Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28/02/2018 tarih ve 2018/9315 esas sayılı iddianamesi ile, olay tarihinde müştekiye 07 .. … plakalı piyasa değeri 75,000 TL olan aracı 62,000 TL ye sanıklardan Ö. A.'ın işletmiş olduğu galeride 14.12.2017 tarihli sözleşme ile haricen satıp, araç ruhsatını da müştekiye verdikten sonra, araç kayıt maliki olan F. A. isimli sanığın müştekiye verilen araç ruhsatını kaybetmiş gibi yeniden araç ruhsatı çıkardıktan sonra İ. Ş. isimli sanığa Noterden satış yapmak suretiyle müştekinin dolandırıldığı,
Yapılan soruşturmada sanıklardan Ö. A.'ın benzer çeşitli eylemler gerçekleştirip piyasadan yüklü miktarda para aldıktan sonra ortadan kaybolduğu olayda, her üç sanığın planlı, maddi ve manevi dayanışma içerisinde kamu kurumu (İzmir Emniyet Müdürlüğü trafik tescil şube müdürlüğünün) vasıta kılarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında TCK 37/1 delaletiyle, 158/1.d, 53 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
SAVUNMA:
Sanık Ö. A. savunma ve kanıtlarında: "Suçlamayı kabul etmiyorum. Suç işleme kastım yoktur. İddia edildiği gibi diğer sanıklarla birlikte hareket ederek müşteki Z. Y.'i dolandırmadım. Olay tarihinde galericilik yapıyordum, araba alıp satıyordum. Dava konusu 07 YU 6.. plakalı Wolksvagen Jetta marka aracı 14/12/2017 tarihinde 62.000 TL'ye haricen Z.'e sattım. Birer gün arayla Z.'den 12.000 TL ve 15.000 TL olmak üzere 27.000 TL nakit para aldım. Kalan miktar için 12.500 TL, 12.500 TL ve 10.000 TL bedelli olmak üzere birer ay vadeli üç adet senet aldım. Z.'e sattığım araç trafikte F. A. adına kayıtlıydı. Aracın haricen satıldığı gün kayıt maliki F. A. İzmir'de değildi, telefonla kendisiyle görüştüğümde bana, müsait olmadığını söyledi. Bu sebeple aracın haricen satıldığı tarihte noterden resmi satış işlemini yapamadık. İddianamede adı geçen İ. Ş.'yla o tarihte birlikte çalışıyorduk. Adi ortaklık şeklinde çalışıyorduk. Z.'e aracın resmi satış işlemini İ.'in yapacağını söyledim. O da kabul etti. Z., İ.'i tanıyordu, İ.'le birlikte çalıştığımızı biliyordu. Zaten söz konusu aracı Z.'e, İ.'le birlikte teslim etmiştik. Aracın haricen 14/12/2017 tarihinde gerçekleşti. O tarihte 12.000 TL Z.'den nakit aldım, ertesi gün yani 15/12/2017 tarihinde Z.'den 15.000 TL daha alıp ayrıca biraz önce söylediğim şekilde üç adet senedi aldıktan sonra o akşam saat 21.45'de uçakla Türkiye'den Kazakistan'a Almaata'ya gittim. Türkiye'den ayrılmadan önce üç adet senedi borçlu olduğum K. H.'a borcuma karşılık verdim. Türkiye'de tehdit altındaydım, işlerim bozulmuştu. Almaata'da Suat Akdoğan adlı bir arkadaşım vardı, onunla birlikte Almaata'da kafe-restoran işletecektik. Mevsim açılınca Almaata'da kafe-restoran açıp işleteceğiz, şu anda kafe-restoranı henüz açmadık. Almaata'daki adresim Lejnijal No:19 D.14 Almaata Kazakistan'dır. 19/12/2017 tarihinde Z. beni telefonla aradı, aracın devrinin verilmediğini söyledi. Aracın devrinin verilmediğini bu şekilde öğrendim. Eşimi aradım, F.'a aramasını, satışı vermesini söylemesini istedim. Eşim H., F.'u arayıp görüşmüş, aracın devrini vermesini istemiş. Ayrıca İ.'i de aramış, İ. telefonları açmamış. O günlerde F. trafiğe gitmiş, aracın ruhsatını kaybettiğini söyleyerek 07 YU 6.. plakalı araç için yeniden ruhsat çıkarmış. Daha sonra yeni ruhsatla aracın devrini İ. Ş.'ya vermiş. Bu sebeple yeniden ruhsat çıkartıp devir işlemlerini F.'la İ.'in birlikte yaptıklarını düşünüyorum. Benim bundan 1-2 gün sonra haberim oldu. Z. beni aradı, devir işleminden bu şekilde haberim oldu. Sonraki günlerde İ., kendisini borçlu göstermiş, İ. aleyhinde icra takibi başlatmışlar. 07 YU 6.. plakalı aracın trafik kaydına tedbir koydurup aracı bağlatmışlar. Aracı bu şekilde Z.'in elinden almışlar. Bunları da Z. bana anlattı. Gelişmeleri Z. aracılığıyla öğrendim. İcra takibi benim borçlu olduğum R. K. üzerinden yapılmış. Bu şekilde sanki icra takibi neticesinde benim R.'a olan borcum ödenmiş gibi bir izlenim yaratmışlar. İ. daha sonra icra dairesine gitmiş, parayı yatırmış, araç üzerindeki tedbiri kaldırıp aracı geri almış. Söz konusu araç şu anda İ.'tedir. Benim F.'a borcum yoktur, İ.'e borcum vardır. İ.'e benim 40.000 TL borcum vardır. 