Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/12/2016 tarih 2016/1420 esas sayılı iddianamesi ile sanıkların üzerlerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu fikir ve eylem birliği içerisinde müşterek fail olarak işlediklerinden bahisle yargılamalarının yapılarak eylemlerine uyan TCK'nın 37/1 maddesinin delaleti ile 155/2,53 mad (Her iki sanık hakkında ayrı ayrı) maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmıştır.
Cumhuriyet Savcılığının anılan iddianamesi ve ekli hazırlık evrakı mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilip, iddianamenin yasada belirtilen unsurları taşıdığı anlaşıldığından iddianamenin kabulü kararı verilerek duruşma açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
SAVUNMA:
SANIK Ş. SAVUNMASINDA; "Eski savunmamı tekrar ederim, ekleyecek bir husus yoktur, araç İ.'indi, ben satın almak istedim, taksit taksit ödeme yapıyordum, paranın tamamını ödeyince arabanın devrini alacaktım, araca herhangi bir ceza gelmesin diye noterden kiraladık, buna ilişkin belgeler İ.'dedir. Bahse konu malları ben teslim aldım, daha sonrasında İ. beni aradı, kendi işi için arabanın lazım olduğunu söyledi, bende kendisine Torbalı'da teslim ettim, ondan sonra da kendisi ile görüşmedik, cezaevinde hükümlü olduğum için zararı karşılama durumum yoktur, duruşmalara segbis ile katılmak isterim. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Mahkemeniz aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim." demiştir.
SANIK İSMAİL DEMİR SAVUNMASINDA: "Ben konuyla ilgili olarak daha önce ifade vermiştim. O ifadem doğrudur aynen tekrar ederim. Yakalama evrakına ekli diğer sanık Ş. K.'in aleyhime olan beyanlarını kabul etmiyorum. Bu şahıs ya da bir başkası iddianame konusu malları ve aracı bana teslim etmiş değildir. Benim ehliyetim yoktur daha doğrusu 2013 yılında benim ehliyetime alkol kullandığımdan dolayı el konulmuştur. O tarihten beri araç kullanmıyorum kendi iş yerimde bile şoför kullanıyorum. Diğer sanık Ş. K. benim eski şoförüm O. K. in oğludur. Bu olayı düzenleyen de O. K.'tir. Kendileri üzerindeki suç şüphesini ortadan kaldırmak için aleyhime oğlu Ş. K.'e ifade verdirmiştir. Ben müşteki firma ile de herhangi bir iş yapmış değilim. Suçsuzum, beraatime karar verilsin, mahkeme aksi kanatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" demiştir.
DELİLLER:
KATILAN VEKİLİ BEYANINDA: "Katılan vekilinden soruldu: Zararımız giderilmedi, şikayetimiz devam etmektedir, cezalandırılmalarına karar verilmesini talep ediyoruz" demiştir.
TANIK K. D. BEYANINDA: "Sanıklardan İ. benim kardeşim olur, hurda işi yapar, aynı zamanda bir tırı vardır, bununla da taşımacılık yapar, taşımacılık işini benim bildiğim kendisi yapmaz, şoförü ile yaptırır, ben kardeşimin şikayetçi kurumun eşyasını taşıyıp taşımadığını bilmiyorum, diğer sanık Ş.' i gördüysem bile ismen tanımıyorum, müşteki kuruma ait eşyanın taşınması işine ilişkin bilgim yoktur, benim adıma kayıtlı olan 0532 … .. .. numaralı cep telefonumu kardeşim kullanır, bu nedenle benim bilgime başvurulmuştu, ben yargılama konusu olaya ilişkin herhangi bir görgüye dayalı bilgi sahibi değilim "demiştir.
Soruşturma aşamasında beyanı alınan tanık Ş. için talimat yazılmış, ancak bila iade geldiğinden soruşturma aşamasındaki beyanı ile yetinilmiştir.
