amacıyla İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'ne gönderildiği ve orası tarafından düzenlenen 21/03/2016 inceleme tarihli uzmanlık raporuna göre sözkonusu silahın 6136 sayılı yasanın 4.maddesinde belirtilen yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olduğunun fakat bahse konu silahın (tabancanın) taşımakta olduğu nitelikleri bakımından ilgili yasanın 15/2 maddesine göre vahim özellik arzetmediğinin tespit edildiği ve böylece sanığın 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 4.maddesi kapsamında Yasak Niteliğini Haiz Ateşli Silahı bulundurmak suçunu işlediği ....'' denmek suretiyle gerekçe oluşturulduğu,
Hüküm fıkrasında ise; ''1- Sanık A. E.’ın işlemiş olduğu sabit olan 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanununun 4.maddesi kapsamında yasak niteliğini haiz silahı bulundurmak suçundan eylemine uyan 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında kanununun 15/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimine, suç konusunun önem ve değerine, sanığın güttüğü amaç ve saik’e göre takdiren 6 AY HAPİS VE 25 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' şeklinde yasak bıçak taşımak suçundan hüküm kurularak gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye neden olunması bu şekilde hükmün gerekçesiz bırakılması kanuna ve CMK'nun 230 ve 289/1-g aykırılık oluşturduğu, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri bu gerekçeyle yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)