3,5 aydır İ.'le görüşmüyorum, 18/12/2017 tarihinden bu yana kendisiyle görüşmüyorum. İ. benim vekilimdi, aynı tarihte F. adına kayıtlı iki aracın satış işlemi yapılmıştır. Söz konusu araçlar İ. tarafından daha önce F.'a devredilmişti. İ. benim vekilim sıfatıyla F.'a iki aracı devretmişti. Bu araçlardan biri haricen biraz önce savunmamda anlattığım gibi Z.'e satılmıştır, diğer araç E. C. E.'e satılmıştır. Söz konusu aracın devri ertesi gün F. tarafından alıcı E. C. E.'e verilmiştir. Z.'e satılan aracın devri benim yurt dışına çıkmam sebebiyle biraz önce savunmamda anlattığım şekilde İ. tarafından Z.'e verilmemiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya kapsamındaki dizi 3 ve 4'de kayıtlı senetler, dizi 5'de kayıtlı Ö. A.'ın 07 YU 6.. plakalı aracı 62.000 TL'ye 14/12/2017 tarihinde Z. Y.'e sattığına ilişkin harici satış sözleşmesi, dizi 53'de kayıtlı Ö. A.'ın eşi H. A. ile F. A. arasında geçen telefon görüşmesine ilişkin bilirkişi raporu, diğer sanıkların soruşturma aşamasındaki ifadeleri ile diğer tutanak ve belgeler okunup sorulduğunda sanık: "Aleyhimde olanları kabul etmiyorum. F. A.'in aleyhimdeki beyanlarını kabul etmiyorum. F. beni tanıyordu. Beni tanımadığı şeklindeki beyanı doğru değildir. F.'un İ.'in kuzeni olduğu doğrudur. Benim İ. Ş.'ya 70.000 TL borcum yoktur. Ben 07 YU 6.. plakalı aracı İ.'e borcuma karşılık vermedim. İ.'in F.'a 20.000 TL borçlu olduğu da doğru değildir. 07 YU 6.. plakalı araç sürekli benim altımdaydı. Söz konusu aracı İ.'ten ben birkaç günlüğüne almadım. Z.'den aldığım üç senedi K. U. H.'a vermiştim. Daha sonra Z. senet bedellerini K.'e ödemiş, senetleri geri almış. Savunmamda geçen E. C. E.'e satılan araca ilişki harici sözleşme ve tescil belgesinin bir örneğini mahkemenize sunuyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık İ. Ş. savunma ve kanıtlarında: "Suçlamaları kabul etmiyorum. İddia edildiği gibi diğer sanıklarla birlikte şikayetçi Z. Y.'i dolandırmadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın dizi 24'de kayıtlı soruşturma aşamasındaki ifadesi okunup sorulduğunda sanık: "Doğrudur, tekrar ederim. Ö., Z.'le birlikte yanıma geldi. 07 YU 6.. plakalı araçla birlikte emniyete girmesi gerektiğini söyledi, başka açıklama yapmadı. Z. polis olduğu için ben de birşey sormadım. Ö. 07 YU 6.. plakalı aracı sabah geri getirmek üzere benden aldı, ancak geri getirmedi. Daha sonra söz konusu aracı Ö.'in Z.'e 62.000 TL'ye haricen sattığını öğrendim. Aracın ruhsatının bir kağıdı ve yedek anahtarı bendeydi. Ruhsat sahibi F. A.'e yeniden ruhsat çıkarttırdım. F. 07 YU 6.. plakalı aracın satışını bana verdi. Benim Ö. A.'ın 25.000 TL'lik çekinde bir cirom vardı. O çekin alacaklısı R. K.'tır. R. beni icraya verdi, 07 YU 6.. plakalı araca haciz koydurdu. Söz konusu araç emniyet tarafından yakalandı, bana teslim edildi. Ö., Z.'le birlikte yanıma gelip 07 YU 6.. plakalı aracı benden aldıkları zaman Ö. söz konusu aracı sattığına ya da satacağına dair bana birşey söylemedi. Ö. 07 YU 6.. plakalı aracı Z.'e sattığını ya da Z.'e satacağını söylese o gün söz konusu aracı Ö.'e vermezdim, teslim etmezdim. Çünkü 07 YU 6.. plakalı araç o tarihte F. A. adına trafikte kayıtlı olsa da gerçek sahibi bendim. Aracın devrini geçici olarak F. A.'e vermiştim. F.'a 20.000 TL borcum vardı, benden parasını istemişti. Parasını ödeyemediğim için söz konusu aracın devrini geçici olarak F.'a vermiştim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan vekilinin sorusu üzerine sanık cevaben: "F. A. benim kuzenimdir, teyzemin oğludur. Ben aynı gün aynı saatte 07 YU 6.. plakalı aracın devrini F.'a verirken aynı gün aynı saatte F.'a ayrıca Doblo marka 34 UL ... plakalı bir araç satmadım. 