Dosya arasındaki 11/09/2015 tarihli fatura, Borusan Lojistik'e ait Ş. K. imzalı yakıt/nakit makbuzu, 11/09/2015 tarihli Ş. K. imzalı taşıma irsaliyesi, diğer belge ve tutanaklar incelenmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
SANIK Ş. K.'İN TALİMATLA ALINAN SAVUNMASINDA: "Tam tarihini hatırlamıyorum ancak bundan 2-3 yıl önce 48 SZ 635 plaka sayılı İ. D. den kiralayarak aldığım kamyon ile İzmir İli Kemalpaşa ilçesinden fabrikadan Antalya ilinde bulunan Havalimanı kavşağındaki Antalya Coca Cola Satış ve Dağıtım AŞ 'den götürmek üzere yola çıktım. Ancak ben İzmir Kemalpaşa’dan yola çıkmadan araç sahibi İ. D. beni arayarak ben malı boşalttırırım, ben Kuş adasından hurda saracağım, İzmir Aliağa götürüp boşaltacağım, sen de bu arada dinlenirsin dedi. Ben de tırı S. İli İncirliova’ya götürüp İ. D. e teslim ettim. Olay tamamen bundan ibarettir dedi. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Çünkü ben tırı araç sahibi İ. D. in beni telefonla çağırması üzerine S. İncirliova’ya gittim. Benim 48 SZ … plakalı tırı İ. D. den kiraladığıma ilişkin İzmir Bayraklı da Noter de araç kiralama sözleşmesi de bulunmaktadır, öncelikle beraatimi talep ederim, ancak mahkeme mahkumiyetim yönünde bir karar verirse hakkımda 231. maddesinin uygulanmasını talep ederim, karşı taraf şikayetinden vazgeçerse, şikayetten vazgeçmeyi de kabul ederim. Ben bu suça ile ilgili olarak 2017 yılında İzmir İli Kemalpaşa da yargılandım. Ancak Mahkemenin esas ve karar numarasını bilmiyorum, bu suçtan cezaevinde yatıp çıktım. Halen Denetimli Serbestlik de Antalya İli Döşemealtı İlçe Emniyet Müdürlüğünde haftada 4 gün imza atıyorum dedi. Ben bunda bir yanlışlık olabilir diye düşünüyorum, çünkü yukarıda da söylediğim gibi ben bu suçtan cezamı cezaevinde yatarak çektim, halen de Denetimli Serbestlik de imza atmaya devam etmekteyim, bu davanın mükerrer olduğunu düşünüyorum." demiş,
Sanığa talimat evrakına ekli ifadesi okunup sorulduğunda: 'Doğrudur bana aittir, aynen tekrar ederim' demiş,
Sanık hakkında TCK 58 maddesinin uygulanma ihtimaline binaen CMK 226 maddesi gereğince ek savunma hakkı verilerek soruldu:
SANIK EK SAVUNMASINDA: "Süre talep etmiyorum, önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim." demiş,
Sanık huzura alınarak tekrar soruldu: "Öncelikle beraatime karar verilmesini talep ederim, ancak mahkeme hakkımda mahkumiyet kararı verirse hakkımda CMK 231 maddesinin uygulanmasını isterim." demiştir.
SANIK İ. D.'İN YAKALAMA EMRİ İLE ALINAN SAVUNMASINDA: "Yakalama emri benim hakkımda çıkarılmıştır, yakalama emrindeki kimlik bilgileri bana aittir, bana okunan belgeleri anladım, ben üzerime atılı suçlamayı anladım, ek süre talebim yoktur, bugün savunmamı yapacağım, ben bu konuyla ilgili daha önce savunma yapmıştım, o savunma aynen geçerlidir, tekrar ederim, suçsuzum beraatimi isterim, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, uzlaşmak isterim, maddi zarar varsa karşılamam çünkü ben suç işlemedim." demiş,
Yakalama emrine ekli gerekçeli karardaki savunması okunup sorulduğunda: "Doğrudur bana aittir bir diyeceğim yoktur." demiş,
Sanığa CMK nun 231 maddesindeki hükümler hatırlatıldı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediğine dair beyanları sorulduğunda: "Sanık öncelikle beraatimi isterim. Hakkımda ceza verilecekse CMK nun 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ediyorum." demiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/12/2016 tarih 2016/1420 esas sayılı iddianamesi ile,
Olay tarihinde yukarıda açık kimliği yazılı şüpheli Ş.'in 48 SZ 6.. plaka sayılı kamyon ile Kemalpaşa ilçesinde bulunan Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş''den müşteki kurum adına bir kamyon dolusu meşrubat ürününü Antalya'ya götürmek üzere teslim aldığı, ancak ürünleri diğer şüpheli İ.'e teslim ettiği, şüpheli İ.'in de ürünler ile birlikte ortadan kaybolduğu, bu nedenle teslimatın yapılamadığı, şüphelilerin alınan beyanlarında birbirlerine yönelik suçlayıcı ifadelerde bulunarak suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarda bulundukları, ancak üzerlerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu fikir ve eylem birliği içerisinde müşterek fail olarak yukarıda izah olunan şekilde işledikleri tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla;"şüphelilerin eylemlerine uyan TCK.nun 155/2, 53 maddeleri gereği cezalandırılması talep edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda;