34 UL ... plakalı Doblo marka aracı F. kendisi satın aldı. F., Doblo'nun parasını Ö.'e elden verdi, kaç lira verdiğini hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanıklar F. A. ve İ. Ş. müdafiinin sorusu üzerine sanık cevaben: "Ö.'den ben 07 YU 6.. plakalı aracın ruhsatını geri istedim. Ö. bana ruhsatın kaybolduğunu söyleyerek ruhsatı iade etmedi. Bu sebeple söz konusu aracın yeniden F.'a ruhsatını çıkarttırdım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia makamının sorusu üzerine sanık cevaben: "N. G. adlı birini de benzer şekilde suç işlemedim. Diğer sanıklarla birlikte benzer şekilde hareket ederek müşteki Z. Y. ve N. G. gibi kişileri dolandırmadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık F. A. savunma ve kanıtlarında: "Suçlamayı kabul etmiyorum. İddia edildiği gibi diğer sanıklarla birlikte müşteki Z. Y.'i dolandırmadım. Benim teyze oğlum İ. Ş.'dan 20.000 TL alacağım vardı, alacağımı istedim. İ. bana, beni sıkıştırma deyip, arabasını bana verdi. Arabasının trafikte benim adıma devri yapıldı. Daha sonra İ. bana olan borcunun 9.000 TL'lik kısmını nakit olarak ödedi. Kalan 11.000 TL'yi de ödeyince arabasını İ.'e geri verdim. Bu arada aracın ruhsatı kayıp olduğundan, müracaat edip araca yeniden ruhsat çıkarttık. Ruhsat çıkarttıktan sonra aracın noterden devir işlemlerini yaptık. Aracın devrini İ. bana teminat olarak vermişti. Aracı bana fiilen teslim etmemişti. Aracı İ. kullanmaya devam ediyordu. Bu sebeple aracın ruhsatının kayıp olup olmadığına dair benim bir bilgim yoktur. İ. bana ruhsatın kayıp olduğunu söyleyip yeniden ruhsat çıkartmamız gerektiğini söylediği için emniyete başvurup yeniden ruhsat çıkarttım. İcra takibi yapılması, aracın icra takibi nedeniyle bağlatılıp müşteki Z. Y.'den geri alınması olaylarına ilişkin benim bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığa yokluğunda yapılan duruşmaya ilişkin tutanaklar ile dosya kapsamındaki dizi 3 ve 4'de kayıtlı senetler, dizi 5'de kayıtlı Ö. A.'ın 07 YU 6.. plakalı aracı 62.000 TL'ye 14/12/2017 tarihinde Z. Y.'e sattığına ilişkin harici satış sözleşmesi, dizi 53'de kayıtlı Ö. A.'ın eşi H. A. ile F. A. arasında geçen telefon görüşmesine ilişkin bilirkişi raporu, diğer sanıkların soruşturma aşamasındaki ifadeleri ile diğer tutanak ve belgeler okunup sorulduğunda sanık: "Aleyhimde olanları kabul etmiyorum. Benim 07 YU 6.. plakalı aracın Ö. Atacan tarafından haricen müşteki Z. Y.'e 62.000 TL'ye satılıp teslim edildiğine dair herhangi bir bilgim yoktu. Ben aracı İ.'te bir kez gördüm. Aracın bana devredildiği tarihten yaklaşık 3 hafta sonra gördüm" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan vekilinin sorusu üzerine sanık cevaben: "Jetta marka aracın devrinin bana verildiği gün Doblo marka bir aracın da devri verildi. Ben Doblo marka aracı Ö. A.'dan nakit para ödeyerek satın aldım. Söz konusu araçların satış ve devir işlemlerinin İ. Ş. tarafından Ö. A.'a vekalet yapıldığını bilmiyordum, bu konuya dikkat etmedim. Ö. A. satış ve devir işlemlerinin yapıldığı gün notere gelmedi. Ö. A.'ı görmedim, Doblo'nun parasını elden kahvehanede maç izlerken Ö. A.'a verdim. Noterde satış ve devir işlemleri yapıldıktan sonra verdim. Ne kadar sonra verdiğimi hatırlamıyorum. 30.000 TL verdim. Ö. A.'ın eşiyle telefonda görüştüm. Telefon görüşmelerine ilişkin belgeleri avukatım bana gösterdi, o belgeleri fazla inceledim, ancak ben doğru neyse onu söyledim. Ö.'in eşiyle telefonda görüşürken Ö.'in eşine, İ.'e 11.000 TL verdiğimi söylemiş olabilirim. Bu hususu tam olarak hatırlamıyorum. Doblo araç şu anda trafikte benim adıma kayıtlı değildir, ben paraya ihtiyacım olduğu için Doblo'yu sattım. Ö.'in eşiyle telefonla aracın trafikte devrini vermeden önce mi yoksa sonra mı görüşme yaptığımı hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia makamının sorusu üzerine sanık cevaben: "Benim 07 YU 6.. plakalı aracın Ö. tarafından haricen Z.'e satılmasına ilişkin bir bilgim yoktur. Bu sebeple iddia edilen haricen satış işlemi sırasında nerede olduğumu bilmiyorum, şehir dışında olup olmadığımı bilmiyorum. İddia edilen haricen satış işleminin yapıldığı gün Ö. beni telefonla aramadı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanıklar F. ve İ. müdafiinin sorusu üzerine sanık cevaben: "Z. Y.'i ilk kez bugün duruşmada gördüm, daha önce görmemiştim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN ANLATIMI:
Katılan Z. Y. şikayet ve kanıtlarında: "07 YU 6.. plakalı aracı harici satış sözleşmesi ile Ö. A.'dan 62.000 TL'ye aldım, 12.000 TL peşin ödedim, geri kalan parayı 12.500 TL + 12.500 TL + 12.500 TL + 12.500 TL taksitler halinde ödeme konusunda anlaştım, birer ay vadeli 4 adet senet verdim. Ertesi gün Ö.'e 15.000 TL daha nakit ödeme yaptım, senedin birini geri aldım. Diğer üç senet Ö.'de kaldı. Aracın devri borç ödenince verilecekti. Asıl anahtar ve ruhsat bana Ö. tarafından verildi. Alım satım işlemleri yapılırken İ. de Ö.'in yanındaydı. Ben ruhsat sahibi F.'u tanımam. Kalan taksitleri ben ödedim, K. U. H. adlı şahsa elden ödeyip senetleri geri aldım, 35.000 TL para ödedim. Son senet tutarı 12.500 TL yerine 10.000 TL ödedim. Aracı haricen 14/12/2017 tarihinde satın aldım. Ö. yurtdışına çıkacağını söyleyip kalan borcu ödersen iyi olur dediği için aracın devrini alabilmek için 21/12/2017 tarihinde borç alarak senetlerin bedelini ödeyip senetleri geri aldım. İ.'den aracın devrini vermesini istedim. İ., Ö.'den alacağı olduğunu, araç benim diyerek aracın devrini vermedi. 16/01/2018 tarihinde icra aracılığıyla araca el konuldu, araç elimden alındı. Bugüne kadar ne aracın devri verildi, ne de benden alınan para iade edildi. Suçtan kaynaklanan zararım giderilmedi. Araca el konulması ile ilgili olarak İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2017/10619 esas sayılı takip dosyasında işlem yapılmıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Ö. A. müdafiinin sorusu üzerine katılan cevaben: "Sanık Ö.'in savunmasında söz ettiği biçimde aramızda telefon görüşmeleri gerçekleşmiştir. Ben daha önce zaten Ö.'le yaptığım telefon görüşmeleri ile ilgili olarak beyanda bulundum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ANLATIMI:
Tanık B. A. anlatımında: "Meslektaşım Z. Y., Ö. A.'dan 62.000 TL'ye 07 YU 6.. plakalı beyaz renkli Volkswagen Jetta marka aracı haricen satın aldı. Aracın haricen satın alındığına dair bir sözleşme yapıldı. Ben de o sözleşmeyi şahit olarak imzaladım. Bu sözleşme düzenlenmeden yaklaşık 10-15 gün önce Z. aracı Ö.'den almıştı. Aracın şanzımanında sorun varmış, bu sebeple piyasaya fiyatının altında araç satın alındı. Daha sonra muvazaalı olarak aracın trafikte kayıtlı sahibi aracı teyzesinin oğluna satmış. Yine muvazaalı olarak icra takibi yapılmış. Araç haczedilip Z.'in elinden alınmış. Z. aracın parasının bir kısmını peşin olarak ödemişti, kalan kısmı için taksitler yapılmış, senetler verilmişti. Z. gününden önce kalan borcu ödedi, senetleri geri aldı, hatta kalan borcu ödeyebilmek için benden de 10.000 TL borç aldı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dizi 5'de kayıtlı satış sözleşmesi örneği okunup tanığa gösterildiğinde; "Tarafıma okunup gösterilen sözleşme ifademde geçen harici satış sözleşmesidir. Sözleşme altında şahit B. A. adı altındaki imza bana aittir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafiinin sorusu üzerine tanık cevaben: "Aracın daha sonra satıldığını ve icra tarafından haczedilip Z.'in elinden alındığını Z.'den duydum. Aracın satışına ilişkin sözleşme imzalanırken İ. Ş. da yanımdaydı. Hatta İ., Ö. ve Z.'e, yedek anahtarı yanımda, ben bizzat Z.'e teslim ederim diye de söylemişti" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık K. U. H. anlatımında: "Benim Ö. A.'dan alacağım vardı. Maluliyet dosyalarında yani yaralamalı ve ölümlü kazalardan dolayı Ö. A. sigorta şirketlerinden aldığı paraları bana ödememişti. Bu sebeple kendisinden alacağım vardı. Ö. A. bana olan borcuna karşılık borçlusu Z. Y. olan üç tane senet getirip verdi. Daha sonra senetlerde borçlu olarak görünen Z. Y. bana geldi. Toplam 37.500 TL bedelli senetlere karşılık bana 35.000 TL ödedi. Ben de senetleri Z. Y.'e teslim ettim. Senetleri Z. Y.'e verdiğime dair bir belge imzalayıp Z. Y.'e verdim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dizi 3 ve 4'de kayıtlı senet fotokopileri ile dizi 2'de kayıtlı senetlere karşılık 35.000 TL nakit ödeme yapıldığına ilişkin K.U.H. imzalı belge fotokopisi tanığa gösterildiğinde tanık: "Tarafıma okunup gösterilen senet fotokopilerini ve söz konusu senetlere karşılık Z. Y.'in bana 35.000 TL nakit ödediğine ve yapılan ödemeden sonra senetleri Z. Y.'e teslim ettiğime dair imzaladığım belge biraz önce ifademde geçen senetler ve belgedir. Adımın altındaki imza bana aittir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık R. K. anlatımında: "İ.'le Ö. ortak araç alım satım işi yapıyorlardı, galerileri vardı. Bir aracın alım satımından dolayı Ö. bana bir çek verdi. İ. de o çekin arkasını cirolayıp Ö.'in çekine kefil oldu. İ.'le Ö.'in ortak iş yaptıkları güvenilir galerici oldukları iş ortamında biliniyordu. Bu sebeple Ö.'den çek almakta bir sakınca görmedim. Ö.'in bana verdiği 