"Olay tarihinde sanık Ş.'in 48 SZ 6.. plaka sayılı kamyon ile Kemalpaşa ilçesinde bulunan Coca Cola Satış ve Dağıtım Aş 'den katılan şirket adına bir kamyon dolusu meşrubat ürününü Antalya'ya götürmek üzere teslim aldığı ancak ilgili yere teslim etmediği, dosyadaki sanık savunmaları, 11/09/2015 tarihli fatura, Borusan Lojistik'e ait Ş. K. imzalı yakıt/nakit makbuzu, 11/09/2015 tarihli Ş. K. imzalı taşıma irsaliyesi, diğer belge ve tutanaklarla sabit olduğundan sanık Ş.'in cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık Ş. savunmasında malları teslim aldığını, ancak Torbalı'da diğer sanık İ.'e teslim ettiğini söyleyerek atılı suçlamaları kabul etmemişse de diğer sanık İ. soruşturma aşamasından itibaren ısrarla aracı boş veya dolu teslim almadığını beyan ettiğinden sanık Ş.'in savunmasını ispat edici herhangi bir delil bulunamamış, dosyadaki 11/09/2015 tarihli fatura, Borusan Lojistik'e ait Ş. K. imzalı yakıt/nakit makbuzu, 11/09/2015 tarihli Ş. K. imzalı taşıma irsaliyesi, diğer belge ve tutanaklar dikkate alınarak savunmasına itibar edilmemiştir. Sanık Ş. hakkında şartları oluşmadığından CMK'nın 231 ve TCK 'nın 50, 51.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, tekerrüre esas ilamı olduğu anlaşıldığından hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Diğer sanık İ.'in üzerine atılı suçlamaya gelince; Sanık İ. soruşturma aşamasından itibaren mal yüklü aracı teslim almadığını söylemektedir ve bunun aksini ispat edici diğer sanık Ş.'in soyut beyanından başka dosyada başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle her ne kadar sanık İ. hakkında TCK 155/2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile;
1-)Sanık İ. D.'in beraatine,
2-)Sanık Ş. K.'in TCK'nun 155/2, 62, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve günlüğü 20-TL olmak üzere 4 gün karşılığı 80-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği;
Verilen kararın Katılan vekili Av. S. Ş. tarafından istinaf edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Sanık İ. D.'in beraatine ve Sanık Ş. K.'in TCK'nun 155/2, 62, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve günlüğü 20-TL olmak üzere 4 gün karşılığı 80-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından istinaf talebinin reddine;
Karar verilmesi mütalaa olunur. " demiştir.
DELİLLER:
-Sanıkların savunmaları,
-Nüfus ve sabıka kayıtları,
-Uzlaştırmacı raporu
-Tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İncelenen dosya içeriğine göre;
Sanık Ş.'in 48 SZ 6.. plakalı kamyonunun Kemalpaşa ilçesinde bulunan Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.'den Antalya'ya götürmek üzere bir kamyon dolusu meşrubat ürününü teslim aldığı, daha sonra bu kamyonu yükü ile birlikte diğer sanık İ.'e teslim ettiği ve kamyonun gitmesi gereken yere gitmeyerek malları teslim etmedikleri, böylece her iki sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işledikleri iddiası ile kamu davası açıldığı,
Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; sanıklardan İ. hakkında delil yetersizliğinde beraat kararı verilirken diğer sanık Ş. hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan TCK 155/2, 62 maddeleri gereğince mahkumiyet kararı verildiği, karara karşı katılan tarafından her iki sanık aleyhine süresinde yapılan istinaf başvuruları üzerine sanıkların hukuki durumlarının yeniden tayin ve takdiri gerektiğinden bahisle davanın yeniden görülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık Ş.'in yükü Antalya'ya götürmek üzere 48 SZ 6.. plakalı kamyon ile teslim aldığına ilişkin ikrar içeren savunmaları, müşteki şirket tarafından ibraz edilen sanık Ş.'e ait sürücü belgesi ve kamyonun tescil belgesi fotokopileri ile ürünün teslimine ait fatura ve taşıma irsaliyeleri ve tüm dosya kapsamından sanık Ş.'in kendi kimlik bilgilerini içeren sürücü belgesi ve 48 SZ 6.. plakalı kamyonun gerçek tescil bilgileri ile müşteki şirkete nakliye amaçlı olarak müracaat ederek Antalya'ya götürmek üzere yaklaşık 30.000 TL değerinde meşrubatı teslim aldığı ve Antalya'ya gitmek üzere Kemalpaşa'dan hareket ettiği konularında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Ürün Antalya'ya