25.000 TL'lik çek karşılıksız kaldı. Çeki icraya koydurdum. Başlangıçta İ.'in adına kayıtlı Fluence marka bir aracın trafik kaydına haciz koydurtturdum. Daha sonra avukatıma İ. başka bir araç almış mı takip et dedim. Daha sonra İ.'in Jetta marka bir aracın devrini üzerine aldığını öğrendik. Jetta marka aracın trafik kaydına da haciz koydurttum. Ancak bir ay süreyle bekledim. Yakalama çıkartmadım, belki borç ödenir diye bekledim. Borç ödenmeyince Jetta marka araçla ilgili olarak yakalatma çıkarttım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan vekilinin sorusu üzerine tanık cevaben: "Fluence marka aracın bankaya kredi borcu vardı, bu sebeple Fluence marka araca yakalatma çıkartmadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Y. Ş. anlatımında: "Z. yanında bir polisle geldi, Jetta marka aracı aldılar. Emniyete girip çıkacağız dediler. Aracı götürürken sabah geri getirip teslim edeceğiz demelerine rağmen aracı bir daha geri getirmediler" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık M. A. anlatımında: "Dava konusu dolandırıcılık olayına ilişkin benim herhangi bir bilgi veya görgüm yoktur. Arabam arızalıydı, Aralık ayıydı. İ. işyerinin önünde tüm gün arabamın tamiri ile ilgilendi. O günün tarihini hatırlamıyorum, aradan uzun süre geçti" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
-İddia,
-Sanık savunmaları,
-Sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtları,
-Katılan anlatımı,
-Tanık beyanları,
-Dizi 3 ve 4'de kayıtlı senetler,
-Dizi 5'de kayıtlı Ö. A.'ın 07 YU 6.. plakalı aracı 62.000 TL'ye 14/12/2017 tarihinde Z. Y.'e sattığına ilişkin harici satış sözleşmesi,
-Dizi 53'de kayıtlı Ö. A.'ın eşi H. A. ile F. A. arasında geçen telefon görüşmesine ilişkin bilirkişi raporu,
-Tüm dosya kapsamı,
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
SANIK F. A. SAVUNMASINDA: "İfademde belirttiğim gibi suçsuzum beraatimi talep ederim." demiş,
Lüzuma binaen sanıktan sorulduğunda: "Ben aracı İ.'ten olan alacağıma karşılık teminat kabilinden almıştım. Trafik kaydı benim üzerimde olmasına rağmen aracı fiilen İ. kullanıyordu. Bana borcunu ödedikten sonra aracın kaydını devralmasını istedim. Fakat kendisi benim adıma çıkmış olan ruhsatın kaybolduğunu, tekrar ruhsat çıkarmak gerektiğini söyledi, birlikte emniyete gidip kaybolduğunu söyleyerek yeni bir ruhsat çıkardık. Ve bu ruhsatla araç devrini İ.'e verdim." demiş,
Sanıktan sorulduğunda: "Olaydan sonra İ. ile konuştuğumda aracın kaydı bende ve fiilen İ.te iken galerici Ö. in harici sözleşme ile müştekiye satmış olduğunu öğrendim." demiş,
Sanığa ilk derece mahkemesindeki savunması okunup sorulduğunda: "İfadem doğrudur." demiştir.
SANIK İ. Ş. SAVUNMASINDA: "24/11/2014 tarihinde Oto galerici Ö. A. ve Z. Y. benden gelerek suça konu aracı bir günlüğüne emaneten istediler. Ben Z.'i tanımıyordum. Kendisi emniyete gideceğini ve araç lazım olduğunu söylemişti. Daha sonra aracı getirmediler. İstememe rağmen bana geri gelmedi. Ben de sanık F. ile yeni bir ruhsat çıkararak aracın devrini üzerime aldım." demiş,
Sanığa oto galerici Ö. neden kendi vermemiş, arkadaşı için senden emanet araba istemiş diye sorulduğunda: "Bilmiyorum. Kendisi ile ortak iş yapıyorduk ricasını kıramadım." demiş,
Sanığa bir günlüğüne diye alınan araç yaklaşık 2 aydır teslim edilmemiş, bu konuda yasal bir işleme müracaat ettin mi diye sorulduğunda: "Hayır etmedim gelecek diye oyaladı." demiş,
Sanığa senin Ö. ile bir alacak verecek sorunun oldu mu diye sorulduğunda: "Kendisinden 70.000 TL alacağım vardı. Benim ona borcum yoktu." demiş,
Sanıktan sorulduğunda: "Aracı üzerime devraldığım gün yani 19 Aralık'ta emniyete gidip yeniden ruhsat çıkarmıştım." demiş,
Sanığa ilk derece mahkemesindeki savunması okunup sorulduğunda: "İfadem doğrudur." demiş,
Sanık müdafiinin sorusu üzerine sanık cevaben: "Aracın ruhsatını Ö. den istemiştim. Ancak kaybolduğunu söylemişti." demiştir.
Dosyanın safahati, mevcut delil durumu, sanık Ö.'in daha önce usulüne uygun savunmasının alınmış olması ve yurt dışında olup makul sürede savunmasının alınamayacağı hususları bir arada değerlendirildiğinde bu aşamada yeniden savunmasının alınması usulün zorunlu olmadığından dinlenmesinden vazgeçilmesine oybirliği ile karar verildi. Açık yargılamaya devam olundu.
Katılan vekilinden esasa ilişkin son beyanı sorulduğunda: "Suça konu araç sanık Ö.'e ait iken sanık İ. tarafından diğer sanık F.'ü devredilmiştir. F. İ.'tden 11000 TL alacaklı olduğunu, bu alacağına teminat kabilinden aracı devraldığının söylemektedir. Bu araç dosyadaki bir tanık beyanında da sabit olduğu üzere, sanık İ.'in de huzuru ile sanık Ö. tarafından müvekkile 62000 TL bedelle satılmıştır. Araç fiilen müvekkile verilirken trafik kaydı o an için müvekkile senet sebebi ile devredilememiştir. Müvekkil senet ödendikten sonra aracın mülkiyetini istemiş ise de alamamıştır. Çünkü o esnada araç sanık F. tarafından İ.'e devredilmiş ve İ.'in borçlu olduğu bir icra takibinden dolayı haczedilmiş, bu karara istinaden de müvekkilin elinden alınmıştır. F.'un 11.000 TL alacağına istinaden 70.000 TL lik bir aracı devralması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi aynı gün İ.'ten Fiat Doblo marka bir araç aldığı da düşünüldüğünde savunmaları hayatın olağan akışına uygun düşmemekte ve İ. in kuzeni olan F.'un da bu işin içinde olduğu düşündürmektedir. Araç müvekkilime teslim edilirken ruhsatı da teslim edilmiş, ancak o an kayıt maliki F. ruhsatı kaybettiği yalanı emniyete müracaat ederek yeniden ruhsat çıkarmıştır. Ki bu hileli bir davranıştır. Bu davranış akabinde İ.'e devretmiş ve icra takibi sebebi ile haciz kararı ile bağlanan aracı sanıklar önce bi yakınlarına satış rolü ile devrederek akabinde bir başka kişiye satmak suretiyle elden çıkarmışlardır. Bu şekilde her üç sanık birlikte hareket ederek hileli davranışlar ile müvekkilin parasını ödediği aracın elinden alınması ve sanıklar tüm mal varlıklarını elden çıkardıkları için müvekkilin alacağını ortadan kaldırmaları sebebi ile dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olduğundan ilk derece mahkemesinin onanmasına karar verilmesini talep ederiz." demiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28/02/2018 tarih ve 2018/9315 esas sayılı iddianamesi ile olay tarihinde müştekiye 07 YU 6.. plakalı, piyasa değeri 75,000 TL olan aracı 62,000 TL.ye sanıklardan Ö. A.'ın işletmiş olduğu galeride 14.12.2017 tarihli sözleşme ile haricen satıp, araç ruhsatını da müştekiye verdikten sonra, araç kayıt maliki olan F. A. isimli sanığın müştekiye verilen araç ruhsatını kaybetmiş gibi yeniden araç ruhsatı çıkardıktan sonra İ. Ş. isimli sanığa Noterden satış yapmak suretiyle müştekinin dolandırıldığı,
Yapılan soruşturmada sanıklardan Ö. A.'ın benzer çeşitli eylemler gerçekleştirip piyasadan yüklü miktarda para aldıktan sonra ortadan kaybolduğu olayda, her üç sanığın planlı, maddi ve manevi dayanışma içerisinde kamu kurumu (İzmir Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü) vasıta kılarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında TCK 37/1 dalelatiyle, 158/1.d, 53 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda;
Sanıkların 5237 Sayılı TCK'nun 158/1-d maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verildiği;
Verilen kararın sanıklar müdafiileri tarafından istinaf edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Sanık F. A.'in TCK'nun 158/1-d maddesi gereğince cezalandırılmalarına ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılması ile;
1-)Sanık F. A.'in üzerine atılı suçu işlediğine dair delil elde edilemediğinden beraatine,
2-)Sanıklar Ö. A. ve İ. Ş.'ya yerel mahkemesi tarafından verilen cezaların usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi mütalaa olunur." demiştir.
DELİLLER:
Sanıkların savunması,
Katılan beyanları,
Tanık beyanı,
Tutanaklar
Nüfus ve adli sicil kayıtları
Tüm dosya içeriği,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İncelenen dosya içeriğine göre;
Olay tarihinde müştekinin piyasa değeri 75.000,00 TL olan 07 YU 6.. plakalı aracı sanık Ö.' in işlettiği galeride 14/12/2007 tarihli sözleşme ile 62.000,00 TL 'ye haricen satın aldığı, aracı ve ruhsatını teslim aldığı, ancak aracın kayıt maliki sanık F.'un aracın ruhsatını kaybetmiş gibi yeniden araç ruhsatı çıkardıktan sonra aracı noter satışı ile sanık İ.'e devrederek her üç sanığın birlikte müştekiyi dolandırdıkları iddiasıyla kamu davası açıldığı,