teslim edilmemiş olup sanık Ş. savunmasında; bu durumu ikrar ederek yola çıktığında kendisinin kiraladığı kamyonun sahibi olan diğer sanık İ.'in araması üzerine kamyonu yükü ile birlikte ona teslim ettiğini belirtmiştir. Aşağıda sanık İ. yönünden delillerin değerlendirmesi yapılacak olup sanık Ş.'in kamyonu İ.'e teslim edip etmediği sabit olmadığı gibi teslim etmiş olsa dahi kamyon ile nakliyecilik yapanın kendisi olduğu, ürünün kendisine teslim edildiği, ürünün Antalya'ya teslim edilmesi ile alakalı sorumluluğun sanık Ş.'de olduğu, ürünü başkasına teslim etmesinin Antalya'ya götürmek yerine başka şekilde tasarrufta bulunmak anlamına geleceği ve kendisini sorumluluktan kurtarmayacağı hususları dikkate alınarak sanığın kimlik bilgilerini veya taşımada kullandığı araç bilgilerini gizlemeksizin nakliyeci olarak müşteki şirketle yaptıkları sözleşme gereği kendisine teslim edilen yükü teslim yerine götürmeden teslim gayesine aykırı bir şekilde tasarruf edip şirketin zararına sebebiyet verdiğinden müsnet suçun işlendiği sabit görülmüş, verilen cezanın oluşa ve hakkaniyete uygun olduğu tespit olunmakla mahkumiyet kararına istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ürünü şirketten teslim alan sanık Ş.'dir. Sanık İ.'in müşteki şirkette hiçbir kaydı ve bilgisi bulunmamaktadır. İrsaliye faturası Osmanoğulları Sanayi İnş.. Ltd. Şti. Adına kesilmiş ise de bu bilgiyi veren sanık Ş.'dir. Ş. bizzat kendi ifadesinde kamyonu İ. D.'den kiraladığını ve bir yıllık ücret olarak 6.000 TL ödediğini belirtmiştir. Bu ifadesine göre taşıma işini kendi namına yürütmektedir. Osmanoğulları adlı şirket sanık İ.'in eşi adına kayıtlı ise de Ş.'in bu ismi İ.'in bilgisi ve rızası dahilinde kullanıp kullanmadığı sabit değildir. Sanık Ş., Antalya'ya giderken İ.'in kendisini telefon ile aradığını, Marmaris'ten gelecek hurda malzemelerin taşınması için araç lazım olduğunu söylediğini, bunun üzerine Coca Cola yüklü aracı Torbalı ilçesinde sanık İ.'e teslim ettiğini ifade etmektedir. Her şeyden önce kiraladığı aracı kullanma hakkı sanık Ş.'dedir. İ. istedi diye bu aşamada kamyonu teslim etmesi aralarındaki sözleşmeye aykırıdır. Kaldı ki tamamen yüklü olan kamyonun yükü boşalmadan İ. bu kamyonu başka bir nakliyede kullanamaz. Böyle bir talep gelmiş olsaydı Ş.'in yapması gereken makul hareket ürünü teslim edeyim dönüşte kamyonu getiririm olmalıydı. Çünkü bunun sorumluluğu kendisine aitti. Hayatın olağan akışına aykırı böyle bir talebin ve teslimin gerçekleştiği yönünde sanık Ş.'in suçtan kurtulmaya yönelik atfı cürümünden başka bir delil bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan sanık İ.'in beraatine karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Kemalpaşa 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/02/2018 tarih ve 2016/555 Esas, 2018/52 Karar sayılı kararının duruşmalı olarak yapılan incelemesinde;
Sanık İ. D. hakkında verilen beraat kararına yönelik yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunmalar ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olarak ve CMK 223/2-e maddesindeki kriterlere dayandırıldığı ve sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini kanıtlayacak şekilde mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından,
Katılan vekilinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmediğinden CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık Ş. K. hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunmalar ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan hukuki nitelendirmenin ve bu doğrultuda yaptırımların kanuna ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından,
Katılan vekilinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmediğinden CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanıkların ve katılan vekilinin yokluklarında, iddia makamında C. Savcısı K. Karaca(30629)'nın katılımıyla, 5271 Sayılı CMK'nun 33, 227, 229 ve 280/2 maddelerindeki usul kaidelerine uygun oybirliği ile karar verilip,
5271 Sayılı CMK'nun 286. Maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olarak verilen kararın KESİN olduğu belirtilip,
5271 Sayılı CMK'nun 34/1-2, 35/1, 231/1, 232/6 maddeleri doğrultusunda tutanağa geçirilen hüküm açıkça okunup hüküm fıkrası ve gerekçesi ana çizgileri ile usulen anlatıldı. 09/07/2020 (¤¤)