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda sanıklar F., İ. ve Ö.'in TCK 158/1-d, 62 maddeleri gereğince 3 er yıl 4 er ay hapis ve 50.000,00 TL APC ile cezalandırıldıkları, karar karşı sanıklar müdafi tarafından süresinde yapılan istinaf başvuruları üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiğinden bahisle davanın yeniden görülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Müştekinin şikayet dilekçesi ve tüm aşamalardaki tutarlı beyanları, şikayet dilekçesine ekli 07 YU 6.. plakalı araç ruhsat fotokopisi ve altındaki bu aracın 62.000,00 TL bedel karşılığı satıcı Ö. A. tarafından alıcı müşteki Z. Y.'e 14/12/2017 tarihli sözleşme gereği satıldığına ve ekindeki birer ay vadeli 12.500,00 TL bedelli toplam 50.000,00 TL lik 4 adet senet fotokopisi ve sözleşmede şahit olarak imzası bulunan B. A. ile senetleri sanık Ö.'den alıp müştekiden tahsil eden U. H.'ın verdiği tanık beyanları ile tüm dosya kapmasından;
Tarif kaydı sanık F. üzerinde bulunan 07 YU 6.. plakalı Wolsvagen Jetta marka otomobilin galerici sanık Ö.'in iş yerinde iken pazarlık yapıp anlaşan müşteki Z.'e adiyen düzenlenmiş 14/12/2017 tarihli sözleşme ile 62.000,00 TL bedel karşılığında satıldığı, sanık Ö.'in satış bedelinin 12.000,00 TL'sini peşin aldığı kalanı için müştekinin 4 adet senet verdiği, bu olaydan hemen sonra sanık Ö.'in müştekiyi arayarak paranın 15.000,00 TL'sinin erken ödenmesini talep ettiği ve müştekinin bu miktarı elden ödediği, o sırada yurt dışına çıkması sebebiyle senetleri borçlu olduğu U. H.'a verdiği, U.'un da kalan 35.000,00 TL tahsil ettikten sonra senetleri müştekiye iade ettiği ve bu süre zarfında aracın fiilen müştekide oluğu ve müşteki tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Müşteki aracı bedelini tamamen ödedikten sonra sanık İ.'i arayıp aracın kaydının kendisine devredilmesini talep etmiş ancak İ. Ö.' in kendisine borçlu olmasını gerekçe göstererek bu talebi reddetmiştir. Bu aşamadan sonra sanık F.'un aracın tescil belgesini kaybettiğinden bahisle trafik şube müdürlüğüne müracaat edip yeni bir tescil belgesi çıkarttığı ve sanık İ.'in talebi üzerine trafik kaydını sanık İ.'e devrettiği, 19/12/2017 tarihli İzmir 19. Noterliğine düzenlenmiş araç satış sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Bu arada Ö. borçları sebebiyle yurt dışına çıkmış ve ortağı konumundaki sanık İ.'te icra takipleri ile uğraşmaktadır. Nitekim R. K. sanıklardan Ö.'in borcu sebebiyle Ö.'den aldığı ve sanık İ.'in de ortak olması sebebiyle kefil olduğu, 25.000,00 TL lik bir alacağa ilişkin 26/01/2018 tarihli kambiyo senetlerine mahsus ödeme emirleri ile borçlular sanık Ö. ve sanık İ. aleyhinde icra takibi başlatmıştır. İcra dosyasında birçok araç ile ilgili ihtiyati haciz kararı alındığı ve bunların yanı sıra alacaklı vekilinin 07 YU 6.. plakalı araçla ilgili haciz talebinde bulunduğu ve yakalama kararını çıkarılmasını istediği, bunun üzerine 16/01/2018 tarihinde araç hakkında yakalama kararı çıkarıldığı, bilahare aracın yakalanarak müştekinin elinden alındığı, borçlu olan sanık İ.'in 26/02/2018 tarihinde icra borcunu kapattığı ve talebi üzerine aynı tarihte 07 YU 6.. plakalı aracı teslim aldığı anlaşılmaktadır.
Sanıklardan Ö. ve İ. ortaktırlar. Suça konu araç sanık Ö.'e ait iken alacaklılardan kaçırmak amacıyla sanık İ.'in yakını olan sanık F.'a devredilmiştir. Bilahare sanık Ö. kedi iş yerinde görüştüğü müşteki ile anlaşmış bu aracı müştekiye 62.000,00 TL bedelle satmış ve parasını tamamen tahsil etmiş aracı da ruhsatı ile birlikte müştekiye teslim etmiştir. Bu aşamada aracın neden noterden satışının yapılmadığını sanık Ö. kayıt maliki sanık F.'un o sırada İzmir'de olmadığı ile açıklamaktadır. Ancak yine Ö.'in savunmasına göre aracı İ.'le birlikte müştekiye teslim etmişlerdir. Sözleşme tanığı olan B. A.'ta sözleşme sırasında İ.'in de yanlarında olduğunu belirtmektedir. O halde Ö. ve İ. aracı birlikte satışlardır ve İ.in aracın emaneten kendisinden alındığı ve bir daha getirilmediğine ilişin beyanları doğru değildir.
Bu olaydan sonra sanık Ö. yurt dışına kaçmış olup, sanık Ö. ve İ.'in birlikte borçlu oldukları tanık R. her ikisini icraya vermiştir. Sanık İ. icralık olmasına ve birçok aracı haczedilmesine rağmen F.'ta bulunan aracın trafik kaydını kendi üzerine alarak bu araca haciz konulup yakalama çıkarılmak suretiyle müştekinin kullanımında iken haczedilmesini sağlamıştır. Hacizden bir ay sonra icra borcunu kapatan İ.'in suça konu aracı teslim aldığı ve başkasına sattığı görülmektedir. Sonuç olarak sanıklar Ö. ve İ. aracı birlikte satmışlar, müştekiye birlikte teslim etmişlerdir. Birlikte borçlu oldukları R.ın icra takibi sebebiyle bu aracı haczetmesini ve aracın bu yolla müştekinin elinden alınmasını sağlamak amacıyla İ.in kaydı üzerine almış ve belirtilen yöntemle fiilen ele geçirmiş sonrasında da satmıştır. Birlikte hareket ederek müşteki aleyhinde haksız menfaat temin ettikleri açıktır ve nitekim aracın bir kısmı parası ile her ikisi ortak borçlu oldukları icra takibini kapatmışlardır. Sanık İ., F. vasıtası ile ruhsat müştekide olmasına rağmen kaybolduğu yalanı ile emniyetten yeni bir ruhsat çıkarmış o sırada icra takibine maruz kaldığını bile bile kaydı üzerine almış, bu bilgi ile haczini ve müştekinin elinden alınmasını sağlamış ve bu suretle hileli davranışlarla Ö.e birlikte dolandırıcılık fiilini gerçekleştirmiştir. Gerek trafik tescil şube müdürlüğüne sergiledikleri hileli davranışlar bu kurumu ve gerekse mevcut bir icra takibi dolayısı ile dolaylı olarak icra müdürlüğünü araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdiği sabit olduğundan bu iki sanık yönünden istinaf başvuranlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık F. akrabası olan İ.'in ricası ile bu aracın kaydını üzerine almıştır. Bu aşamada henüz müştekiye satış söz konusu değildir. F.'un sonraki bir tarihte bu aracın müştekiye satıldığını bildiğine dair hiçbir delil yoktur. Ne müşteki ne tanıkların ne de sanıkların beyanlarında bu husustan bahsedilmemektedir. Arada fiilen F.’ta olmadığı için müşteki teslim edildiğini biliyor olması da kendisinden beklenemez. Bu durumda F.'un aracın kaydını İ.'e devrettiği 19/12/2017 tarihi itibari ile müşteki olan satıştan haberdar olduğuna dair delil elde edilememiştir. F., İ.in kaybolduğundan bahsederek yeniden tescil bilgisi çıkarttığını söylemektedir ki F.'a bu şekilde söylediğini İ. de kabul etmektedir. Sonrasında gelişen olaylar ve dosyada bulunan F.'un, Ö.'in eşiyle yapmış olduğu telefon görüşme kayıt içeriği ile tüm dosya kapsamından F.'un diğer sanıkların eylemine iradi olarak katıldığına ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden hakkındaki mahkumiyet kararı kaldırılarak beraatine ilişkin aşağıdaki karar kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/11/2018 tarih ve 2018/126 (E) ve 2018/466 (K) sayılı kararının duruşmalı olarak yapılan incelemesinde;
Sanıklar Ö. A. ve İ. Ş.'ya verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunmalar ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan hukuki nitelendirmenin ve bu doğrultuda yaptırımların kanuna ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından,
Sanıklar Ö. ve İ. müdafiilerinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmediğinden CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanık F. A.'e verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede;
Sanık F. A. yönünden verilen mahkumiyet kararının CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiği iddiası ile sanık F. A. hakkında açılan kamu davasının yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince sanığın suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık F. suça konu aracın müştekiye satıldığı esnada kayıt maliki olduğu, ancak müşteki ile görüşmediği ve müşteki ile yapılan satıştan haberdar olduğuna dair dosyada bir bilgi bulunmadığı, bu sanığın aracın kaydını emaneten üzerine aldığı ve daha sonra talep üzerine kaydı devrettiği, devir aşamasında aracın ruhsatının kaybolduğu gerekçesi ile trafikten yeni ruhsat çıkarılmış ise de; sanık F.'un bu esnada aracın ve ruhsatın fiilen müştekide bulunduğunu bildiğine dair yine herhangi bir delil elde edilemediği, sanık İ.'in ruhsatın kaybolduğunu, kendisinin F.'a söylediğine ve F.'un bu durumdan haberdar olmadığına dair beyanlarının bulunduğu, F.'un eylemden herhangi bir menfaat temin ettiğinin de sabit olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın diğer sanıklar tarafından yapılan hileli davranışlar ve dolandırıcılık kastına bilerek ve isteyerek iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından;
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/11/2018 tarih ve 2018/126 (E) ve 2018/466 (K) sayılı ilamında sanık F. A. hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu görülmekle, CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle CMK'nın 303/1-a maddesi gereğince hukuka aykırılığın düzeltilerek sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının KALDIRILMASINA,
Sanık F. A.in üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair sanığın savunmalarının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın müsnet suçtan BERAATİNE,
Sanık F. A. kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılmakla dairemiz birden fazla celse için hesap ve takdir olunan 3.400 TL vekalet ücretinin sanığa verilmesine.
Sanık F. A. yönünden yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Sanıklar İ. Ş. ve Ö. A.'ın yargılamaları nedeniyle yapılan 188,87 TL yargılama giderinin sanık Ö.'den, 172,67 TL yargılama giderinin sanık İ.'ten tahsiline,
Dair, sanık İ. müdafii, sanık Ö. müdafii, sanık F. müdafii ile katılan vekilinin yüzlerine karşı, iddia makamında C. Savcısı K. Karaca(30629)'nın katılımıyla, 5271 Sayılı CMK'nun 33, 227, 229 ve 280/2 maddelerindeki usul kaidelerine uygun oybirliği ile karar verilip,
Esastan red kararı yönünden 5271 Sayılı CMK'nun 286. Maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olarak verilen kararın KESİN olduğu belirtilip,
Beraat kararı yönünden tefhimden itibaren 15 gün içinde dairemiz, ilk derece mahkemesi yahut tarafların bulunduğu yer mahkeme kalemine verilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle düzenletilecek tutanağın hakime onaylatılması suretiyle, tutuklu bulunan sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek Yargıtay İlgili Ceza Dairesi Nezdinde Temyiz Yolu Açık olmak üzere,
5271 Sayılı CMK'nun 34/1-2, 35/1, 231/1, 232/6 maddeleri doğrultusunda tutanağa geçirilen hüküm açıkça okunup hüküm fıkrası ve gerekçesi ana çizgileri ile usulen anlatıldı. 30.01.2020 (¤¤)